Ana içeriğe geç
Sözlük

aktivite ile cümle

aktivite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Ženy se nezúčastnily.
Hem yerel aktiviteler hem de Avrupa çapında ESTIEM aktiviteleri organize ederler.Organizace a jednotlivci ale v rámci Evropského dne jazyků pořádají aktivity ve všech zemích Evropy.
Konser ve sosyal aktiviteler için de kullanılır.Kolonáda se využívá též ke společenským akcím a koncertům.
Birçok sosyal toplum örgütü de bu aktiviteleri "bir insan hakları ihlali" olarak değerlendirdi.Některé lidskoprávní organizace jej označily za válečný zločin.
Ancak aktivite için hareket edebileceği bir ortama ihtiyacı vardır.Jediné co potřebuje, je pohyb.
Daha önceden ise kültür ve eğlence aktiviteleri için kullanıldı.Kromě toho byla využívána i pro různé kulturní a zábavní akce.
Vitamin E aktivitesine göre en aktif olanı α-tokoferoldür.Biologicky nejúčinnější je α-tokoferol.
Dini aktivitelerin yasaklandığı bu dönemde Yahudi nüfusu 200-300 arasıydı.Uvádí se, že židovská komunita měla 200–300 členů.
Kongre aktiviteleri "program" olarak adlandırılır.Jednotlivý podnět byl nazýván „projekt“.
Öğrenciler ve gençlik grupları ülkenin birçok yerinde yürüyüş aktivitelerine katılır.Mládežnické skupiny a hnutí v různém stádiu vývoje.
Cemaatin küçük boyuna tezat olarak birçok kültürel aktiviteler gerçekleştirilmektedir.V obci se pořádá celá řada menších kulturních akcí.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Uskutečňují se v ní různé sportovní události.
Geocaching, çok eski bir aktivite olan "Letterboxing"e benzemektedir.Letterbox hybrid – Kombinace geocachingu a starší hry letterboxing.
BSA veya spermidin kullanılması enzimin aktivitesini artırır.U mužů FSH spolu s LH a testosteronem stimuluje spermatogenezi.
Bu aktivite ile uğraşan kişiye vücut geliştirici (Bodybuilder) denir.Člověk, který se tímto oborem zabývá, se nazývá organolog.
Küçük Buz Devri boyunca dünya yüksek volkanik aktivite yaşamıştır.În timpul micii ere glaciare, activitatea vulcanică de pe întreg Pământul a cunoscut o creștere.
En önemli aktiviteleri ticarettir.Principala sa activitate o reprezintă cea comercială.
Kongre aktiviteleri "program" olarak adlandırılır.Acest sistem a devenit cunoscut sub numele de „Sistemul Congresului”.
İşte tam bu zamanda, müzikal aktivitesini bir mesleğe dönüştürmüştür.Din acel moment, muzica a devenit profesia sa.
1129'daki Güneş lekesi aktiviteleri John of Worcester tarafından tanımlanmıştır.Camenița actuală este atestată documentar din 1062 ca oraș al Rusiei Kievene.
Güncel aktiviteler konsülün ofisinde koordine edilir.Activitățile curente sunt coordonate de Biroul Consiliului Facultății.
Çokça temiz hava ve fiziksel aktivite sana iyi gelecek.Mult aer proaspăt și exerciții fizice îți vor face bine.
Antiviral aktiviteAcțiune antivirală
Örneğin birçok Avrupa Birliği ülkesinde bir şirket yöneticisi, işçilerinin aktivitelerine karşı sorumludur.Ez azért fontos, mert sok EU-s országban a cégek vezetői felelősek az alkalmazottak internetes aktivitásáért.
Aynı zamanda yaz için planladığı aktiviteleri de yazmıştı.Ugyanakkor említést tett néhány nyárra vonatkozó tervéről.
İnsan aktivitesine iyi uyum sağlamasıyla bilinir.Úgy tűnik, az emberi tevékenységhez is jól alkalmazkodott.
Yıldızın yakın bir mesafede olması, parlama aktivitesinin detaylı gözlemine izin vermektedir.A csillag közelsége lehetővé teszi flertevékenységének részletes megfigyelését.
Bu durumda, spesifik aktivite μmol min−1 mg−1 aktif enzim olarak ifade edilmelidir.Az enzim maximálisan aktív, ha 1 mol enzimhez 1 mol aktivátor kötődik.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Több sportot maga is aktívan űzött.
Diğer aktiviteler Aziz Anton'da yapabilecekleri başka etkinlikler de bulunmaktadır.Elsősorban Szent Ágoston, de Canterburyi Szent Anzelm hatása is érződik a műben.
Medyaya yönelik eğitim alanındaki aktivitelerin önem derecesi yükselmektedir.A médiaoktatás területén végzett tevékenységek is egyre jelentősebb szerepet kapnak.
Soğuk savaş sırasında Murmansk, sovyet denizaltı ve buzkıranların aktivite merkezi oldu.A hidegháború idején Murmanszk a szovjet tengeralattjárók fő támaszpontja volt.
Kongre aktiviteleri "program" olarak adlandırılır.A csapatot "The Show"-nak hívják.
Milli park yapısı gereği pek çok aktiviteye ev sahipliği yapar.A MFO-park különböző tevékenységeknek ad otthont.
ACAT ile ayni aktiviteye sahiptir.A viszonylatot az ACTV üzemeltette.
Bu aşama şu prosesleri içerir: Bütün proses gruplarındaki bütün aktivitelerin bitirilmesi.Still Something To Prove: Teljesíts az összes fejezetet Expert fokozaton.
Motor sporları ve aktiviteleri, 1955 Le Mans faciasından sonra İsviçre'de yasaklandı.Ezután a svájci kormány betiltott minden autó- és motorsportrendezvényt az 1955-ös Le Mans-i tragédia miatt.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.Proteolitikus kísérleteivel meghatározta, hogy mely aminosavak alapvetőek az enzimatikus működéshez.
Sportif aktivite aracı.Motoros sportrepülőgép.
Birçok spor aktivitesinde bulunuyor.Többféle sportot gyakorolt.
Sosyal aktiviteleriSzociális tevékenységei
Bu Olaydan dolayı JYP Entertainment bir süre Çin aktivitelerini durdurdu.Korealainen JYP Entertainment joutui kokonaan lopettamaan toimintansa Kiinassa.
En önemli aktiviteleri ticarettir.Tuottoisin liiketoiminta on huumebisnes.
Fiziksel aktiviteler erkekler arasında popülerdi.Toimintapelit ovat miesten keskuudessa suositumpi kuin naisten keskuudessa.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Siellä on järjestetty myös lukuisia urheilutapahtumia.
Bu sürece radyo aktivite denilir.Maastossakin radiosuunnistusta on harrastettu.
Yakalamak için oyundışı aktiviteler gereklidir.Nämä tarvitaan toistohyökkäysten estämiseen.
Diğer NSAİ ilaçlar gibi, Diklofenak da diüretiklerin aktivitesini inhibe edebilir.Propranololi, kuten muutkin beetasalpaajat, saattaa pahentaa masennuksen oireita.
Hastanın fizyolojik durumu, başka hastalıklarının varlığı, genel aktivite seviyesi iyi değerlendirilmelidir.Hoitopäätökseen vaikuttavat potilaan ikä, kokonaistilanne, muut sairaudet ja lääkehoidot.
Adalar volkanik aktiviteye sahiptir.Niillä on edelleen aktiivista vulkaanista toimintaa.
Girişkendirler,sosyal aktivitelere önem verirler.Parviaisen aikana kiinnitettiin huomiota sosiaaliseen toimintaan.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Aiempaa suurempi osa festivaalin esityksistä nähtiin kaupunkitilassa.
Antiviral aktiviteViruksenvastainen Toiminta
Bu aktivitelerin hiçbirini tutkuyla yapmamış fakat dans etmeyi çok sevmişti.Δεν ακολούθησε καμία από αυτές τις δραστηριότητες με πάθος, αν και λάτρευε να χορεύει.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Τις περισσότερες φορές εμφανίζεται σταδιακά και επιδεινώνεται με τη φυσική δραστηριότητα.
Kadınlar bu aktivitelere katılmazdı.Εντούτοις, στις παραπάνω δραστηριότητες δεν συμμετείχαν γυναίκες.
Salon, günümüzde bu tür aktiviteler için kullanılmaktadır.Σήμερα, το κτήριο χρησιμοποιείται για διαφόρων ειδών εκδηλώσεις.
Birbirleri ile eğlenceli aktiviteler yaparken görülüyor.Παράλληλα με αυτές τις δραστηριότητες γίνονται και ψυχαγωγικές εκδηλώσεις.
Daha önceden ise kültür ve eğlence aktiviteleri için kullanıldı.Σήμερα οι εγκαταστάσεις χρησιμοποιούνται για τον πολιτιστικές και ψυχαγωγικές δραστηριότητες.
Özellikle bir aktivite ile uğraşırken suya ihtiyaç duyulur.Εννοώ, περπάτημα πάνω στο νερό; Χρειάζεται... μια πράξη πίστης.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod