alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Desde luego, vamos a la Enciclopedia Britannica y abrimos en la V.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Je kan natuurlijk de Encyclopaedia Britannica openslaan op de L.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Natürlich wüde man die Encyclopedia Britannica nehmen und L aufschlagen.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Természetesen kinyitnák a Révai nagylexikont az É betűnél.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Vâng tất nhiên, bạn có thể dùng Bách Khoa toàn thư nước Anh và lật tới vần L.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Μα φυσικά, θα πηγαίνατε στην Εγκυκλοπαίδεια Μπριτάνικα και θα ανοίγατε το λήμμα Ζ.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Звичайно, ви б відкрили Велику Британську Енциклопедію на літері " Ж".
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Конечно, первым делом, вы заглянете в Британскую энциклопедию, найдёте букву Ж.
Şey tabi ki Britanica ansiklobedisini alcaktın ve L. yi açacaktın.Разбира се, взимаш Енциклопедия Британика и отваряш на Ж.
Simdi, yuksek ve alcaklari birkac ay arastirdiktan sonra,몇 개월동안 샅샅이 뒤진 끝에,
Simdi, yuksek ve alcaklari birkac ay arastirdiktan sonra,Több hónapig tartott a kutatás.
Simdi, yuksek ve alcaklari birkac ay arastirdiktan sonra,אחרי שחיפשתי כמה חודשים בכל מקום,
Simdi, yuksek ve alcaklari birkac ay arastirdiktan sonra,الآن بعد البحث قريبا وبعيدا لعدة أشهر،
Simdi, yuksek ve alcaklari birkac ay arastirdiktan sonra,ボランという分子があることを発見しました
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,A takto hovoril Šimei, keď zlorečil: Vyjdi, vyjdi, mužu krvi! A mužu beliála!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,A takto mluvil Semei, když mu zlořečil: Vyjdi, vyjdi, vražedlníče a nešlechetníče.
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,E, amaldiçoando-o Simei, assim dizia: Sai, sai, homem sanguinário, homem de Belial!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,így szóla Sémei szitkozódása közben: Eredj, eredj te vér[szopó] és istentelen ember!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,In tako je govoril Simej, ko je preklinjal: Pojdi, pojdi, krvoločnik in mož Belijalov!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,I tak mówił Semej, złorzecząc mu: Wynijdź, wynijdź mężu krwi, i mężu niezbożny.
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Ja kiroillessaan häntä Siimei sanoi näin: "Pois, pois, sinä murhamies, sinä kelvoton!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,시므이가 저주하는 가운데 이와 같이 말하니라 피를 흘린 자여 비루한 자여 가거라 가거라
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Och Simeis ord, när han förbannade honom, voro dessa: »Bort, bort, du blodsman, du ogärningsman!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Og Sime'i bante ham med de ord: Bort, bort med dig, din blodhund, din niding!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Og Simei forbandede ham med de Ord: "Bort, bort med dig, din Blodhund, din Usling!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Schimeï parlait ainsi en le maudissant: Va-t`en, va-t`en, homme de sang, méchant homme!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Simei decía maldiciéndole: --¡Fuera, fuera, hombre sanguinario y hombre perverso
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Simeì, maledicendo Davide, diceva: «Vattene, vattene, sanguinario, scellerato
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Simei mengutukinya dengan kata-kata, "Pergi! Pergi! Pembunuh! Penjahat
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Si-mê - i rủa_sả Ða - vít như lời nầy : Ớ người huyết , người gian_tà kia ! hãy đi nà , hãy đi nà !
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Si-mê -i rủa sả Ða-vít như lời nầy: Ớ người huyết, người gian tà kia! hãy đi nà, hãy đi nà!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Şimei vorbea astfel cînd blestema: ,,Du-te, du-te, om al sîngelui, om rău!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,So sprach aber Simei, da er fluchte: Heraus, heraus, du Bluthund, du heilloser Mann!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Και ουτως ελεγεν ο Σιμει καταρωμενος, Εξελθε, εξελθε, ανηρ αιματων και ανηρ κακοποιε
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,И Семей като кълнеше говореше така: Излез, излез, мъжо кръвниче и мъжо злосторниче!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,Так говорил Семей, злословя его: уходи, уходи,убийца и беззаконник!
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,וכה אמר שמעי בקללו צא צא איש הדמים ואיש הבליעל׃
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,وهكذا كان شمعي يقول في سبه اخرج اخرج يا رجل الدماء ورجل بليعال.
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,示 每 咒 罵 說 、 你 這 流 人 血 的 壞 人 哪 . 去 罷 去 罷
Şimi lanetler okuyarak, ‹‹Çekil git, ey eli kanlı, alçak adam!›› diyordu,示每 咒 罵說 、 你 這流 人血 的 壞人 哪 . 去罷去罷
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Aldrig att ni lägre varelser kan slå mig...
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...É impossível vocês, criaturas inferiores, vencerem-me...
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Es imposible que unos seres inferiores como vosotros me derroten...
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...I laverestående væsner kan aldrig slå mig ...
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Nie mogą mnie pokonać niższe istoty.
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Non posso essere ucciso da creature inferiori come voi.
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Te alempiarvoiset olennot ette voi voittaa minua.
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Δεν μπορεί να ηττηθώ από κατώτερα όντα...
Siz alçak yaratıkların beni yenmesi imkansız...Вы, низшие создания, не можете одолеть меня...
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Du behøver ikke bukke - - for en, der står under dig.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Du behöver inte buga dig- -för nån under dig.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Não precisa de baixar a cabeça diante de alguém tão inferior a si.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Non c'è bisogno che si inchini davanti a qualcuno molto più in basso di lei.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.No tiene la necesidad de rebajarse ante alguien que está por debajo de usted.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Teidän ei tarvitse kumartaa alempiarvoisellenne.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Δεν χρειάζεται να υποκλίνεσαι σε κάποιον τόσο κατώτερό σου.
Sizden daha alçak biri karşısında eğilmenize gerek yok.Не стоит кланяться тем, кто стоит ниже тебя.
Son olarak, kuzeye doğru gittikçe güneşin daha alçaktan göründüğünü biliyorlardı.Infine, i Greci sapevano anche che il sole appare più basso all'orizzonte quando si viaggia verso nord.
Son olarak, kuzeye doğru gittikçe güneşin daha alçaktan göründüğünü biliyorlardı.마지막으로 여러분이 북쪽으로 여행할수록 태양은 낮게 떠오른다는 것도 알았습니다.
Son olarak, kuzeye doğru gittikçe güneşin daha alçaktan göründüğünü biliyorlardı.Konečně, Řekové také věděli, že slunce se objevuje níže na nebi, když cestujete na sever.