alın ile cümle
alın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.Tom was hired to supervise the production of Mary's music video.
Saatin kaç olduğu göz önüne alındığında, süpermarket nispeten boştu.Considering what time it was, the supermarket was relatively empty.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.The police found Tom lying on the floor with a bullet hole in the middle of his forehead.
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.Tom couldn't completely rule out the possibility that he was going to get drafted.
Tom düşman tarafından esir alındığını iddia etti.Tom claimed he had been captured by the enemy.
Tam sürümü satın alın.Buy the full version.
Bizi buradan alın.Get us out of here.
Derin bir nefes alın.Breathe in deeply.
Ben onların kaba davranışlarına alınıyorum.I resent their rude attitude.
Yanınıza birkaç peçete alın.Take some napkins with you.
O, açılan alın bölgesi hakkında endişelendi.He's worried about his receding hairline.
Bu, dikkate alınacak bir seçenektir.This is an option to consider.
Her masal, alınacak bir dersle biter.Every fable ends up with a moral.
Toplantının öne alınması öneriliyor.It is suggested that the meeting be preponed.
Bizim ilerleme kontrol altına alındı.Our progress was put in check.
Belki o alın yazısıdır.Maybe it is destiny.
Altı Facebook hesabımdan biri, Facebook tarafından askıya alındı.One of my six Facebook accounts was suspended.
Eğer yasayı bilen bir avukat alamıyorsanız, yargıyı bilen bir avukat alın.If you can't get a lawyer who knows the law, get one who knows the judge.
Bu, kitaptan bir alıntı.It's a quote from the book.
Buna alınmamıştım.I wasn't offended by that.
Tom ödeme olmadan askıya alındı.Tom has been suspended without pay.
Sadece vurgulanan metnin ekran görüntüsünü alın.Take a screenshot of just the highlighted text.
Bir organın alınması gerekli.Amputation is needed.
Üzerine alınma!No offense!
Seçim oybirliğiyle alındı.The election was unanimous.
Bu kitaplar kütüphaneden bir haftalığına ödünç alınabilirler.These books can be borrowed from the library for one week.
Tam hızda yol alın!Move forward at full speed!
Aptalca bir metinden alıntı yaparken, içeriği unutma.When you quote a stupid text, do not forget the context.
Alıntıları çevirmeyi severim.I like to translate quotations.
Alman enerji reformu satın alınamaz.The German energy reform is unaffordable.
20 kişi, Federal Polis tarafından gözaltına alındı.20 people were detained by the Federal Police.
Bize pil alın.You buy us batteries.
Biraz kahve alın.Have some coffee.
Bu alıntı nasıl çevirilir bilmiyorum.I don't know how to translate this quote.
Alıntıları çevirmek zordur.It's difficult to translate quotes.
Benim tüfeği alın.Get my rifle.
Bana detayları alın.Get me the details.
Şarap mahzenine gidin ve birkaç şişe şarap alın.Go to the wine cellar and get a couple of bottles of wine.
Şüpheli gözaltına alındı.The suspect was taken into custody.
Gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın.Close your eyes and take a deep breath.
Siz açığa alındınız.You've been suspended.
İş için dikkate alınmak istiyorum.I'd like to be considered for the job.
Saygı satın alınmaz.You can't buy respect.
Biz Tom'dan izin alıncaya kadar gerçekten bir şey yapamayız.We can't really do anything until we get permission from Tom.
Ben geri alıncaya kadar Tom'u burada tutacağını düşünüyordum.I thought you were going to keep Tom here until I got back.
Tom'u alın.Get Tom.
Yeni bir takım elbise için ölçümün alınmasını istiyorum.I'd like to be measured for a new suit.
Onlar sahip olduğumuz her şeyi alıncaya kadar mutlu olmayacaklar.They won't be happy until they've taken everything we own.
Her şey çok dikkatli olarak ele alınmalıdır.Everything must be handled very carefully.
Ailenin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.The family had grave doubts regarding the explanation it received from the army.
Önlemler alın.Take precautions.
İdareyi ele alın.Take command.
Ben alınganım.I'm ticklish.
Üzerine alınma.Don't take it amiss!
Sen görevden alındın.You're dismissed.
Sen gözaltına alınıyorsun.You're being detained.
Tom'un tavsiyesini alın.Get Tom's advice.
Tom kara listeye alınmıştı.Tom was blacklisted.
Tom gözaltına alınmıştı.Tom was detained.
Bir gün için hap almayı unutursanız, ertesi gün iki hap alın.If you forget to take your pills for one day, take two pills the following day.
İlgili Sayfalar