Ana içeriğe geç
Sözlük

alışkanlık ile cümle

alışkanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Senin kötü hafızan senin kötü dinleme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.Your poor memory is due to poor listening habits.
Öğünler arasında yemek yemek kötü bir alışkanlıktır.Eating between meals is a bad habit.
Sigara içmek kötü bir alışkanlık.Smoking is a bad habit.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of bad habits.
Kötü alışkanlıklara girmek kolaydır.Bad habits are easy to get into.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak basit değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.It's easy to fall into bad habits.
Kötü alışkanlıklar zor biter.Bad habits die hard.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak çok zordur.It's very hard to get rid of bad habits.
Kötü bir alışkanlık kolay edinilir.A bad habit is easily acquired.
Bir kez oluşturulan kötü bir alışkanlıktan kurtulmak zordur.A bad habit, once formed, is difficult to get rid of.
Ben sadece bir alışkanlık yaratıcısıyım, sanırım.I'm just a creature of habit, I guess.
Galiba alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum.I'm just a creature of habit, I guess.
Hiç böyle garip bir alışkanlık duydunuz mu?Did you ever hear of such a strange custom?
Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.Telling lies is a very bad habit.
Bir kere kötü bir alışkanlık sahibi olunca ondan kurtulmak kolay olmaz.Once you have formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Kötü bir alışkanlık edindin mi kolay kolay ondan kurtulamazsın.Once you have formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Kötü alışkanlık bir kez oluştu mu, ondan kurtulmak zordur.Once a bad habit is formed, it is hard to get rid of it.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.
Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.It is a good habit to look up new words in a dictionary.
Yeme alışkanlıkları ülkeden ülkeye değişir.Eating habits differ from country to country.
İnsanlar eski alışkanlıklarından vazgeçmeyi zor buluyorlar.Human beings seem to find it difficult to give up their old habits.
Bir adamın alışkanlıklarını hemen değiştirmesini bekleyemezsin, kızım.You can't expect a man to change his habits at once, girl.
Eski alışkanlıklar zor biter.Old habits die hard.
Eski alışkanlıkları terk etmek kolay değil.Old habits die hard.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır.Keeping a diary is a good habit.
Kediler sahiplerininkine paralel duygusal alışkanlıklar gösterir.Cats show emotional habits parallel to those of their owners.
Alışkanlık nedeniyle başını kaşıdı.He scratched his head out of habit.
O, sonunda kötü alışkanlıktan vazgeçti.He finally kicked the bad habit.
Onlar aynı alışkanlıklara sahipler.They have the same habits.
O, akşam yemeğinden önce yürüyüş yapmayı bir alışkanlık edindi.She made it a habit to take a walk before dinner.
İyi beslenme alışkanlıkları gereklidir.Good eating habits are essential.
Sanırım birlikte yaşamamız senin alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Sanırım birlikte yaşamamız alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Kötük alışkanlık edinmek kolaydır.It's easy to pick up bad habits.
Sigara içmek bir alışkanlık değil ama bir bağımlılıktır.Smoking is no habit but an addiction.
Günde bir sigara içmek iyi bir alışkanlıktır.Smoking one cigarette a day is a good habit.
Sen alışkanlıklarından vazgeçemeyen birimisin?Are you a creature of habit?
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
Yeme alışkanlıklarını değiştirmen gerektiğini düşünüyorum.I think you should change your eating habits.
Alışkanlıklarımdan vazgeçmeyen biri değilim.I'm not a creature of habit.
Tom alışkanlıklarına bağlı biri olduğunu söylüyor.Tom says that he's a creature of habit.
Günlük yazmak iyi bir alışkanlıktır.Writing in a diary is a good habit.
Yıllar ona yalnızca kötü alışkanlıklar kazandırdı.The years have only given him bad habits.
Bu kötü alışkanlıktan kurtulmalısın.You should kick that bad habit.
Senin o kötü alışkanlıktan kurtulman gerekir.You should get rid of that bad habit.
Sigara içmek alışkanlık değildir; bir bağımlılıktır.Smoking is not a habit; it's an addiction.
Bunu bırakmak zorundayım. Kötü bir alışkanlık.I have to stop that. It's a bad habit.
Doktor bana yeme alışkanlıklarımı değiştirmem gerektiğini söyledi.The doctor told me that I should change my eating habits.
Bana Tom'un yeme alışkanlıklarından bahseder misin?Could you tell me about Tom's eating habits?
Bu can sıkıcı bir alışkanlık.That's an annoying habit.
İnsan, alışkanlıklarının kölesidir.Man is a slave to habits.
Bunu bir alışkanlık haline getirme.Don't make it a habit.
Bizden bazı kötü alışkanlıklar alıyorsun.You're picking up some bad habits from us.
Kötü bir alışkanlık.It's a bad habit.
Eski alışkanlıkları kırmak zordur.Old habits are hard to break.
Bu, ekilmesi gereken bir alışkanlıktır.This is a habit that must be cultivated.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod