alın ile cümle

alın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bazı öksüzler evlatlık alınacak, ama hepsi değil.Some orphans will be adopted, but not all.
Ebeveynler çocukları için örnek alınan kimseler olmalı.Parents should be role models for their children.
Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.This bridge was originally a toll bridge.
Tom'un şirketi daha büyük bir şirket tarafından satın alındı.Tom's company was bought by a larger company.
Senin parmak izin alınmak zorunda.You have to be fingerprinted.
Biletler online veya kapıda alınabilir.Tickets are available online or at the door.
On üç kişi gözaltına alındı.Thirteen people were detained.
Hiç kimse gözaltına alınmadı.No one was detained.
Biletler kişi başına 30 $ ve peşin veya kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 per person and may be purchased in advance or at the door.
Üç şüpheli gözaltına alındı.Three suspects have been arrested.
Üç kişi gözaltına alındı.Three people were arrested.
Tom hiç gözaltına alındı mı?Has Tom ever been arrested?
Geçen hafta evimize zorla girildi ama bir şey alınmamış gibi görünüyor.Our house was broken into last week, but it seems nothing was taken.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Ben satın alınamam.I can't be bought.
Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.The driver who caused the accident was driving with a suspended license.
Salgın kontrol altına alındı.The epidemic has been contained.
Kürekleri alın çocuklar.Grab the shovels, boys.
Alınacak çok önemli bir kararımız var.We have an important decision to make.
Biletler herhangi bir koro üyesinden edinilebilir veya kapıda satın alınabilir.Tickets are available from any choir member or may be purchased at the door.
Biletler kişi başı 30 $'dır ve pazartesi gününe kadar satın alınmış olmalıdır.Tickets are $30 per person and must be purchased by Monday.
Tom askıya alındı.Tom was suspended.
Başka bir şey alınmadı.Nothing else was taken.
Üstümüze alınıyoruz.We take it personally.
Her şey alındı.Everything was taken.
Hiç para alınmadı.No money was taken.
Hiç nakit alınmadı.No cash was taken.
O bir kapalı otoparkta rehin alındı.She was held hostage in a parking garage.
O mesele henüz ele alınmadı.That matter hasn't yet been addressed.
Acil eylem alınmalı.Immediate action should be taken.
Yaklaşık 300 kişi gözaltına alındı.About 300 people were arrested.
Doğru koşullar göz önüne alındığında, kompost solucanları olağanüstü bir hızla üretebilir.Given the right conditions, compost worms can reproduce at a phenomenal rate.
Tom bir ambulansa alındı.Tom was loaded into an ambulance.
O, İncil'den bir pasaj alıntıladı.He quoted a passage from the Bible.
Bütün bilgiler kamu kaynaklarından alınmıştır.All information is taken from public sources.
Gözönüne alınacak çok şeyimiz var.We have a lot of things to consider.
Tom neden alınsın ki?Why would Tom be offended?
Burnunuzdan nefes alın.Breathe through your nose.
Tom askıya alındı?Tom has been suspended.
Tom sık sık Shakespeare'den alıntı yapar.Tom often quotes Shakespeare.
Tom karalisteye alındı.Tom has been blacklisted.
Onun eylemlerinin geri alınamaz sonuçları vardı.His actions had irrevocable consequences.
Takıma alınmaman yeteneğin olmadığı anlamına gelmez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Harika! Daire kaba inşaat halinde mi alındı, yoksa oturmaya hazır mı?Great! Is the apartment bought as a concrete shell, or is it ready to move into?
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.New Year's resolutions made in January are often broken by February.
Petrolün fiyatı varili 30 doların alına düştü.The price of oil has dipped below $30 a barrel.
Hangi önlemler alınmalı?What precautions should be taken?
Bana birkaç havuç satın alın.Please buy me a few carrots.
İstediğiniz kadar çok ya da az alın.Take as much or as little as you'd like.
Onun tavsiyesi dikkate alınmadı.His advice fell on deaf ears.
Bu insanlara bazı içecekler alın.Get these folks some drinks.
Bu hikayeden alınacak ders nedir?What's the moral of this story?
Hikayeden alınacak ders nedir?What's the moral of the story?
Olanlar geri alınamaz.What happened can't be undone.
Tom'dan haber alınmadı.Tom hasn't been heard from.
Hedef sibersuçlular tarafından hedef alındı.Target was targeted by cybercriminals.
Ben biraz alınganım.I'm a little squeamish.
Bu karar nasıl alındı?How was that decision made?
Her şey bizden alındı.Everything was taken from us.
Tüm ayrıntılar bugün ele alınacaktır.All the details will be discussed today.
İlgili Sayfalar