alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Et elle a fait un passage très bas, à quelques centaines de kilomètres au-dessus de la surface.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Ha volato molto bassa, solo poche centinaia di chilometri sopra la superficie.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Hizo una pasada a muy baja altura, a unos pocos cientos de kilómetros sobre la superficie.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.이 사진은 위성 표면으로부터 불과 수백 km 상공에서 찍은 겁니다.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Nagyon alacsonyan repült, csak néhány száz kilométerrel a felszín felett.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Passou a muito pouca distância, a poucas centenas de quilómetros da superfície.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Så den gjorde en väldigt låg genomfart, bara några hundratals kilometer över ytan.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Sie flog sehr niedrig vorbei, nur einige hundert Kilometer über der Oberfläche.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Takže udělala velmi nízký přelet, jen několik stovek kilometrů nad povrchem.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Vì nó di chuyển thấp, chỉ vài trăm kilometers bên trên bề mặt
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Ze voerde een zeer lage passage uit, een paar honderd kilometer boven het oppervlak.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Οπότε έκανε ένα πολύ χαμηλό πέρασμα, λίγες εκατοντάδες χιλιόμετρα μόλις πάνω από την επιφάνεια.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Мина много ниско, само на няколкостотин километра над повърхността.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.Он сделал очень близкий проход, всего лишь пару сотен километров над поверхностью.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.כך שהוא עבר במסלול נמוך רק כמה מאות קילומטרים מעל פני השטח
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.المسبار اتخذ مسارا قريبا جدا من سطح القمر انسليداس بضعة مئات من الكيلومترات فوق سطحه
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.数百km上空を通りました これも氷が噴出している本物の写真です
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Albowiem się kocha Pan w ludu swym; pokornych zbawieniem uwielbia.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Căci Domnul are plăcere de poporul Său, şi slăveşte pe cei nenorociţi, mîntuindu -i.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Car l`Éternel prend plaisir à son peuple, Il glorifie les malheureux en les sauvant.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Denn der HERR hat Wohlgefallen an seinem Volk; er hilft den Elenden herrlich.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.For Herren har behag i sitt folk, han pryder de saktmodige med frelse.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Il Signore ama il suo popolo, incorona gli umili di vittoria
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Kajti veseli se GOSPOD ljudstva svojega, krotke diči z zveličanjem.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.여호와께서는 자기 백성을 기뻐하시며 겸손한 자를 구원으로 아름답게 하심이로다
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Lebo Hospodin má záľubu vo svojom ľude; zdobí pokorných spasením.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Mert kedveli az Úr az õ népét, a szenvedõket szabadulással dicsõíti meg.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Nebo zalíbilo se Hospodinu v lidu jeho; onť ozdobuje pokorné spasením.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Porque Jehovah se agrada de su pueblo, a los humildes adornará con salvación
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Porque o Senhor se agrada do seu povo; ele adorna os mansos com a salvação.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Sillä Herra on mielistynyt kansaansa, hän kaunistaa nöyrät pelastuksella.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.thi HERREN har Behag i sit Folk, han smykker de ydmyge med Frelse.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.TUHAN berkenan kepada umat-Nya; Ia memberi kemenangan kepada orang yang rendah hati
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Ty HERREN har behag till sitt folk, han smyckar de ödmjuka med frälsning.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Vì Ðức Giê-hô-va đẹp lòng dân sự Ngài; Ngài lấy sự cứu rỗi trang sức cho người khiêm nhường.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Vì_Ðức_Giê - hô-va đẹp_lòng dân_sự Ngài ; Ngài lấy sự cứu_rỗi trang_sức cho người khiêm_nhường .
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Want de HERE houdt van Zijn volk. Hij bemoedigt en bevestigt de mensen, die zich aan Hem onderwerpen.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Διοτι ο Κυριος ευδοκει εις τον λαον αυτου θελει δοξασει τους πραους εν σωτηρια.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.Защото Господ има благоволение към людете Си; Ще украси кротките с победа.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.ибо благоволит Господь к народу Своему, прославляет смиренных спасением.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.כי רוצה יהוה בעמו יפאר ענוים בישועה׃
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.لان الرب راض عن شعبه. يجمل الودعاء بالخلاص.
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.因 為 耶 和 華 喜 愛 他 的 百 姓 . 他 要 用 救 恩 當 作 謙 卑 人 的 妝 飾
Çünkü RAB halkından hoşlanır, Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.因為 耶和華 喜愛 他 的 百姓 . 他 要 用 救恩 當作謙 卑人 的 妝飾
Daha ışık dolusun, daha alçak gönüllüsün, daha açık, daha canlısın bir şekilde.(Rires) Vous êtes plus lumineux, plus humble, plus ouvert, plus vivant quelque part...
Daha ışık dolusun, daha alçak gönüllüsün, daha açık, daha canlısın bir şekilde.Sokkal fénylőbb voltál, sokkal alázatosabb, sokkal nyitottabb, valahogyan sokkal élőbb.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Fliegt ihr höher oder tiefer, verliert das Flugzeug an Leistung.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Jeśli będziecie lecieć powyżej lub poniżej tej wysokości, wydajność Waszego samolotu spadnie.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Jestliže poletíte výše nebo níže, letadlo bude ztrácet na výkonu.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Si voláis más alto o bajo, el rendimiento del avión decaerá.
Daha yüksekten veya alçaktan uçarsan uçağının performansı düşer.Si vous volez plus haut ou plus bas, il sera moins performant.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Denk aan het enorme morele gezag van de Dalai Lama -- dat komt van zijn morele nederigheid.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Denken Sie an die riesige moralische Autorität des Dalai Lama -- sie kommt aus moralischer Demut.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Gândește-te la uriașa autoritate morală a lui Dalai Lama -- ea izvorăște din umilitatea sa morală.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Gondolj a dalai láma hihetetlen erkölcsi tekintélyére -- és mindez az erkölcsi alázatából fakad.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.달라이 라마에게서 느껴지는 엄청난 도덕적 권위를 생각해보세요. 그의 권위는 그의 도덕적 겸손함에서 나온 것입니다.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pensate all' enorme autorità morale del Dalai Lama -- che viene dalla sua umiltà morale.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pensez à l'énorme autorité morale du Dalai Lama -- cela provient de son humilité morale.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Piensa en la inmensa autoridad moral del Dalai Lama -- y proviene de su humildad moral.
Dalai Lama'nın muazzam moral otoritesi hakkında düşünün- ve bu onun moral alçakgönüllüğünden gelir.Pikirkan tentang otoritas moral Dalai Lama yang sangat besar -- dan itu datang dari kerendahan hati moralnya.