alçak ile cümle
alçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben çok alçakgönüllüyüm.I'm very humble.
Bu masa senin için biraz alçak, değil mi?This desk is a little too low for you, isn't it?
İnsanları dua ederken öldürmek akla gelebilecek en alçakça şey.Killing people while they pray is the lowest thing imaginable.
Tom çok alçakgönüllü bir artist.Tom is a very humble artist.
Büyük bir alçakgönüllülükle yapılmış."It's done with a very great modesty".
Valfin çalışması için alçak basınç ve genellikle ikili veya üçlü giriş kuvveti gerekir.Valves require little pressure to operate and usually double or triple the input force.
SBIRS Low programının aslında alçak dünya yörüngesinde yaklaşık 24 uydudan oluşması bekleniyordu.The SBIRS Low program was originally expected to consist of about 24 satellites in low earth orbit.
Orion’da ayrı olarak fırlatılmalı ve Altair ile alçak Dünya yörüngesinde birleşmesi gerekiyordu.Orion would have been launched separately and would have linked up with Altair in low Earth orbit.
29 Ocak'ta Mısır avcı uçakları meydanda toplanan insanların üzerinden alçak uçuş yapmıştır.On 29 January, Egyptian fighter aircraft flew low over the people gathered in the square.
Binanın bodrum katı diğer katlardan daha alçak bir tavana sahiptir.The basement of the building has a lower ceiling than the other floors.
Ancak, yazar Simon Moore filmi Avrupa'da alçak gönüllülükle gerçekleştirilen kabul etti.Writer Simon Moore noted that the film performed modestly in Europe.
DAF ve VDL (Hollanda) ile birlikte 15 metrelik alçak tabanlı otobüs geliştirilmekte.Together with DAF and VDL (Netherlands) developed a 15-meter low-floor city buses.
En alçak nokta ise deniz seviyesindeki Potomac Nehri.The lowest point is sea level at the Potomac River.
Cleveland' in alçakta kalan birçok bölgesi tarım alanıdır.Much of the remainder of the lowland parts of Cleveland is farmland.
Dirac alçakgönüllülüğüyle de tanınırdı.Dirac was also noted for his personal modesty.
Şimdiye kadar Satürn V, alçak yer yörüngesinin ötesine insan taşımış olan tek fırlatma aracıdır.To date, the Saturn V is the only launch vehicle to transport human beings beyond low Earth orbit.
Bir dürüstlük ve alçakgönüllülük adamıydı.He was a man of integrity and modesty.
Michelangelo onun için alçak gönüllü bir kaide hazırlamıştı.Michelangelo provided an unassuming pedestal for it.
Alçak Dünya yörüngesi uyduları olup her 90 dakikada bir bir dünya yörüngesini tamamlamaktadırlar.The Low Earth orbit satellites complete one earth orbit every 90 minutes.
Üçüncüsü alçakgönüllü.And number three he was humble.
14 Mayıs'ta oluşan alçak basınç Balkanlar'a doğru hareket etti.On 14 May, the low moved over the Balkans, becoming stationary.
Kitap, "Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım" ile başlamaktadır.Again another scripture saith, I came not to call the righteous, but sinners.
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.I wanted to start off just at the lowest point in society, a very beaten down secretary."
"Alçakları tanıyalım...""Se upp för dårarna".
Ayrıca alçak gerilimin bir faydası da bina içi dağıtımda daha az yalıtım gerektirmesiydi.Welding also required fewer man-hours in construction.
Kolera, Ganj nehri'nin alçakta kalan bölgelerine özgüdür.Cholera was endemic to the lower Ganges River.
Alçakgönüllü bir insandı.He was a modest man.
Arazinin büyük kısmı alçak ve engebelidir.Most of the land is fully fertile; some of the land is dry and hilly.
Çoğu keskin bir canthus rostralise ve alçak bir burna sahip olmalarıyla ayırt edilir.Most are characterized by having a sharp canthus rostralis and an unelevated snout.
Akarsuyun en alçak kesimidir.Their Greatest Disgrace.
Dağların (Himalayalar, Alpler ve Kayalık Dağları gibi) alçak ve orta yüksekliklerinde bulunurlar.There are also other (lower) mountains with the same name in Møre og Romsdal.
Örneğin alçak Dünya yörüngesindeki bir görev, 9.3–10 km/s değerinde bir delta-v gerektirir.For example, a launch mission to low Earth orbit requires about 9.3–10 km/s delta-v.
Bir mercek temelde bir alçak geçiren düzlem dalga filtresidir. (bkz: düşük-geçiş filtresi)."Mitt Liv: En skämtsam filur med allvar i botten".
Fakat şaka/mizah ve alçak/dûn (karakterli kimseleri) severdi.And he likes them clipped and organized in a certain way.
Büyük Britanya'da genellikle kalkerli otlaklardaki alçak boylu bitkilerde ağ örerler.In Britain it is frequent in sheep-grazed calcareous grasslands.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.If a person loses consciousness underwater, there is considerable danger that they will drown.
Ülkenin güney bölgesi ise daha alçak bir konumdadır.The southern area is in even worse condition.
Yeşil parlamalar ufuk çizgisinin alçak olduğu her yerden görülebilir.Green flashes might be observed from any place with a low horizon.
Güneydoğusu dışında, Senegal oldukça düz ve alçak bir ülkedir.Senegal is mainly a sunny and dry country.
Gonets: Sivil, alçak Dünya yörüngesindeki bir iletişim uydu sistemidir.Gonets: Civilian low Earth orbit communication satellite system.
Olumlu Karma için üç yol ise; alçak gönüllülük, insaniyet (şefkat, iyilik) ve anlayıştır.Among the three of them she is the most troublesome one and described as strong, pretty, and sassy.
Alçak Hava: Buna Düz Oyun da denmektedir.Холодная погода – горячая игра.
Tavanın en alçak kısmına İsa'nın atalarını resmetti.On the lowest part of the ceiling he painted the ancestors of Christ.
Etrafı alçak bir duvar ve demir parmaklıklarla çevrilidir.It is surrounded by a low wall and railings.
Alçak seviyelerdeki wind shear özellikle geceleri ve sabah erken saatlerde gerçekleşir.Fog and low overcast are common, especially during the night and early morning hours.
Yuva, alçak fundalıklarda yerdedir.It is, in places, badly potholed.
Sevgili Anneciğim, Sayın Müdürüm, Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın!O parents, parents, a warning take, Don't chide your children, for heaven's sake!
Şekiller satıha alçak taraflarından yapıştırılmış gibidirler.Care needs to be taken with them, as they have venomous spines.
Aynı zamanda helikopter gibi yavaş ve alçak uçan hava hedeflerine karşı da kullanılabilirler.It can also engage low-flying air targets such as helicopters.
Arazinin en alçak yeri kesik bir çizgide çekilmiş bir dizi alçak duvardan oluşmaktadır.The lowest zone of the rampart consists of a row of short walls drawn in a broken line.
Kuleden ayrılan çıkıntı biraz alçaktır.The Bornant enters from the left slightly lower.
Uçan rüzgâr türbinleri, alçak veya yüksek irtifalarda çalışabilirler.Birds on the trunks may travel upwards or downwards.
Daniah alçak veya yakın demektir.Kam means little or scarcely.
Karısı Filiz (B.Yıldırımlar) ise tam aksine saf, temiz ve alçakgönüllü bir kadındır.The ailments of his wife, to whom he was strongly attached, were his only trouble.
Alçak komplekslidir.Reducible complexity.
Planitia, plana'dan farklı olarak alçak arazide yer aldıklarından alçaktaki düzlüklerdir.A planitia is a low plain, distinct from plana as they are located on lower terrain.
Kilise kariyerinin çok büyük kısmını Alçak Ülkeler'de harcamıştır.He spent the vast majority of his career in the lower leagues.
Alçak Dünya yörüngesine erişmek için gerekli olan delta-v (hız değişimi) 9.4 km/s civarında başlar.The delta-v needed to achieve low Earth orbit starts around 9.4 km/s.
Bu ise onları daha alçakgönüllü, daha savunmasız ve insana daha yakın kılıyor.That should make them more humble, more vulnerable and more human.
Daha ışık dolusun, daha alçak gönüllüsün, daha açık, daha canlısın bir şekilde.You're more luminous, more humble, more open, more alive, somehow.