alıp ile cümle
alıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Taşkasap'ta bir konak alıp ailesi ile yerleşti.הוא התיישב במושב ינוב והקים משפחה.
Dina'yı Şehem'in evinden alıp gittiler.הם עזבו את האיסט אנד וקנו בית.
Her gittiği yerde Parentucelli, kitap satın alıp kitap toplayıcılığa başladı.אחר כך התחיל להתעסק בהעתקת פיוטים מכל ספר שמצא, ועזב את הישיבה והתחיל קונה ונוסע ומגלה ספרים עלומים.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.שומר הבנק מפקיר את עמדתו ומגיע לעזרתה.
Alıp götürdüler beni.אבל היסעתי אותה.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Тя я подарява на сина си Анди за рождения му ден.
Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.Впрегнали кравите и отишли на дъбовия хълм.
Tedaviyi alıp geri insana dönüşmüştür.По-късно той се съхранява и служи за лек.
Alıp götürdüler beni.Отнети са ми.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.През 1839 г. Новозеландската компания обявява плановете си за създаване на колонии на островите.
Her hamle en üstteki diski direkten alıp diğer bir direğe taşımaktan oluşur.Всеки ход е съставен от взимането на горния диск от даден стълб и в поставянето му най-отгоре на друг стълб.
Acı içindeki anlatıcı İngiltere'de eski bir manastırı satın alıp içini yeniden döşer.Разказвачът, съкрушен от скръб, купува и обновява абатство в Англия.
Satın alıp beslemek istiyorum.Мисли за ядене и пари.
Hastalığı ilerleyince eşi iki çocuğunu alıp onu terk etti.Ужасена, тя взима дъщеря си и двете изчезват.
Oğlanı bir aslan alıp besler.Там мечка ги вижда и се опитва да ги изяде.
Medyanın bunu alıp eğlence dışında bir şey yapmaya çalıştığı zamanlar oldu.Ителмените рядко ядели по опредено време, освен когато се забавлявали.
Gidip, bir yerden bıçak satın alıp geldim.Ще си отида у дома и ще измисля някакъв начин да си го върна.
İsa, "Şimdi biraz alıp şölen başkanına götürün" der.Tada im Isus reče: "Zagrabite sada i nosite ravnatelju stola.
Eğer giysiye gereksinimimiz varsa gidip köşedeki sokaktan alıp mükemmel görünürüz.Nađemo odjeću negdje na ulici i izgleda nam savršeno.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Također je pokapana i stoka.
"Smooth Criminal"ın introsundaki dramatik nefes alıp vermeler çıkarıldı.U skladbi "Smooth Criminal" zanemareno je dramatično disanje unutar uvoda.
Birçok kurtarıcı ailesi öldürülmüş olan çocukları alıp hayatlarını kurtardı.Zahvaljujući njenom radu spašene su mnoge obitelji i djeca sačuvana.
Dipteki çamurları ağızlarına alıp, süzerler.Tvoje magle koje se uvijaju i uzdižu!“.
Bununla beraber, ne animede ne de mangada hiç terfi alıp almadığından bahsedilmez.Govori kako se može služiti samo jednom gospodaru: "Ne može služiti Bogu i bogatstvu (Mt 6,24)."
Bu selde Bostancı - Taşpınar yolu hasar alıp trafiğe kapatıldı.Državna cesta Sisak - Popovača na nekim mjestima je potopljena te je stoga zatvorena za promet.
Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.U Jezergradu se opskrbljuju i kreću na planinu.
"Başımızı alıp gidelim," diye yalvarır Ali'ye.Moj gospodar me zove, pustite me da idem k njemu".
Ardından Mahal geldi ve kemeri alıp ülkesine götüreceğini, orada heykelinin yapılacağını anlattı.Údajne spolu so synom sa vybral do hôr, aby mu ukázal miesto, kde sú poklady.
Yağlanmış tepsiye alıp önceden ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin üzeri hafif pembeleşene kadar.Dáme do vyhriatej rúry a pečieme asi 30 minút.
Mehdi eğilip beni öptü ve sonra kucağına alıp beni cübbesi içine sardı.Meges postrehol Amfikla, ktorý sa na neho rútil, uhol sa a oštepom ho bodol do stehna.
Barbaros Hayreddin Paşa da demir alıp güneye ilerlemişti.Giovanni Domenico Cassini je istočasno nadaljeval proti jugu.
29 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Adana Demirspor karıştı: "Hocayı da alıp gidiyorum"".Pridobljeno dne 29. oktobra 2014. "Akcija verjemi vase – Telo se je prebudilo".
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Nelaisvėje dauginasi retai.
Kızı yanlarına alıp düğünü terk ederler.Ji pasiima vaiką su savimi ir išvažiuoja...
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.1839 m. Naujosios Zelandijos kompanija pareiškė, kad įkurs kolonijas.
Taşkasap'ta bir konak alıp ailesi ile yerleşti.Jis iškeliavo į Jamurą apsistoti pas draugą.
Aparmak kapmak, alıp götürmek anlamlarını içerir.Suskaičiuoti, sudėt ir atimti, Man patinka skaičius padalinti.
Han Solo da Leia Organa'yı yanına alıp eski dostu Lando Calrissian'nın yöneticisi olduğu Bulut şehrine gider.Jie ruošiasi keliauti į Debesų miestą, kuriam vadovauja senas Solo draugas Lando Kalrisijanas.
Sarff Kolonisi üçünü alıp bir uzay istasyonuna götürür.MGB atstovai suima Štirlicą ir laivu persiunčia į TSRS.
Casey (Sangster) küçük kardeşini de yanına alıp abisinin yardımıyla babalarını bulmaya çalışıyor.Casey (Sangster) võtab oma beebivenna hoolduseta ja tema vanema venna abiga läheb nende isa otsima.
Annesi onu alıp kaçmaya başlar.Tom aitab tal põgeneda.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Patsient ei pea hinge kinni hoidma – tuleb hingata normaalselt.
Sürüyü de alıp gitmiştir.Välja läks kariloomi.
Formal bir eğitimden geçmemiş olmasına rağmen kazandığı paralarla kitaplar alıp kendini eğitmeye çalışmıştır.Kuigi ta enam formaalset haridust ei saanud, ostis ta teenitud raha eest õpikuid ning õppis iseseisvalt.
Brom Eragon'u alıp kasabadan kaçarlar.Seepeale Eragon põgeneb kodust.
Mektubu heyecanla alıp eve götürdüm, kendini tanıtıyor ve benimle evlenmek istediğini belirtiyordu...Ta tahtis püsti tõusta, rõhutamaks sellega, et lahkub.
Bütün dünya bizim Kursk'u alıp almamızı önemsemiyor.Ei ole teada, et ta eesti kogudusi hooldanuks.
Şişme normal nefes alıp vermeyi zorlaştırır.Aeglaselt täidab toit kõhu ja annab jõudu.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Näiteks tungib keegi Caesari koju ja viib minema tema voodi.
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0년 후에는, 1곱하기 200이므로 1.08의 0제곱을 곱한 것과 같습니다
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0 años, esta es la misma cosa como 1 veces 200, que es de 1.08 a la potencia cero.
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0 Jahre, dies ist die gleiche Sache wie eine 1 mal 200, die 1.08 hoch 0 .
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0 lat, to będzie to samo co 1 razy 200, czyli to jest 1,08 do zerowej potęgi.
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0 let je stejné jako 1 krát 200, což je 1,08 na nultou mocninu.
0 yıl sonra--1999'da-- 1.08'in sıfırıncı kuvvetini alıp 200 ile çarparız.0 години, това е същото като 1 по 200, което е 1,08 на нулева степен.
1794'te, Whitney halihazırda var olan makineleri alıp geliştirdi ve kendi adına makinenin patentini aldı.1794년 휘트니는 단지 이미 있던 조면기를 개선해서 자신의 "발명품"으로 특허를 냈던거죠:
1794'te, Whitney halihazırda var olan makineleri alıp geliştirdi ve kendi adına makinenin patentini aldı.ב 1794, ווטני פשוט שיפר את המנפטות הקיימות ואז הוציא פטנט על ה"המצאה" שלו:
1794'te, Whitney halihazırda var olan makineleri alıp geliştirdi ve kendi adına makinenin patentini aldı.قام (ويتني) في عام 1794 بتحسين المحلاج وقام بتصديقه كبراءة إختراع له
1/x'i alıp doğal logaritma işaretinin önüne koyun.Mengambil 1/x, menaruhnya di depan tanda logaritma natural.
1/x'i alıp doğal logaritma işaretinin önüne koyun.Otetaan 1/x luonnollisenlogaritmin eteen.
İlgili Sayfalar