alınacak ile cümle
alınacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Arşivlerden %sB veri alınacak.يجب جلب %sب من الأرشيف.
Aşağıda yer alan konular, ilerleyen bölümlerde daha detaylı olarak ele alınacaktır:Les aspects suivants seront examinés de manière plus détaillée:
Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.Comme pièce jointe de la demande, vous aurez besoin d’une déclaration B d’un médecin.
Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.FPA och arbetspensionsanstalten bedömer din arbetsförmåga och om du har nytta av rehabilitering.
Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.Tarvitset hakemuksen liitteeksi lääkärin B-lausunnon.
Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.К заявлению необходимо прилагать заключение категории B от врача.
Başvuru formunun eki olarak, hekimden alınacak B-raporuna gereksinim duyulmaktadır.معونة دعم إعادة التأهيل هي في الحقيقة تقاعد مؤقت لعدم القدرة على العمل.
Bazı kavramlar matematikle bağlantılı olarak ele alınacak, görsel matematik devreye girecek.Aprendes sobre líneas, triángulos y círculos
Bazı kavramlar matematikle bağlantılı olarak ele alınacak, görsel matematik devreye girecek.뿐만 아니라 캡슐화 된 패턴
Bazı kavramlar matematikle bağlantılı olarak ele alınacak, görsel matematik devreye girecek.Patria sem aj vzorce a trojdimenzionálne tvary.
Bazı kavramlar matematikle bağlantılı olarak ele alınacak, görsel matematik devreye girecek.Vi snakker også om ting som mønstre og 3-dimensionelle figurer.
Bazı kavramlar matematikle bağlantılı olarak ele alınacak, görsel matematik devreye girecek.و الأشياء الأخرى المتضمنة مثل الأنماط
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››de deux femmes qui moudront ensemble, l`une sera prise et l`autre laissée.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dos mujeres estarán moliendo juntas; la una será tomada, y la otra dejada
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››două femei vor măcina împreună: una va fi luată, şi alta va fi lăsată.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Duas mulheres estarão juntas moendo; uma será tomada, e a outra será deixada.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dua wanita sedang menggiling gandum, seorang akan dibawa dan seorang lagi ditinggalkan
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››due donne staranno a macinare nello stesso luogo: l'una verrà presa e l'altra lasciata»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve bosta mleli skupaj: ena bo vzeta, a druga puščena.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dvě budou mleti spolu; jedna bude vzata, a druhá opuštěna.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve budú spolu mlieť; jedna bude vzatá a druhá zanechaná.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dwie będą mleć z sobą; jedna wzięta będzie, a druga zostawiona.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối , một người được rước đi , còn một bị để lại .
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối, một người được rước đi, còn một bị để lại.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Kaksi naista jauhaa yhdessä; toinen korjataan talteen, mutta toinen jätetään."
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Két asszony õröl együtt; az egyik felvétetik, és a másik elhagyatik.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››두 여자가 함께 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To Kvinder skulle male på samme Kværn; den ene skal tages med, og den anden skal lades tilbage.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To kvinner skal male på samme kvern; den ene skal tas med, og den andre skal lates tilbake.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Två kvinnor skola mala tillhopa; den ena skall bliva upptagen, den andra skall lämnas kvar.»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Zwei werden mahlen miteinander; eine wird angenommen, die andere wird verlassen werden.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››δυο γυναικες θελουσιν αλεθει ομου, η μια παραλαμβανεται και η αλλη αφινεται
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››две будут молоть вместе: одна возьмется, а другая оставится;
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Две жени ще мелят заедно; едната ще се вземе, а другата ще се остави.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Дві молоти муть укупі; одна візьметь ся, а друга зоставить ся.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››שתים תהיינה טחנות יחד האחת תאסף והאחרת תעזב׃
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››تكون اثنتان تطحنان معا فتؤخذ الواحدة وتترك الاخرى.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩 個 女 人 一 同 推 磨 . 要 取 去 一 個 、 撇 下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩個 女人 一同 推磨 . 要 取去 一 個 、 撇下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Bölümde, Stratejik tanı bölümünde daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır).Creación de un observatorio nacional de drogas: un manual conjunto
Bölümde, Stratejik tanı bölümünde daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır).Тогда ННЦН и его партнеры смогут попытаться найти нужные ресурсы позже.
Bu, alınacak iliğin içinde kalır ve hareket ettikçe, kalçanın kontürünü izler.골수의 무른 부분 안에 머물게 될 특별한 철사 고리가 있습니다. 이 도뇨관은 골반의 외곽을 따라 움직입니다.
Bu, alınacak iliğin içinde kalır ve hareket ettikçe, kalçanın kontürünü izler.עם לולאה מיוחדת בקצה שנשארת בקצה הפריך של מח-העצם ועוקבת אחר קווי המתאר של הירך בתנועתה.
Bu, alınacak iliğin içinde kalır ve hareket ettikçe, kalçanın kontürünü izler.مع حلقة سلكية خاصة تبقى في المنطقة المفتتة من النخاع وتتبع خارطة الحوض ، في حركتها
Bu, alınacak iliğin içinde kalır ve hareket ettikçe, kalçanın kontürünü izler.腰の固い骨の内側の輪郭に沿って動きます こうして とても速く たくさんの骨髄液を
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Der tages hensyn hertil i forhold, der vedrørerdem, i overensstemmelse med deres alder og modenhed.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Dessa åsikter skall beaktas i frågor som rörbarnen i förhållande till deras ålder och mognad.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ditrecht omvat tevens de vrijheid, van godsdienst en overtuiging te veranderen, en de vrij-
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.É reconhecida a liberdade de empresa, de acordo com o direito da União e as legislaçõese práticas nacionais.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Essi possono esprimere liberamente la propria opinione; questa viene presa in
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Ésta será tenida en cuenta en relación con los asuntos que les afecten, en función de su edad y de su madurez.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Niemand darf der Folter oder unmenschlicher oder erniedrigender Strafe oder Behandlung unterworfen werden.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Poglądy te sąbrane pod uwagęw sprawach,które ich dotyczą, stosownie do ich wieku i stopnia dojrzałości.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Tieto názory sa berú do úvahy pri otázkach, ktoré sa ich týkajú, vsúlade sich vekom a vyspelosťou.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.Véleményüket életkoruknakés érettségüknek megfelelően figyelembe kell venni az őket érintőügyekben.
Bu görüşler, onları ilgilendiren konularda, yaşlarına ve olgunluklarına göre göz önüne alınacaktır.V záležitostech, které se týkají dětí, sepodle jejich věku a zralosti musí ktěmto názorům přihlížet.
Bu kısmın amaçlarıiçinvatansız kişiler, üçüncü ülke vatandaşıolarak ele alınacaktır.Aux fins du présent chapitre, les apatrides sontassimilés aux ressortissants des pays tiers.
Bu kısmın amaçlarıiçinvatansız kişiler, üçüncü ülke vatandaşıolarak ele alınacaktır.É adoptada após consulta ao Comité das Regiões e ao Comité Económico e Social.
Bu kısmın amaçlarıiçinvatansız kişiler, üçüncü ülke vatandaşıolarak ele alınacaktır.În sensul prezentului capitol, apatrizii suntasimilaţi resortisanţilor din ţări terţe.
Bu kısmın amaçlarıiçinvatansız kişiler, üçüncü ülke vatandaşıolarak ele alınacaktır.Lovene vedtages efter høring af Det Økonomiske og Sociale Udvalg.