alıp ile cümle

alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
A matrisini alıp, satır indirgenmiş basamak matris haline getirip, boşuzayını bulabilirdik. -يمكننا ان نقول، نأخذ المصفوفة A، ونضعها بنموذج درجة الصف المنخفض ثم نجد فضائها الفراغي
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Mas não lhes deram essa hipótese, porque os seus cidadãos foram muito mais rápidos.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Nie mieli jednak wyboru, bo obywatele ich wyprzedzili.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Oni ale neměli možnost volby, protože je jejich vlastní občané naprosto přemohli.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Toda te možnosti tokrat ni bilo več, saj so jih lastni državljani prehiteli.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Αλλά δεν είχαν την επιλογή, γιατί τους πρόλαβαν οι ίδιοι οι πολίτες τους.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Но другого выбора у них не было, граждане обошли их на повороте.
Ancak bunları alıp bir ev yapmak isteseniz, insanlar üzgünüz diyorlardı.Все едно да построите къща един ден и да ви кажат:
Ancak fazlasıyla ayakkabı dükkanına benzemeye başladığında, onu alıp morga benzetirim.E se sembra troppo un negozio di scarpe la faccio sembrare un obitorio.
Ancak fazlasıyla ayakkabı dükkanına benzemeye başladığında, onu alıp morga benzetirim.Et si ça ressembe trop à un magasin de chaussures Je le fais ressembler à une morgue.
Ancak fazlasıyla ayakkabı dükkanına benzemeye başladığında, onu alıp morga benzetirim.Y si se pareciera demasiado a una tienda de calzados voy a hacer que se vea como una morgue.
Ancak fazlasıyla ayakkabı dükkanına benzemeye başladığında, onu alıp morga benzetirim.ואם זה נראה יותר מדי כמו חנות נעליים אהפוך אותו שיראה כמו חדר מתים.
Ancak fazlasıyla ayakkabı dükkanına benzemeye başladığında, onu alıp morga benzetirim.死体の安置所みたいにしたり 私の作品の芯になっているのは
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale potom vezma království z ruky syna jeho, dám tobě z něho desatero pokolení,
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale vezme kráľovstvo z ruku jeho syna a dám ho tebe, desať pokolení.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Ale wziąwszy królestwo z ręki syna jego, dam tobie z niego dziesięć pokoleó:
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Aus der Hand seines Sohnes will ich das Königreich nehmen und will dir zehn Stämme
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Dar voi lua împărăţia din mîna fiului său, şi-ţi voi da zece seminţii din ea;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Kerajaan ini akan Kuambil dari putra Salomo dan sepuluh suku akan Kuberikan kepadamu
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.내가 그 아들의 손에서 나라를 빼앗아 그 열 지파를 네게 줄 것 이요
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Maar Ik zal het koninkrijk van zijn zoon afnemen en tien stammen aan u geven.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Mais j`ôterai le royaume de la main de son fils, et je t`en donnerai dix tribus;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Mas da mão de seu filho tomarei e reino e to darei a ti, isto é, as dez tribos.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Men från hans son skall jag taga konungadömet och giva det åt dig, nämligen de tio stammarna.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Men jeg vil tage Riget fra hans Søn og give dig det, de ti Stammer;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Men jeg vil ta riket fra hans sønn og gi dig det - de ti stammer;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Mutta hänen poikansa kädestä minä otan kuninkuuden ja annan sen sinulle, nimittäin ne kymmenen sukukuntaa,
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.nem az õ fiának kezétõl [már] elveszem a királyságot, és néked adom azt, tudniillik a tíz nemzetséget.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Nhưng ta sẽ đoạt lấy nước khỏi tay con trai người, mà trao cho ngươi mười chi phái.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Nhưng ta sẽ đoạt lấy nước khỏi tay con_trai người , mà trao cho ngươi mười chi_phái .
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Pero quitaré el reino de mano de su hijo y a ti te daré las diez tribus
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Toglierò il regno dalla mano di suo figlio e ne consegnerò a te dieci tribù
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Vzamem pa kraljestvo iz roke sinu njegovega ter ga dam tebi, namreč desetero rodov.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.θελω ομως λαβει την βασιλειαν εκ της χειρος του υιου αυτου και δωσει αυτην εις σε, τας δεκα φυλας
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.но возьму царство из руки сына его и дам тебе из него десять колен;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.Обаче, ще отнема царството от ръката на сина му, и ще го дам на тебе, сиреч , десет племена;
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.ולקחתי המלוכה מיד בנו ונתתיה לך את עשרת השבטים׃
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.وآخذ المملكة من يد ابنه واعطيك اياها اي الاسباط العشرة.
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.我 必 從 他 兒 子 的 手 裡 將 國 奪 回 、 以 十 個 支 派 賜 給 你
Ancak krallığı oğlunun elinden alıp on oymağı sana vereceğim.我 必從 他 兒子 的 手裡將國奪 回 、 以 十 個 支派 賜給 你
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Comunque, se prendiamo un piccolo martello, e incriniamo tutte le altre finestre, allora abbiamo uno schema.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Kdybychom však vzali kladivo a rozpraskali všechny ostatní tabulky, měli bychom vzor nový.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.그러나, 우리가 작은 망치를 가지고 다른 모든 유리판에 금을 가게 하면 우리는 하나의 패턴을 만듭니다.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Niemniej jednak, gdybyśmy wzięli mały młotek, i zrobilibyśmy pęknięcia na pozostałych szybach, to byłby wzór.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Totuşi, dacă am lua un ciocan mic şi am adăuga crăpături la toate celelalte ferestre, atunci am avea un model.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Tuy vậy, nếu dùng một cái búa, và đập vỡ tất cả các ô cửa khác, chúng ta sẽ có một mô hình.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Wanneer we echter een hamertje pakten, en barsten maakten in alle andere ramen, dan hebben we een patroon.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.Но ако вземем малък чук и добавим пукнатини по всички прозорци, тогава вече имаме модел.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.У той же час, якщо взяти молоточок і додати тріщин на всіх інших шибках, ми доб'ємося послідовності образу.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.למרות זאת, אם ניקח פטיש קטן, ונוסיף סדקים לכל החלונות האחרים, אז יש לנו דפוס.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.لكن, لو أخذنا مطرقة صغيرة، وأضفنا شروخ لكل النوافذ الأخرى، عندئذ سنحصل على نمط.
Ancak, küçük bir çekiç alıp diğer tüm çerçeveleri çatlatırsak, o zaman bir ahenk elde ederiz.他のすべての窓にひびを入れれば それがパターンになります ゲシュタルト心理学では 部分よりも
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Jednak Pride pochłania swojego partnera Gluttony'ego i zyskuje jego zdolności.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Men Pride sluger sin partner, Gluttony, - - og overtager hans egenskaber.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Men Pride slukar sin partner Gluttony- -och övertar hans egenskaper.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.No entanto, o Pride devora o seu colega Gluttony e adquire as suas capacidades.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Pero Pride engulle a su compañero, Gluttony, y obtiene sus habilidades.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Pride ottaa kumppaninsa Gluttonyn sisälleen- -ja saa sen kyvyt itselleen.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Pride, però, ingloba dentro di sé il suo compagno Gluttony, e acquisisce le sue abilità.
Ancak Pride ortağı Gluttony'yi içine alıp onun yeteneklerine kavuştu.Όμως, ο Πράιντ καταλαμβάνει τον σύντροφό του, Γκλούτονι και αποκτά τις ιδιότητές του.
İlgili Sayfalar