alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Malesef buradaki herkes alışık oldukları bu bakış açısına sahip biraz, değil mi?And everyone here is unfortunately carrying that habitual perception, a little bit, right?
Alışverişe çıkarlar, her türlü şey için.They go shopping for all sorts of things.
Alış fiyatı 6,7 milyar $.For purchase price of $6.7 billion.
Merril Lynch, alıcıya alış bedelinin %75'ine kadar finansman sağlayacaktır.Merrill Lynch will provide financing to the purchaser for approximately 75% of the purchase price.
Çocuklarıyla alışveriş yapan insanları mı tutuklayacaklardı?Arrest the shoppers, with kids?
Yani burda gördüğümüz çok alışık bir şekilde kullandığımız sistemdir.So what we see here is a system that lives in very much the way we're used to how life goes.
Dayanışma gruplarının faydalı olmalarına alıştık.We're used to support groups being beneficial.
Beş yıl önce, Alis Harikalar Diyarında-vari bir deneyim yaşadım.Five years ago, I experienced a bit of what it must have been like to be Alice in Wonderland.
Adiyabatik olsa çevreyle ısı alışverşi yapamazdı. Bizim sistemimiz yalıtılmış değil.And maybe I had a bunch of-- well, I wanted to do the carbon.
Çocuklar uyuşturucu alıyor, alışveriş merkezlerinde aylak aylak geziyorlar. Neden?Every kid shooting up drugs, hanging out in malls.
Gidip alış veriş merkezlerinde, mağazalarda takılıyorlar çünkü gidebilecekleri başka yer yok.They hang out in malls and coats stands because there's no place to go.
Ama bir nevi bu hisse alıştım.But, in a way, I've got used to the sensation of it.
Şimdi diğer pazar alışverişi için aynı şeyi yapalım.Now let's do the same thing for the other time we went to the market.
Yani bu bir halk kütüphanesi olarak alışılmadık bir bina. açıkçası.So, it's an unusual building for a public library, obviously.
Ortama alıştığımda sanki büyük bir oyun bahçesi gibi geldi,When I got comfortable in the space, it also felt like a big playground.
Onun alçak sesle kendi kendine konuşma alışkanlığı ona düzenli olarak arttı, ama olsaHis habit of talking to himself in a low voice grew steadily upon him, but though
Şekil ve alıştırmalar ışınları ve yansıma olayını kolaylaştıracaktır.Usually people will draw an arrow here, just saying an arbitrary object
İronik fakat, alışılmış sivilce ürünleri sivilce oluşumunu arttırır.Ironically conventional acne skincare products can actually exacerbate acne.
Dışarıdaki çember hangi alıştırmalara odaklanmışlar onu gösteriyor.The outer circle shows what exercises they were focused on.
Ve değişmekten korkuyodum. çünkü sadece yürüyen adama çok alışmıştım.And I was afraid to change, because I was so used to the guy who only just walked.
Durdurmak istemediğim bu kişiye çok alışmıştım.I was so used to that person that I didn't want to stop.
Bu havalimanındaki alışılmışın dışında yapılmış bir bank.This is an unusual installation of airport seating.
Nörobilim'den biliyoruz ki merhamet, alışılmışın dışında birkaç olağanüstü özelliğe sahiptir.Now we know from neuroscience that compassion has some very extraordinary qualities.
Ve şimdi f(x) ekseni çizelim, ya da alıştığınız adıyla y ekseni.And let's draw the f of x-axis, or you might be used to calling that the y-axis, but-- OK.
Yani iki NADHs ve ardından artı bu iki ATP alışmak yatırım aşamasında.So two NADHs and then plus these two ATPs get used in the investment phase.
Yani bu iki alışmak.So these two get used.
Daha dikkatli baktığınızda alışılmamış başka örüntüler keşfedebilirsiniz .And if you look hard you can discover even more unusual patterns.
Ve bu Yüksek Mahkemenin patent kapsamını ilk kez ele alışı olmuştur.And this is the first time the Supreme Court has taken up that scope of patentability.
Başka bir düşünme şekli ise nasıl kendimizi bu havalandırmaya alıştırdığımızdır.Another way to think about it is how we ventilate ourselves.
Alışageldiğimiz klasik resimleri düşünürsek, bu eser tam olarak bir resim sayılmaz aslında.It's not really a painting entirely.
Bu otel konferans salonu internet alışverişi ile ilgili bir grup görüşmesi için hazırlandı.This hotel conference suite has been prepared for a focus group discussion on internet shopping.
Biliyormusunuz bilmiyorum ama, bakteriler aslında DNA alışverişi yapabilirler.I don't know if you know this, but bacteria can actually exchange DNA.
Eğer size karışık geldiyse ilerleyen videolarda Snell Yasasıyla ilgili alıştırmalar yapacağız.Now if this looks confusing at all, we're going to apply it a bunch in the next couple of videos.
Bugün, biraz alışılmadık yollarla öykü koleksiyonu yapmaktan bahsedeceğim.So I'm going to talk today about collecting stories in some unconventional ways.
Buna çok alışığız.We're very used to this.
Alışırsın, merak etme.You'll get used to it!
Hayatının son alışverişini başkaları yapıyor.The last shopping of your life is done by others.
Ceza, kreşin alışılagelmişini bozdu.The fine broke the culture of the daycare center.
Cezayla bozulan alışılagelmiş davranış aynen devam etti.The culture that got broken by the fine stayed broken when the fine was removed.
Yani oyunları edinişimiz çok ilginç ve alışılmışın dışında.So the way we acquired the games is very interesting and very unorthodox.
Ama bu alıştırmada oksijen molü amonyak molünden az. aIn the example that we're working through, we've been given less moles of oxygen than ammonia.
Ben Lübnandaydım ve 3 kez öpmeye alıştım.I went to Egypt.
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma'Company.' It is a customary contraction like our
Ben arkadaşımın maskeler kullanımı inanılmaz güçlere olarak Alışıldık zorunda kaldıAccustomed as I was to my friend's amazing powers in the use of disguises, I had to
Alışkanlıklarını izlemek olduğunu varsayalım, ve belki Bayan ev,I suppose that you have been watching the habits, and perhaps the house, of Miss
Holmes güldü ve koltuğunu wriggled, onun alışkanlığı yüksek ruhları.Holmes chuckled and wriggled in his chair, as was his habit when in high spirits.
Ve burada gördüğünüz gibi kasklarıyla alışveriş yapıyorlar.And you can see there they're shopping with their helmets.
Bu çalışmaya alışkın olduklarımızdan değil.It's nothing we're used to working with.
Biz tek bir vektörle çalışmaya alışkınız.We're so used to working in one vector.
Buna alışık değiliz ve böcekleri bizden çok farklı organizmalar olarak görüyoruz.We're not used to it, and we see insects as these organisms that are very different from us.
Yani böcek yeme düşüncesine alışmak zorundayız.So we have to get used to the idea of eating insects.
İnsanlar buna çabucak alıştı.So people get wrapped up in it.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.They would assume the commanding role of traditional disciplines.
Forumlarda alışık olduğumuz bu şeyler 4chan için geçerli değiller.These things that we're used to with forums don't exist on 4chan.
Vektörlerin fonksiyonlarından bahsettiğimizde kullanmaya alıştığımız bir kelime vardır.When we talk about functions of vectors the term that we tend to use is the word transformation.
Bu sembole alışmanız için çabalıyorum.And I just want to make you comfortable the notation.
Neyse ki, önceki başkan gibi bize "alışverişe çıkmamızı" söylemedi.He did not, happily, follow in the footsteps of his predecessor, and tell us to just go shopping.
O halde endişelenmeyi bırakın da alışverişe devam edin.So stop worrying and keep shopping.
İngiltere'ye yapılan bir iş gezisinde,Godtfred büyük bir alısveris merkezinin müdürüyle tanıstı.On a business trip to England, Godtfred met the head of a big shopping center on his way home.
Isı alışverişi daha anlaşılır olmuştur sizin için.I think that's fairly intuitive.

İlgili Sayfalar