Ana içeriğe geç
Sözlük

alışmak ile cümle

alışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.Selbst wenn Sie es nicht mögen, Sie werden sich daran gewöhnen müssen.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.Thậm chí nếu chúng ta không thích điều đó, các bạn sẽ phải quen với điều này.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.Zelfs als je het niks vindt, je zult er aan moeten wennen.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.Ακόμα και αν δε σας αρέσει, θα πρέπει να το συνηθίσετε.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.Дори и да не ви харесва, ще трябва да свикнете с тази идея.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.גם אם זה לא מוצא חן בעיניכם, תאלצו להתרגל לזה.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.حتى إذا لم تكونوا محبين لهم، عليكم التعود عليهم.
Bunu sevmeseniz dahi alışmak zorunda kalacaksınız.虫を食べることに慣れる必要があります なぜなら 現在
Bu tür bunları ayrı ayrı bir neden az yazdı. Yani bu iki alışmak.Proto jsem je napsal trochu odděleně.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Ačkoliv nebylo jednoduché přizpůsobit se životu v Jižní Koreji, vypracovala jsem si plán.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Aj keď bolo prispôsobenie sa životu v Južnej Kórei ťažké, mala som plán.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Anche se adattarsi alla vita in Corea del Sud non è stato facile, ho ideato un piano.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Apesar de não ser fácil adaptar-me à vida na Coreia do Sul, tracei um plano.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Aunque adaptarme a la vida en Corea del Sur no fue fácil, hice un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Även om det var svårt att anpassa sig till ett liv i Sydkorea, gjorde jag upp en plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Čeprav prilagajanje življenju na jugu ni bilo lahko, sem naredila načrt.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Deși ajustarea la viața din Coreea de Sud n-a fost ușoară, mi-am făcut un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Het was niet makkelijk mij aan te passen aan het Zuid-Koreaanse leven, maar ik maakte een plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.남한에서의 삶에 적응하는 것이 쉽지는 않았지만, 저는 계획을 세웠고,
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mặc dù để thích ứng với cuộc sống ở Hàn Quốc thì không dễ chút nào
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mais si l'ajustement au style de vie de la Corée du Sud n'était pas facile, j'avais un plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Mimo że przystosowanie się do życia w Korei Południowej nie było łatwe, rozplanowałam to.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Obwohl mir die Anpassung an das südkoreanische Leben nicht leicht fiel, hatte ich einen Plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Selvom det var svært at tilpasse sig livet i Sydkorea, havde jeg en plan.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Ugyan nem volt könnyű megszoknom az életet Dél-Koreában, volt egy tervem.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Vaikkei eteläkorealaiseen elämään sopeutuminen ollut helppoa, tein suunnitelman.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Walaupun menyesuaikan diri dengan kehidupan di Korea Selatan tidaklah mudah, saya membuat rencana.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Αν και δεν ήταν εύκολη η προσαρμογή στη Νότια Κορέα, έκανα ένα σχέδιο.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Въпреки че приспособяването ми в Южна Корея не беше лесно, аз имах план.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.І хоч звикнути до життя у Південній Кореї було нелегко, я придумала план.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.Хотя привыкнуть к жизни в Южной Корее было непросто, я строила планы на будущее.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.למרות שההסתגלות לחיים בדרום קוריאה לא היתה קלה, היתה לי תכנית.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.ورغم أن التأقلم على الحياة في كويا الجنوبية لم يكن سهلاً إلا أنني أعددت خطة.
Güney Kore'deki hayata alışmak kolay olamamasına rağmen bir plan yaptım.計画を立てました 大学受験のため勉強を始めたのです
Her seferinde bu üç durumdan biri geçerlidir. Bunlara alışmak çok önemli.I te trzy przypadki będziesz spotykał za każdym razem.
Her seferinde bu üç durumdan biri geçerlidir. Bunlara alışmak çok önemli.وهذه هي الحالات الثلاث التي ستراها
Şimdi daha çok ısınmak ve alışmak için bundan bir tane daha yapalım. .이런 것을 하나 더 풀어 보도록 합시다. 단지 정말로 우리가 여기에서 좋은 몸 풀기를 하기 위해서 말입니다.
Şimdi daha çok ısınmak ve alışmak için bundan bir tane daha yapalım. .Uděláme si ještě jeden takový, abychom se opravdu pěkně rozehřáli.
Şimdi daha çok ısınmak ve alışmak için bundan bir tane daha yapalım. .لنقم بواحده أخرى من هذه , فقط لنجعل أنفسنا مستعدين وجاهزين هنا
Şimdi daha çok ısınmak ve alışmak için bundan bir tane daha yapalım. .慣れてきましたか? では、x^2+18x+81=1です。
Şimdi matematiğine alışmak için birkaç kısmi türev problemi çözelim. -A teraz zrobimy jeszcze kilka pochodnych cząstkowych, żebyście mogli się do nich przyzwyczaić.
Şimdi matematiğine alışmak için birkaç kısmi türev problemi çözelim. -그럼 이제 한무더기 편미분 문제사이로 칙칙폭폭 지나가 봅시다 이런 수학에 익숙해 질 수 있도록 말이죠
Terimlere alışmak için kısa bir özet geçelim. -Tohle jen proto, abychom byli seznámeni s nějakou terminologií.
Terimlere alışmak için kısa bir özet geçelim. -状況です。 この会社は今、完璧に返済しました。
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda. Adım adım alın. Biliyorsun.당신도 알다시피, 내가 다에 익숙해져있다. 그것이 단계적으로 받으세요. 너도 알다시피.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda. Adım adım alın. Biliyorsun.אתה יודע, אני צריך להתרגל לכל דבר. קבל את זה צעד אחר צעד. אתה יודע.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda. Adım adım alın. Biliyorsun.あまりにも私。私は、二日間、ロサンゼルスにしてきた しかし、我々は、私はこれが最善だと思うね。
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.A Viete, musím si zvyknúť na všetko.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.A Víte, musím si zvyknout na všechno.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.Dan Anda tahu, saya harus terbiasa dengan semuanya.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.En weet je, ik moet wennen aan alles.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.E sai, devo abituare a tutto.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.És Tudja, meg kell szokni mindent.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.Et vous savez, je dois m'habituer à tout.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.E você sabe, eu tenho que me acostumar com tudo.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.In Veš, moram navaditi na vse.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.I wiesz, muszę przyzwyczaić się do wszystkiego.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.Ja Tiedätkö, minun täytyy tottua kaikkeen.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.Og du ved, jeg er nødt til at vænne sig til alt.
Ve biliyorsunuz, ben her şeye alışmak zorunda.Şi ştiţi, am să te obişnuieşti cu totul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod