alırlar ile cümle

alırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sayı ekseninde 0'ın sol yanında yer alırlar.現在は左の視力が0に近い。
İnsan olmayan çoğullar dişi tekil sıfat tamlaması alırlar.家風は融通無碍で、つかみどころのない人物が多いとされる。
Ancak bir gruba veya gruplara yakın olabilirler ya da görüşlerini açıkça ifade ederek oy alırlar.信奉異端道理的人可能被誤認或自視為基督徒,卻奉行或宣揚《聖經》以外的啟示。
Kopernik’in zamanında insanlar isimlerini yaşadıkları yerlerden alırlardı.在哥白尼时代,人民经常以居住地名称命名。
Çiftçiler getirdikleri çekirdeklerin miktarına ve kalitesine göre pay alırlar.農人則依據其所生產的咖啡豆的產量與品質,賺取相對的利潤。
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.我們也可選出其他的權重來達成相同的目標。
Sekiz haftadan sonra katı besinler alırlar.在8個月可以吃固體食物。
Birçok kişi, bu alanda yer alırlar.有許多名人在此居住。
Onlar da De Grieux'u alaya alırlar.同時,他們還制伏格拉斯。
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.物理定律在所有惯性系中形式一致。
Konsey içinde, dini politik partiler güçlü bir kesimi oluşturur ve sandalyelerin büyük kısmını alırlar.在内,保守派宗教政党是一个強大的勢力,占席位的大多数。
Bu kuşlar, kumdan veya sulardan yiyeceğini alırlar.这种鸟类在湿地或者海滩觅食。
Yağışlar ada içinde çok değişiktir ve bazı bölgeler diğerlerinden çok daha yağış alırlar.降雨量在岛的各地区分布不均,有的地区明显比其它地区更为干燥。
Arkadaşlarıyla da karar alırlar: “Gerekirse askere gitmeyeceğiz.”其一为:“兵事节度皆付公,吾不从中治也。
Malzemelere bir şey olursa başımız belaya girer, kimseye bahsetme, seni de alırlar." diye uyarmıştır.如果我拥有自己的公司,每个人都听我的话,也不会惹上麻烦请律师”。
Yakın akrabaları cücelerle sıkı ilişkiler içerisindedirler bu nedenle Alliance birliğinde yer alırlar.大石內藏助之親族,加入義盟,但是在圓山會議後脫盟。
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.巫师被迫亲自出去应战。
İsmet ile Güven evlenme kararı alırlar.与于宗信相爱结婚。
Genellikle de çok can alırlar.一般都能耐受。
Dört büyük Sünni mezhebinin imâmlarını esas alırlar.操控強大的四大神獸精靈。
Alternatif olarak, bazı satıcılar araştırma kapasitelerini artırmak için güvenlik açıkları satın alırlar.그 외에도, 몇몇 제작자들의 경우 자신의 연구 역량을 키우기 위해 취약점을 구매하기도 한다.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.현재까지 알려진 별 중 가장 어두운 것은 NGC 6397 성단 내에 있다.
Bay Banks'i yeniden işe alırlar.뱅크스(Banks)는 다음을 가리킨다.
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.이들은 대개 기독교적 도덕관의 시각에서 신화를 다루었다.
Astlar kurum içinde üstten emir alırlar.아랫사람은 반드시 윗사람의 명령을 따라야 한다.
Hayır kurumlarının kredi ve hibe alırlar.명품족으로 빚까지 지며 명품을 산다.
Bu kuşlar yerden, sulardan yiyeceğini alırlar.이들은 먹이를 바닷가재가 먹다 만 먹이에서 얻는다.
Kızlar iplikçilik, dokuma ve dikme sanatını genellikle annelerinden alırlardı.어린 여자 아이는 보통 어머니에게서 실 잣기, 뜨개질, 바느질을 배웠다.
Bundan sonra birlikte katili araştırma kararı alırlar.이후 살인범 연구에 몰두하게 된다.
Her ikisinden de zevk alırlar.두 가지 모두에 과실이 있다.
Hertzsprung-Russell diyagramında bu yıldızlar, ana kolun sağında yer alırlar.이러한 별들은 표준 헤르츠스프룽-러셀 도표에서 주계열의 약간 오른쪽 위에 놓여있다.
Çocukları olmadığı için Dila'yı evlatlık alırlar.아이들에게 에이즈를 갖고 태어나게 할 수는 없다.
Genellikle servisin kolay olması için yemek odaları, mutfakların yakınında yer alırlar.현대식 주택에서 식기실은 부엌과 식사 장소 사이에 자리잡는 것이 보통이다.
Bu sisteme göre eğer bir lejyoner 225 denarii alırsa, muhafızlar her yıl için 375 alırlardı.לדוגמה, אם לגיונר היה מרוויח 225 דנאריוס, חייל מהמשמר היה מקבל 375 לשנה.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.חוקי הפיזיקה זהים בכל מערכות הייחוס.
Dolayısıyla da bir bireyin fenotipinin belirlenmesinde büyük görev alırlar.ונוסף על כן חוששת שתפקידה ברציחתם של השניים יתגלה.
Bu tip seri katiller heyecan peşindedirler ve öldürmekten zevk alırlar.רוצחים סדרתיים מסוג זה שואבים הנאה מעצם פעולת הרצח.
Daha az hasar verirler ve daha çok hasar alırlar.אני מרגישה שהם גורמים להרבה יותר נזק.
Dört büyük Sünni mezhebinin imâmlarını esas alırlar.הם מיזגו אותם לארבע סניוריות קתוליות גדולות.
Seyrek olarak meyve gibi bitkisel gıda da alırlar.גם היום עדיין מגישים פירות ודבש כקינוח.
Bu oyunlar çoğunlukla bahislidir, kaybedenler kazananlara çay alırlar.הצרצרים המפסידים משוחררים לרוב ואילו המנצחים זוכים לתהילה.
Eğer insanlar ondan zevk alır, onu sever ve fazlasını isterse bunu alırlar.אם תאהב את מה שתשמע, אתה יכול לקבל את זה.
Tatlı su balıkları gerekli su ihtiyaçlarını solungaç zarlarından osmozla alırlar.דגי ים נוטים לאבד מים מגופם בתהליך של אוסמוזה.
Hertzsprung-Russell diyagramında bu yıldızlar, ana kolun sağında yer alırlar.בדיאגרמת הרצשפרונג-ראסל כוכבים צעירים אלו ממוקמים מעל הסדרה הראשית.
Bağlaçlar cümle öğelerinin önünde ya da arkasında yer alırlar.המשוחררים נאלצו לשבת באחורי בית הכנסת או בחוץ.
Bu tür tesisler Nükleer Enerji Santralleri adını alırlar.מתקנים כאלה נקראים כורים גרעיניים.
Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar.נדמה כי הם אדישים לאנשים אחרים, ולעיתים קרובות נראה כי הם מעדיפים להיות לבד.
Bu sırada Red Hot Chili Peppers ve What's This? yakın zamanlarda albüm teklifi alırlar.Red Hot Chili Peppers זוכה לפופולריות רבה ברחבי העולם.
Arıların duyargaları o kadar hassastır ki 2 km mesafeden balın kokusunu alırlar.כוחו האופורי הוא חוש ריח מפותח ביותר, עד כדי שהוא יכול להריח אנשים מקילומטרים.
Sayı ekseninde 0'ın sol yanında yer alırlar.הוסף את הספרה 0 מצדו הימני של המספר.
Onları gökyüzüne takımyıldızlar olarak alırlar.После ги възнесъл на небето във вид на съзвездие.
Erkek bireyler ise büyücü veya savaşçı olmak üzere eğitim alırlar.Гладиаторите могат да се развият като магьосници или бойци.
Melampus ve kardeşi bu hizmetlerine karşılık olarak krallığın üçte birini ister ve alırlar.Мелампод се съгласил да ги излекува, ако той даде на него и на брат му Биант по една трета от царството.
Bu çeşit insanlar, kahramanlık öyküleri içinde sıkça yer alırlar.За това и често не виждаме индивидуални герои в нейните проекти.
Bu tip konçertolar konçerto grosso adını alırlar.Особена форма на концерта е „кончерто гросо”.
1880'lerden önce Latin Amerikalı yazarlar başka ülkelerin edebiyat türlerini örnek alırlardı.След 1812 година плеяда автори дават нов облик на американската литература.
Btün simetri gruplarının tekli temsillerinde yer alırlar.Те лежат в синглетно състояние 1 от всички тези симетрични групи.
Porto Riko ve Virgin Adalarının doğusunda yer alırlar.От там продължава към Пуерто Рико и Вирджинските острови.
Sonbaharda koyu kırmızı bir renk alırlar.Те придобиват по-тъмен бронзовокафяв цвят през есента.
Ayrıca çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alırlar.Също така те разполагат с малко повече нападателни умения, отколкото лечителите.

İlgili Sayfalar