O da şu ki, bu iş açıkça, "gay ajendasındaki (planındaki)" gay aktivistlerin eylemlerinin ürünü.Оказывается, всё это — лишь очередной ход в игре активистов гей движения. Это часть общей программы геев.
O da şu ki, bu iş açıkça, "gay ajendasındaki (planındaki)" gay aktivistlerin eylemlerinin ürünü.Това е, очевидно, просто ход на гей активисти, който е на дневен ред.
O da şu ki, bu iş açıkça, "gay ajendasındaki (planındaki)" gay aktivistlerin eylemlerinin ürünü.שכנראה זאת רק פעולה נוספת של הפעילים הגייז וחלק מהאג'נדה של הגייז.
O da şu ki, bu iş açıkça, "gay ajendasındaki (planındaki)" gay aktivistlerin eylemlerinin ürünü.وهو ، "من الواضح ، إن هذه مجرد خطوةٌ أخرى من الناشطين المثليين و مطلبٌ من أجندات مثليي الجنس."
O da şu ki, bu iş açıkça, "gay ajendasındaki (planındaki)" gay aktivistlerin eylemlerinin ürünü.きっとゲイアジェンダに書いてあるんです ゲイだと公言してずいぶん経ちますが ずっとそれが気になっているんです
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Am fost obligată să părăsesc Republica Democratică Congo, casa mea, unde eram student activist.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Bol som donútený opustiť Konžskú demokratickú republiku, môj domov, kde som pôsobil ako študentský aktivista.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Ich war gezwungen, meine Heimat, die Demokratische Republik Kongo zu verlassen, wo ich Studentenaktivist war.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.J'ai été forcé de quitter la République Démocratique du Congo, mon pays, où j'étais un étudiant activiste.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Kénytelen voltam elhagyni a Kongói Demokratikus Köztársaságot, a hazámat, ahol diákaktivista voltam.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.학생운동가였던 저는 고향인 콩고민주공화국을 강제로 떠나야 했습니다.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Me vi obligado a abandonar la República Democrática del Congo, mi hogar, donde era un activista estudiantil.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Musiałem opuścić Demokratyczną Republikę Konga, mój dom, gdzie byłem działaczem studenckim.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Tôi bị buộc rời khỏi Cộng hòa dân chủ Congo, quê hương tôi, ở đó tôi là 1 nhà hoạt động sinh viên.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Αναγκάστηκα να εγκαταλείψω το Κονγκό, το σπίτι μου, όπου ήμουν ακτιβιστής ως φοιτητής.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Бях принуден да напусна Демократична република Конго, моят дом, където бях студент активист.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Я був змушений залишити Демократичну Республіку Конго, мою батьківщину, де я був студентським активістом.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.Я был вынужден покинуть Демократическую Республику Конго — мой родной дом, где я был студентом-активистом.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.נאלצתי לעזוב את הרפובליקה הדמוקרטית של קונגו, ביתי, היכן שהייתי סטודנט אקטיביסט.
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.تم إجباري على مغادرة جُمهورية الكونغو الديموقراطية، موطني، حيث كنت طالباً وناشطاً
Öğrenci aktivisti olduğum yuvamdan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden, ayrılmak zorunda bırakıldım.故郷のコンゴ民主共和国を 去らざるを得なくなったのです 私の子供たちをコンゴの家族にも
Öğrenciler, tıbbi yardıma ihtiyacı olan aktivist arkadaşlarının polisin umursamadığını söyledi.Mahasiswa mengatakan bahwa polisi tidak peduli terhadap teman aktivis mereka yang membutuhkan perawatan medis.
Öğrenciler, tıbbi yardıma ihtiyacı olan aktivist arkadaşlarının polisin umursamadığını söyledi.Según los estudiantes, a los policías no les importó que su amigo activista necesitara atención médica.
Öğrenciler, tıbbi yardıma ihtiyacı olan aktivist arkadaşlarının polisin umursamadığını söyledi.Studenti tvrdí, že se policisté nestarají o jejich kamaráda-aktivistu, který potřebuje lékařskou pomoc.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Ahogy a volt alelnökünk mondta, aktivistákká kell válnunk.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Ako povedal náš predošlý viceprezident, musíme sa stať aktivistami.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Come ha detto il nostro ex vicepresidente, dobbiamo diventare attivisti.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Comme l'a dit notre ancien Vice-Président, nous devons devenir des activistes.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Como nuestro ex Vicepresidente dijo: tenemos que ser activistas.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Como o nosso antigo vice-presidente disse, temos de nos tornar ativistas.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Cũng như là nguyên phó Tổng thống của chúng ta đã nói, Chúng ta phải trở thành những nhà hoạt động xã hội.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Jak nasz poprzedni Vice-prezydent powiedział: "Musimy się stać aktywistami."
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Jak řekl náš bývalý viceprezident, musíme se stát aktivisty.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Și după cum spunea fostul nostru Vicepreședinte, trebuie să devenim activiști.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Som vår före detta vise president sade, "Vi måste bli aktivister."
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Wie unser frühererer Vizepräsident sagte: wir müssen aktiv werden.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Zoals onze vroegere vice-president zei, we moeten activisten worden.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Как сказал наш бывший вице-президент: "Нам надо стать активистами".
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.Както нашият бивш вицепрезидент каза трябва да станем активисти.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.כפי שאמר סגן הנשיא לשעבר שלנו, עלינו להפוך לאקטיביסטים.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.وكما قال نائب الرئيس السابق، علينا أن نصبح نشطاء.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.전(前) 부통령이 말했듯이 우리는 행동가가 되어야 합니다.
Önceki başkan yardımcımızın dediği gibi, aktivistler olmalıyız.私たちは活動家にならなければならないと
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Bà ấy là một nhà hoạt động cho cánh hữu, à tôi làm việc cho cánh tả
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Była prawicową aktywistką, podczas gdy ja jestem aktywistką związaną z lewicą.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.C'est une activiste de droite, et je suis une activiste de gauche.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Dia adalah aktivis sayap kanan, dan saya adalah aktivis sayap kiri.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Ea e o activistă de dreapta și eu sunt o activistă de stânga.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Ela é uma ativista da Direita, e eu sou uma ativista da Esquerda.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Ella es una activista de la derecha, y yo soy una activista de la izquierda.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Je příznivkyní pravice, já jsem příznivkyní levice.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.그 분은 우파 진영 운동가고 저는 좌파 진영 운동가입니다.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Lei è un'attivista di Destra, mentre io lo sono di Sinistra.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Ő egy jobboldali aktivista, én pedig egy baloldali aktivista vagyok.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Sie ist eine rechte Aktivistin, ich bin eine linke Aktivistin.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Ze is een rechtse activist, en ik ben een linkse activist.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Είναι μια ακτιβίστρια της Δεξιάς και είμαι ακριβίστρια της Αριστεράς.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Вона активістка від правих, а я - від лівих.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Она была активистка правых, в то время как я - активистка левых.
O Sağcı bir aktivist, bense Solcu bir aktivistim.Тя е дясна активистка, а аз съм активистка от Лявото пространство.