alışveriş ile cümle
alışveriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
O alışveriş ediyor muydu?Was she shopping?
Dışarıda alışveriş yapıyordum.I was out shopping.
Alışveriş yapmak için dışarıdaydık.We were out shopping.
Tom, Mary'nin nereden alışveriş yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary usually goes shopping.
Tom, Mary'nin genellikle nerede alışveriş yaptığını bilmiyordu.Tom didn't know where Mary usually went shopping.
Noel alışverişi stresli.Christmas shopping is stressful.
Ne zaman Noel alışverişini yaptırmayı bekliyorsun?When do you expect to have your Christmas shopping done?
Noel alışverişi ile başlama zamanı.It's time to get started with the Christmas shopping.
Eşim ve ben Noel alışverişini ekim ayında yaptık.My wife and I did our Christmas shopping in October.
Biraz Noel alışverişi yapmam gerekiyor.I need to do some Christmas shopping.
Noel alışverişini yaptın mı?Have you done your Christmas shopping?
Noel alışverişini bitirdin mi?Have you finished your Christmas shopping?
Noel alışverişin nasıl gidiyor?How's your Christmas shopping coming along?
Tom alışveriş merkezinde biraz alışveriş yaptı.Tom did some shopping at the mall.
Noel alışverişinizi bitirdiniz mi?Have you already finished your Christmas shopping?
İstediğiniz yerde alışveriş yapın.Shop wherever you want.
Bugün alışverişe gidemezsin.You can't go shopping today.
Sen her zaman yalnız mı alışverişe gidersin?Do you always go shopping by yourself?
Eve giderken biraz alışveriş yaptım.I did some shopping on my way home.
Alışveriş merkezinde tekrar ona rastladım.I ran into her again at the shopping mall.
Alışveriş merkezimden çıkmanı istiyorumI want you out of my shopping mall.
Leyla ziyaret ettiği her alışveriş merkezinden kozmetik ürünleri satın aldı.Layla bought cosmetics at every shopping mall she visited.
Bugün alışveriş yapmanı istiyorum.I want you to do the shopping today.
Alışverişe gitmeye niyetlenmiştim.I had intended to go shopping.
Bu öğleden sonra alışveriş yapmayı planlamıştım.I had intended to go shopping this afternoon.
Neredeyse hiç yalnız alışverişe gitmem.I hardly ever go shopping alone.
Fadıl alışveriş merkezine gitti.Fadil went to the mall.
Fadıl ve Leyla binlerce aşk mektubu alışverişinde bulundu.Fadil and Layla exchanged more than a thousand love letters.
Tom, noel hediyeleri için alışveriş yapıyor.Tom is out shopping for Christmas gifts.
Tom arkadaşlarıyla alışveriş merkezine gitti.Tom went to the mall with his friends.
New York'taki Beşinci Cadde'de alışveriş yapmaktan hoşlanırım.I like shopping on Fifth Avenue in New York.
Tom okul malzemeleri için alışveriş yapıyor.Tom is shopping for school supplies.
Tom'la birlikte arabayla alışveriş merkezine gittim.I drove to the mall with Tom.
Yiyecek alışverişine gittim.I went food shopping.
Alışverişe gitmekten nefret eder.He hates going shopping.
Bu alışveriş sepetini kullanabilir miyim?Can I use this shopping cart?
Bu alışveriş arabasını kullanabilir miyim?Can I use this shopping cart?
Tom alışveriş merkezine geri gitmek için metroya bindi.Tom took the subway back to the mall.
"Bu nedir?" "Sadece bir alışveriş listesi.""What's this?" "It's just a shopping list."
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde bir araya geldiler.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla ve Sami bir alışveriş merkezinde buluştular.Layla and Sami met at a shopping mall.
Leyla, Sami'yi alışveriş merkezine götürdü.Layla drove Sami to the shopping mall.
Leyla alışveriş merkezine gitti.Layla went to the mall.
Leyla ve Sami alışveriş merkezine gidecekler.Layla and Sami are going to the mall.
Leyla alışveriş merkezine doğru gitmiyordu.Layla wasn't heading toward the mall.
Pazartesi günleri genellikle alışverişe çıkmam.I don't usually go shopping on Mondays.
Pazartesi günleri genellikle alışverişe gitmem.I don't usually go shopping on Mondays.
Tom alışverişe gitmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go shopping.
Tom kiminle alışveriş yapmaya gitti?Who did Tom go shopping with?
Tom yeniden kullanılabilir alışveriş çantasını unuttu.Tom forgot his reusable shopping bag.
Eşlerimiz birlikte alışverişe gitti.Our wives went shopping together.
Tom, Mary ile alışveriş merkezine gitti.Tom went to the mall with Mary.
Leyla alışveriş çılgınlığına gitti.Layla went on a shopping spree.
Tom Mary'yi alışveriş merkezine götürdü.Tom drove Mary to the mall.
Tom, Mary'nin kiminle birlikte alışveriş yapmaya gitmeyi planladığını bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was planning to go shopping with.
Alışverişe Tom'la gitmektense seninle gitmeyi tercih ederim.I'd rather go shopping with you than with Tom.
Tom alışveriş merkezine geri gitti.Tom went back to the mall.
Tom ve Mary sık sık birlikte alışverişe giderler.Tom and Mary often go shopping together.
Tom ve Mary alışveriş merkezine gidiyorlar.Tom and Mary are going to the mall.
Leyla kızını alışverişe götürdü.Layla took her daughter shopping.