alış ile cümle

alış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Pazartesi günleri genellikle alışverişe gitmem.I don't usually go shopping on Mondays.
Tom alışverişe gitmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to go shopping.
Tom kiminle alışveriş yapmaya gitti?Who did Tom go shopping with?
Tom yeniden kullanılabilir alışveriş çantasını unuttu.Tom forgot his reusable shopping bag.
Eşlerimiz birlikte alışverişe gitti.Our wives went shopping together.
Tom, Mary ile alışveriş merkezine gitti.Tom went to the mall with Mary.
Gözlerini yavaşça karanlığa alıştırdı.Slowly his eyes adjusted to the darkness.
Tom onu yapmaya alışkın.Tom is used to doing that.
Leyla alışveriş çılgınlığına gitti.Layla went on a shopping spree.
Onu yapmaya alışkın değilim.I'm not used to doing that.
Bunu yapmaya alışkın değilim.I'm not used to doing this.
Tom Mary'yi alışveriş merkezine götürdü.Tom drove Mary to the mall.
Onu yapmaya alışkın değiliz.We're not used to doing that.
Bu kadar çok gürültüye alışkın değiliz.We're not used to so much noise.
Çok fazla gürültüye alışkın değiliz.We're not used to so much noise.
Bu tür yiyeceğe alışkın değiliz.We're not used this kind of food.
Tom, Mary'nin kiminle birlikte alışveriş yapmaya gitmeyi planladığını bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was planning to go shopping with.
Alışılmışın dışında düşünme yeteneğim için kendimle gurur duyuyorum.I pride myself on my ability to think outside the box.
Alışverişe Tom'la gitmektense seninle gitmeyi tercih ederim.I'd rather go shopping with you than with Tom.
Tom alışveriş merkezine geri gitti.Tom went back to the mall.
Tom ve Mary sık sık birlikte alışverişe giderler.Tom and Mary often go shopping together.
Tom ve Mary alışveriş merkezine gidiyorlar.Tom and Mary are going to the mall.
Leyla kızını alışverişe götürdü.Layla took her daughter shopping.
Bu zaten bir alışkanlıktır.This is already a habit.
Gürültüye alışmam uzun zaman aldı.It took a long time for me to get used to the noise.
Geç saatlere kadar ayakta kalmaya alışkınım.I'm used to being up until late.
Yavaşça onun gözleri karanlığa alıştı.Slowly his eyes got used to the dark.
Alışveriş listesine "şeker" koydun mu?Did you put "sugar" on the shopping list?
Şarap, insanın aklını göstermek için alışkanlıktır.Wine is wont to show the mind of man.
Alışığım bunu yapmaya.I'm used to doing that.
Bunu yapmaya alışkınım.I'm used to doing that.
Tom ile alışverişe kim gitti?Who went shopping with Tom?
Tom'un mutfak alışverişini nereden yaptığını bilmiyorum.I don't know where Tom buys his groceries.
Tom'la alışverişe gitmek istiyorum.I want to go shopping with Tom.
Tom ve ben sık sık birlikte alışverişe gideriz.Tom and I often go shopping together.
Tom bunu tek başına yapmaya alışkındır.Tom is used to doing that alone.
Tom'un bunu yapma alışkanlığı var.Tom has the habit of doing that.
Tom ve ben alışveriş merkezine gidiyoruz.Tom and I are going to the mall.
Tom'un Mary ile alışverişe gitmesini istemiyorum.I don't want Tom to go shopping with Mary.
Tom soğuğa alışkın.Tom is accustomed to the cold.
Alışverişe gitmek istedim.I wanted to go shopping.
Bir alışveriş listesi hazırladım.I made a shopping list.
Tom biraz alışveriş yapmak isteyebilir.Tom might want to do some shopping.
Tom ile alışverişe gitmen gerekmiyor muydu?Weren't you supposed to go shopping with Tom?
Hiç Tom'la alışverişe gider misin?Do you ever go shopping with Tom?
Genellikle alışverişe nereye gidiyorsunuz?Where do you usually go shopping?
Sık sık Tom ile alışverişe giderim.I often go shopping with Tom.
Tom kazanmaya alışık.Tom is accustomed to winning.
Tom muhtemelen pazartesi günü Mary ile alışverişe çıkacağını söyledi.Tom said he'd probably go shopping with Mary on Monday.
Henüz alışveriş yapmadım.I haven't gone shopping yet.
Yarın alışverişe gidelim.Let's go shopping tomorrow.
Biraz alışveriş yapmak istiyorum.I want to do some shopping.
Mary alışveriş yaparken Tom parkta bekledi.Tom waited in the park while Mary was shopping.
Tom'un Mary ile alışverişe gitmesi gerekmiyor muydu?Wasn't Tom supposed to go shopping with Mary?
Mary alışveriş yaparken Tom parka gitti.Tom went to the park while Mary was shopping.
Tom Mary ile alışverişe gitmiş olmalıydı.Tom should've gone shopping with Mary.
Tom alışverişe gitmek zorunda kaldı.Tom had to go shopping.
Ben sadece alışverişe gittim.I just went shopping.
Tom'un Mary ile alışverişe gitmesini istedim.I asked Tom to go shopping with Mary.
Biraz alışveriş yaptım.I did some shopping.

İlgili Sayfalar