alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yuva, alçak fundalıklarda yere yakın yapılır.De bygger sitt enkla bo direkt på marken.
Bir alçak Dünya yörüngesi, yapay uydu konumlandırmak için en basit ve en ucuzudur.En låg omloppsbana är enklast och billigast för placering av satelliter.
Alçak yerlerde fundalıklar azalmıştı.Det blev en nedtur i de lägre divisionerna.
Arado Ar 96, Alman yapımı tek motorlu, alçak tek kanatlı ve tamamı metal ile kaplı uçaktır.Junkers W 33 är ett tyskt lågvingat enmotorigt flygplan byggt helt i metall.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Man ville ha en så billig bil som möjligt med stor motor.
Araç M4 Shermanına göre hızlı ve daha alçak bir yapıya sahipti.Den var snabb och hade en lägre profil än M4 Sherman.
Bazı durumlarda alçaktan uçan helikopterlere karşı uçaksavar olarak kullanılabilir.På lägre höjd evakuerades de därför med helikopter.
Alçak bitki örtüsünde saklanabileceği çorak fundalıkları ve çalılıkları tercih eder.Den föredrar ställen med buskar eller klippor för att gömma sig.
Yeni Gine, Salomon Adaları ve Yeni Hebrides adalarının alçak topraklarını sıtma kırıp geçirir.Hans verksamhetsområde omfattade Nya Hebriderna och Salomonöarna.
Rüzgar yüksek basınç alanından , alçak basınça doğru eser.Luften vill röra sig från det högre till det lägre trycket.
Alçak Saksonca Vikipedi'nin 2007 yılı sonunda madde sayısı 2500'ü geçmiştir.Och mellan 2005 och 2010 hade hela Subsahariska Afrika en fertilitetsnivå på 5,0.
Araziler genellikle alçak tepelerle düzlük araziler şeklindedir.De är oftast klätterväxter med ganska tunna strukturer.
2004 yıllı – 15-metrelik alçak tabanlı şehir otobüsün üretimi başlandı.2004 рік — Почато виробництво низкопілогового міського 15-метрового автобуса.
Alçakgönüllü bir insandı.Він тоді був скромним хлопцем.
Model 188 Electra alçak kanatlı Allison 501-D13 turbo fanlıdır.Модель 188 Electra є консольним низькопланом з чотирма турбогвинтовими двигунами Allison 501-D13.
Yüksek hızda ve alçak uçarlar.Літає низько та з високою швидкістю.
Alçak motosikletЕлектричний велосипед
Kırık havanın temposu Alçak Havadan daha hızlıdır.Найнижчий приквітник коротший від суцвіття.
Güneydoğusu dışında, Senegal oldukça düz ve alçak bir ülkedir.Сенегал переважно сонячна і суха країна.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.Межує з селами Круглоозерка та Залізний Порт.
Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır.Сільське господарство Південної Осетії перебуває в скрутному становищі.
Alçak yerlerde fundalıklar azalmıştı.Трохи нижче йшли житлові будинки.
Son derece alçakgönüllüdür.До речі, вельми скромну.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Тому обрав для себе духовну кар'єру.
Birkaç adımda mağaranın alçak girişine gelinir.У верхньому відділі через стінку проходить вхід у печеру.
Sen çok alçak gönüllüsün.Ти дуже скромний.
Cimri ve alçak kimselerle ahbablık kurma.A nedávejte špatné míry a váhy!
Thomas Hibbs, National Review Online sitesinde Parris'i "alçakgönüllü mizah" olarak sundu.Kritik Thomas Hibbs z National Review Online poznamenal, že Parrish hrál tuto roli se „skromným humorem“.
Adriyatik kıyısı ve adalara yakın orta ve güney bölgeler, alçak dağ ve ormanlık arazilerden oluşur.Střední a jižní oblasti poblíž jadranského pobřeží se skládají z nízkých hor a zalesněných vrchovin.
1100–2000 m yüksekliklerde yaşar, ancak kötü hava şartlarında alçak bölgelere inerler.Dává přednost životu ve výškách kolem 1100–2000 m, za špatného počasí však sestoupí i níž.
Araç %100 alçak tabanlıdır.Neudržujte stále při 100% nabití.
Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır.Jižní oblast je nižší.
Bunlardan en büyüğü deniz seviyesinin 35 m altında olup, Arjantin 'in en alçak noktasıdır.Hladina jezera leží 105 m pod úrovní moře a je tak nejníže položeným místem v Argentině a sedmým na světě.
Yuva, alçak bir fundada yerdedir.Stavba leží na obdélném půdorysu.
Alçak gerilim veya yüksek gerilim elektrik ile temas kardiyak aritmi veya kalp krizi ile sonuçlanabilir.Kontakt s proudem o nízkém i vysokém napětí může způsobit srdeční arytmii nebo zástavu srdce.
Şehir dalgalı arazide alçak kıyı tepeleri ve yoğun ticaret sokakları ile karakterizedir.Vyznačuje se mírně zvlněným terénem, nízkými pobřežními kopci a rušnými komerčními uličkami.
Bu da alçak irtifalarda çok büyük mesafelerden alımın gerçekleşmesini sağlar.Navíc se takto dají objevit ložiska důležitých nerostů.
Bazı bölgelerde kötü hava koşullarında alçak konumlara taşınır.Ve venkovních prostorech odolá i nepříznivým povětrnostním podmínkám.
Bant geçiren filtre için alçak ve yüksek geçiren iki filtre seri olarak bağlanır.K filtrování pevné stravy slouží dvě sady filtrů.
Araziler genellikle alçak tepelerle düzlük araziler şeklindedir.Krajina je většinou pokryta nízkými kopci s terasovitými políčky.
Bu bulut türü de yukarıya doğru büyür ve alçak bulut seviyesinden yüksek bulut seviyesine kadar uzanır.Blesk může uhodit z mraku vzhůru stejně jako dolů.
Güney ve doğudan sınırlayan kıyılar ise alçaktır.Nižší jižní a východní svahy jsou zalučněny.
BMC Procity, BMC tarafından şehir içi kullanıma yönelik üretilen alçak tabanlı otobüs modelidir.Jedná se o jediné BMW s motorem uprostřed, které se prodávalo veřejnosti.
Kuru ortamlardaki alçak boylu otları tercih eder.Preferă însă apele de adâncimi mici.
En alçak nokta ise deniz seviyesindeki Potomac Nehri.În schimb, cel mai jos punct este chiar nivelul mării, aflat în râul Potomac.
Bu alçak geçiren filtredir.Acesta este un filosilicat.
Alçak gerilim veya yüksek gerilim elektrik ile temas kardiyak aritmi veya kalp krizi ile sonuçlanabilir.Contactul cu tensiunea înaltă sau joasă poate produce aritmii cardiace sau stopuri cardiace.
Mest dönemindeki erkekler, çok belirgin alçak frekanslı "motosiklet" sesine benzeyen uğultular çıkarır.Masculii în călduri emit un uruit distinct, cu frecvență redusă, numit „motocicleta”.
Azak Denizinin kıyıları alçaktır.Carnea cosacului este de calitate inferioară.
Limmat'ın en alçak olduğu yer, 392 metre ile Oberengstringen'dir.Cel mai jos punct al Limmat-ului e în municipiului Oberengstringen, la 392 m deasupra nivelului mării.
Alçak Dünya yörüngesi uyduları olup her 90 dakikada bir bir dünya yörüngesini tamamlamaktadırlar.Sateliții aflați pe orbita joasă a Pământului se rotesc complet în jurul Pământului la fiecare 90 de minute.
Alçakgönüllü bir insandı.A fost un om mândru.
En alçak noktası Tisza Nehri'dir.Cel mai mare afluent este râul Putila.
Alçakgönüllülük olmadan, yiğitlik tehlikeli bir oyundur.Fără umilință, curajul este un joc periculos.
14 Mayıs'ta oluşan alçak basınç Balkanlar'a doğru hareket etti.Május 14-én az alacsony nyomás áthelyeződött a Balkán fölé, ahol megrekedt.
Araç %100 alçak tabanlıdır.A jármű 100%-ban alacsony padlós.
Ancak alçak irtifada etkisiz olduğu çok geçmeden ortaya çıktı.Ám túl hosszú ideig volt jelen ahhoz, hogy hatás nélkül múljék el.
Azak Denizinin kıyıları alçaktır.A tengerpart mocsaras.
Dirac alçakgönüllülüğüyle de tanınırdı.Dirac oli kuuluisa myös vaatimattomuudestaan.
Azak Denizinin kıyıları alçaktır.Meren lahdet ovat matalia.