alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mijn enige probleem is de antropocentrische strekking ervan.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mit problem med det er kun dets tilsyneladende fokus på mennesker.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mit szólnánk a humanistához?
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mitt problem med det dock är att det är så uppenbart antropocentriskt.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mi único problema con esto es su aparente antropocentrismo.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mně na tom ale vadí jejich zjevný antropocentrismus.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Moj edini problem je samo njegov očitni antropocentrizem.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Môj problém s ním je len ten zrejmý antropocentrizmus.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Mon problème avec cette appellation est son anthropocentrisme.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.O meu problema com isso é o seu aparente antropocentrismo.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Ongelmaksi näen vain sen ilmeisen antroposentrismin.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Problema mea cu termenul e legată doar de antropocentrismul său aparent.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Το μόνο πρόβλημά μου με αυτό είναι ο προφανής ανθρωποκεντρισμός του.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Моя проблема в том, что это очевидный антропоцентризм.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.Моят единствен проблем с хуманизма е очевидният му антропоцентризъм.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.От лише не подобається мені його явний антропоцентристський характер.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.הבעיה היחידה שלי עם זה היא התדמית האנתרופוצנטרית (האדם במרכז).
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.הבעיה היחידה שלי עם זה, שזה מציב את האדם במרכז.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.تحفظي الوحيد عليه بأنه يوحي بعلو البشر.
Benim bu sözle tek alıp veremediğim, insanmerkezci olması.私たちがダーウィンから学んだことの一つは
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.Dan mimpi pribadi saya adalah agar anak-anak mengambil hal ini
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.제 개인적인 꿈은 어린이들이 이 프로그램을 이용하여 우주를 탐사하면서 우주의 신비들을 발견해서
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.lo que hemos hecho y lo que estamos por hacer.
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.Я мрію, щоб діти взяли її, досліджували і бачили там чудеса.
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.החלום האישי שלי הוא שילדים יקחו את זה ויחקרו את הנפלאות שיש שם בחוץ
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.وحلمي الشخصي هو أن يأخذ الأطفال هذا ويستكشفوا وينظروا إلى العجائب هناك
Benim çocuklara dair hayalim, bunu alıp keşfe çıkmaları, oradaki harika şeyleri görüp ilham almaları.宇宙を探検してもらい 神秘を感じてもらって 私が子供の時のように
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.A jeźliby słuszna rzecz była, żebym i ja szedł, wespół ze mną pójdą.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.A keby bolo hodno, aby som i ja išiel, pojdú so mnou.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Dacă va face să mă duc şi eu, vor merge cu mine.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Dan kalau nampaknya baik bahwa saya pergi juga dengan mereka, maka saya akan pergi bersama mereka
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.E se converrà che vada anch'io, essi partiranno con me
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Ha pedig méltó lesz, hogy én is elmenjek, velem együtt jönnek.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.ja jos asia on sen arvoinen, että minunkin on lähteminen, niin saavat he lähteä minun kanssani.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.만일 나도 가는 것이 합당하면 저희가 나와 함께 가리라
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.ko bi pa vredno bilo, da tudi jaz grem, pojdejo z menoj.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.maar het kan ook zijn dat ik het de moeite waard vind zèlf met hen mee te gaan.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.mas, se valer a pena que eu também vá, irão comigo.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Men dersom det er værd, at også jeg rejser med, da kunne de rejse med mig.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.men er det verdt at jeg selv reiser, skal de reise i følge med mig.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Och om saken befinnes vara värd att också jag reser, så skola de få åtfölja mig.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Pakliť by bylo potřebí, abych i já šel, půjdouť se mnou.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Si la chose mérite que j`y aille moi-même, elles feront le voyage avec moi.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.So es aber wert ist, daß ich auch hinreise, sollen sie mit mir reisen.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Ví bằng việc đáng chính mình tôi phải đi, thì những kẻ ấy sẽ đi với tôi.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Ví_bằng việc đáng chính mình tôi phải đi , thì những kẻ ấy sẽ đi với tôi .
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Y si conviene que yo también vaya, ellos irán conmigo
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.και εαν ηναι αξιον να υπαγω και εγω, θελουσιν ελθει μετ' εμου.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.А если прилично будет и мне отправиться, то они со мной пойдут.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.Коли ж буде достойно, щоб і мені йти, зо мною пійдуть.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.ואם שוה הטרח שגם אנכי אלך שמה אתי ילכו׃
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.وان كان يستحق ان اذهب انا ايضا فسيذهبون معي.
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.若 我 也 該 去 、 他 們 可 以 和 我 同 去
Benim de gitmeme değerse, onları yanıma alıp gideceğim.若 我 也 該去 、 他 們 可以 和 我 同去
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."Ich schnapp mir jetzt diesen Apfelbaum, diese Blüte, ich hol mir den Nektar und dann hau ich ab."
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."Poletím na tamtu jabloň, usadím se na tamten květ, seberu nektar a odletím."
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."scelgo quell'albero di mele, quel fiore, mi bevo il nettare e poi me ne vado."
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."Tôi sẽ chọn cây táo kia tôi sẽ chọn bông hoa kia, tôi sẽ lấy mật hoa, và tôi sẽ bay đi"
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."Voy a ir a ese manzano, voy a dirigirme a esa flor, voy a recolectar el néctar y me voy a marchar".
Ben o ağaç için, yani onun çiçeği için ordaydım, Nektarı alıp gidecektim."Θα πάω σ' αυτό το δέντρο, σ' αυτό το λουλούδι, θα πάρω το νέκταρ και τα φύγω".
İlgili Sayfalar