alış ile cümle
alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Matematiksel gösterim bir yana,integral dönüşümler arkasında alıştırma anlaşılmayı kolaylaştırır.Mathematical notation aside, the motivation behind integral transforms is easy to understand.
Oğlu Erdal'ı da uyuşturucu üretmeye alıştırmıştır.She also introduced her son to heroin consumption.
Forbes, Mall of the Emirates'i Dubai'deki ilk beş alışveriş merkezinden biri olarak gördü.Forbes has also recognized Mall of the Emirates as one of the top five shopping malls in Dubai.
Online alışveriş yapılmaz ve araçlar online takip edilmez.Tickets cannot be purchased online.
Alışılmadık inançlara bağlı olmaya daha fazla meyillidirler.They are also more likely to hold unconventional beliefs.
Alisiklik bileşikler bağlı bir veya daha fazla alifatik yan zincir içerebilir.Alicyclic compounds may have one or more aliphatic side chains attached.
Zayıflıklarımızı, alışkanlıklarımızı ve daha pek çok şeyi.Complications, complications and some more complications.
Kentlerin erdemi iste bu yoğunluklu, fraktal, çok katmanlı bilgi alışverişidir.The virtue of cities is this dense, fractal, multilayered information exchange.
"Milli Mücadele'de Bir Vali: Sivas alisi Mehmet Reşit Paşa (1868*1924)". şeklindedir."Millî Mücadele'de Bir Vali: Sivas Valisi Mehmet Reşit Paşa (1868-1924)".
M87, alışılmadık derecede büyük küresel yıldız kümeleri popülasyonuna sahiptir.M87 has an abnormally large population of globular clusters.
Geçmişte hizmet vermiş olduğu bina bugün lüks bir alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.The old building is currently used as a luxury shopping venue.
Alison Kelly - Nicholas'ın kendisinden kaçmak için Yunanistan'a taşındığı kız arkadaş.Alison Kelly – Nicholas' recent Australian girlfriend, whom he abandons to go to Greece.
Oyuna aynı zamanda Magnolia Promenade adlı Simlerin alışveriş yapabileceği bir harita eklenmiştir.The game also features a new neighborhood called Magnolia Promenade where you can go shopping.
Dubai Orta Doğunun alışveriş başkenti olarak tanımlanmaktadır.Dubai has been called the "shopping capital of the Middle East".
Fakat deneme mahiyetinde kendisi ve asistanları da kullanınca uyuşturucu alışkanlığına düştüler.Knowing well the danger, he and his assistants tried the vaccine on themselves.
Halen Nebraska'da bulunan en büyük alışveriş merkezidir.It is the largest mall in Nebraska.
Şehrin Alışveriş ihtiyacının çoğunluğu buralardan karşılanmaktadır.Almost everything could be purchased from the store.
Nappytabs tarafından koreografi hazırlandı ve alıştırmalarda Paul Karmiryan yardımcı oldu.The routine was choreographed by Nappytabs and with training help from Paul Karmiryan.
Çoğunlukla Orchard olarak bilinmekte olup büyük bir alışveriş caddesi ve turistik cazibe merkezidir.Often known colloquially as Orchard, the area is a major shopping belt and tourist attraction.
3 Nisan 2016 tarihinde kaynağından Arşivlendi. ^ "Alisa AGAFONOVA / Alper UCAR: 2016/2017"."Alisa AGAFONOVA / Alper UCAR: 2016/2017".
Bu fikrin ilgi yaratmak için yeterince alışılmadık olduğunu biliyordum ...I knew that the idea was quirky enough to create interest ...
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.Privately, it was his custom to slay his practice opponents.
Bu filmde o pantolonuna rastgele nesneleri yapıştırma bir tuhaf alışkanlığı vardır.In this movie he has a bizarre habit of sticking random objects in his pants.
Bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır.She works at a shopping mall as a security worker.
Çoğunlukla, herkesin etkilendiği ve alışık oldukları bir ayrımcılık altında yaşıyorlardı.Jews mostly lived under discrimination that affected everyone, and to which they were habituated.
Liman yakınlarında Oddensenterette alışveriş yapılabilmektedir.Shopping is also available in Oddensenteret along the harbour.
Buna alışkın olmayan Haçlı orduları sıcaktan bitkin hale geldiler.According to those who knew him, the war deeply depressed Dayan.
Grupta Alison Goldfrapp (vokal, synthesizer) ve Will Gregory (synthesizer) yer alır.The duo consists of Alison Goldfrapp (vocals, synthesizer) and Will Gregory (synthesizer).
Hating Alison Ashley isimli 2005 Avustralyan filmi de ayrıca Buffy'e ait atıflar barındırır.The 2005 Australian film Hating Alison Ashley also briefly refers to Buffy.
Kudüs kaynağı: Bu kısa kaynakta David'in Kudüs'ü Yebusilerin elinden alışı anlatılır.Jerusalem source: a fairly brief source discussing David conquering Jerusalem from the Jebusites.
Sütlüce ismine yeni yeni alışılmaktadır.The name milk glass is relatively recent.
İşlemci: 32-bit 66 MHz ARM9 tabanlı RISC CPU Radyo: geliştirilmiş alış için katlanabilir anten.Processor: 32-bit 66 MHz ARM9-based RISC CPU Radio: foldout antenna for improved reception.
Alisha Boe: Jessica Davis, Hannah ile aynı dönem Liberty Lisesi'ne kaydolan bir öğrenci.Alisha Boe as Jessica Davis, a student who starts attending Liberty High at the same time as Hannah.
Alış ve satış arasındaki farka spread denir.The first distinction is that made between purchases and sales.
Saçları alışılmış kızıllıkta ya da bazen kül rengindedir.His hair may be the usual red, or at times ash coloured.
Sam sigara içmeye alış.He smokes cigarettes.
Alman komutan, alışılmış biçimde davranmayarak kentin Macar komutanına pek danışmadı.The German commander did not typically consult the Hungarian commander of the city.
Villaggio Mall Alışveriş Merkezi.Ville 2 shopping mall.
Alışveriş tutkunu, kredi kartını ele geçirdiğinde yakıyor.However, she is disappointed when she receives a credit card.
Saf şeytan yerine, Ren daha alışık olduğumuz bir şey: O bir insandır.Rather than pure evil, Ren is something far more familiar: He is human.
Geniş gagaları ve zayıf bacakları, onların diyetini ve ağaçlarla ilgili alışkanlıklarını yansıtır.Their broad bills and weak legs reflect their diet and arboreal habits.
Günümüzde alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.Nowadays they are used as a shopping mall.
Bir kadının dört günden uzun süren döngü uzunluğu değişimleri yaşaması alışılmadık bir durumdur.It is unusual for a woman to experience cycle length variations of more than four days.
Zaten alışılmış şekilde klasik bir dramatik hikâye örgüsü de yoktu."We weren't playing any old, cataloged material.
Uçan balık fitili (yaban arısı) havai fişek bileşeninin alışılmadık bir türüdür.A flying fish fuse (bumblebee) is an unusual type of component for fireworks.
Bu parkta hiçbir alışveriş dükkanı bulunmamaktadır.There is no grocery shop in this area.
Alışveriş merkezinin tamamı ise 1983 yılında açıldı.The shopping center opened in 1981.
Onları kendine alıştır.Get used to it.
Puanlama sistemi alışverişin riskini azaltmayı amaçlamaktadır.This shoaling mechanism seems reduce their predation risk.
Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir.Aestivation only occurs during unusual drought conditions.
Yerleşim, alışveriş ve eğlence bölgesi olarak kullanılır.It is recognized as the ascendant shopping and entertainment district.
Dondurma salonlarının bir dizi lezzet ve ürün sunması alışılmış bir durumdur.It is customary for ice cream parlors to offer a number of flavors and items.
Erişim tarihi: 15 Aralık 2006. ^ a b Boddy-Evans, Alistair.Retrieved 5 May 2012 Boddy-Evans, Alistair.
1978 yılında Hollywood'a taşındı ve dublajcı Daws Butler ile alıştırma yaptı.Cartwright moved to Hollywood in 1978 and trained alongside voice actor Daws Butler.
Para ve mal alışverişinin yapıldığı bir loncası vardır.The Indians have a lease/ purchase deal.
Harry, her sene buraya alışveriş için gelmektedir.Она ходит в супермаркет каждую неделю.
1946 yılında civarın en büyük alışveriş merkezleri bu bölgeye açılmıştır.It has since being opened in 1941 the areas major airport.
Alfa Romeo Spider 1966'ya kadar olan bütün arabalar oyuna henüz yeni alışanlar içindir.All Alfa Romeo Spider models from 1983 onward used electronic VVT.
Bütün bölgeden insanlar pazara alış verişi gelmektedir.People from all over the state come here to buy from this market.
Ancak sonradan bu alışkanlığını hızlı gelişleri ile sonlandırmıştır.After that his works appeared in rapid succession.