alışma ile cümle

alışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Yabancıların Japon yemeklerine alışması zordur.It is difficult for foreigners to get used to Japanese food.
Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.It always takes time to get used to a new place.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
O, başlangıçta yeni evine alışmakta sorun yaşadı.At first he had trouble getting used to his new house.
İlk başta onun, yeni evinde yaşamaya alışma sorunu vardı.At first he had trouble adjusting to living in his new house.
Yeni ofisinde çalışmaya alışması Tom'un birkaç haftasını aldı.It took Tom a few weeks to get used to working in his new office.
Tom'un gözleri henüz karanlığa alışmamıştı, bu yüzden o bir şey göremedi.Tom's eyes weren't yet accustomed to the dark, so he couldn't see a thing.
Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to wearing a wig.
Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to living here.
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.It takes a lot of time getting used to married life.
Birbirlerine alışmaları biraz zaman aldı.It took them some time to get used to each other.
Birbirlerine alışmak biraz zamanlarını aldı.It took them some time to get used to one another.
Gürültüye alışmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to get used to the noise.
Ben burada yaşamaya alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to living here.
Bunu yapmaya alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to doing this.
Ben karanlığa alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to the dark.
Hâlâ alışmaya çalışıyorum buna.I'm still trying to get used to it.
Buna alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to this.
Ona alışmak zorunda kalacağım.I'll have to get used to that.
Buna asla alışmayacağım.I'll never get used to this.
Ona asla alışmayacağım.I'll never get used to that.
Henüz Boston'a alışmadım.I'm not used to Boston yet.
Tom Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.Tom has grown accustomed to Mary's nagging.
Kesinlikle buna alışmak zorunda kalacaksın.You're just going to have to get used to it.
Şimdiye kadar buna alışmalısın.You should be used to this by now.
Gerçeğe alışmalıyız.We should get used to the reality.
Ona çok fazla alışma.Don't get too used to it.
Alışmak biraz daha zaman aldı.It did take some getting used to.
Buna alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to this.
İnsanların yeni çevreye alışmak için sadece zamana ihtiyacı var.People just need time to adjust to the new environment.
Gece vardiyasında çalışmaya alışmak birkaç hafta sürebilir.It may take a few weeks to get used to working the night shift.
Ben yolun sol tarafında sürmeye alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to driving on the left side of the road.
Tom bunu yapmaya alışmasının biraz zaman aldığını söyledi.Tom said it took him a little while to get used to doing this.
Gözlük takmaya alışmak biraz zaman alacaktır.It'll take a little time to get used to wearing glasses.
Ben henüz onların burada işleri nasıl yaptıklarına alışmadım.I haven't yet gotten used to how they do things here.
Bunu yapmaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take a little time to get used to doing this.
Ben er ya da geç bunu yapmaya alışmak zorundayım.I've got to get used to doing this sooner or later.
Ben hâlâ yeni sisteme alışmaya çalışıyorum.I'm still trying to get used to the new system.
Henüz buradaki yiyeceğe alışmadım.I haven't yet gotten used to the food here.
Felçli olmaya alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to being paralyzed.
Henüz buradaki havaya alışmadım.I haven't yet gotten used to weather here.
Buna alışmak biraz sürecek.This will take some getting used to.
Ben bunu yapmaya alışmak zorundayım.I have to get used to doing this.
Ben henüz buna alışmadım.I haven't gotten used to it yet.
Buna alışmaya çalışıyorum.I'm trying to get used to this.
Buna alışmak zorundayım.I have to get used to it.
O, cep telefonlarına hâlâ alışmadı.She still hasn't gotten used to cell phones.
Ona alışmak biraz zaman alacak.Getting used to it will take a while.
Bir peruk takmaya alışmak birkaç haftanı alacaktır.It'll take you a few weeks to get used to wearing a wig.
Gözlerimin karanlığa alışması uzun zaman aldı.It took my eyes a long time to adjust to the dark.
Ona alışmak için bir haftaya ihtiyacım vardı.I needed a week to get used to it.
Bu soğuk havaya henüz alışmadım.I'm not yet accustomed to this cold weather.
Gürültüye alışmam uzun zaman aldı.It took a long time for me to get used to the noise.
Tom'un buna yapmaya alışması gerekecek.Tom is going to need to get used to doing that.
Tom buna yapmaya alışmak zorunda kalacak.Tom is going to have to get used to doing that.
Sanırım bunu yapmaya asla alışmayacağım.I think I'll never get used to doing this.
Tom buna alışmak zorunda kalacak.Tom will have to get used to doing that.
Tom bunu yapmaya alışmalı.Tom needs to get used to doing that.
Burada yaşamaya alışmak uzun zamanımı alacak.It's going to take me a long time to get used to living here.

İlgili Sayfalar