Ana içeriğe geç
Sözlük

aksan ile cümle

aksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin aksanını seviyorum.I love your accent.
Aksanını seviyorum.I love your accent.
Onun aksanını severim.I love his accent.
Onun aksanını seviyorum.I love her accent.
O aksan çok sevimli.That accent is so adorable.
O aksandan nefret ediyorum.I hate that accent.
Tom aksanıyla, çoğu zaman bir Hollandalı sanılıyor; O, aslında bir İngiliz.Tom is, on account of his accent, often taken for a Dutchman; he is in fact an Englishman.
Tom'un aksanıyla onun Kanadalı olduğunu söyleyebilirsin.You can tell by Tom's accent that he's Canadian.
Sami, doğum yerine ait ağır Arap aksanıyla konuşur.Sami speaks with the heavy Arabic accent of his birthplace.
Tom'un güçlü bir Boston aksanı var.Tom has a strong Boston accent.
Kahkahanın hiçbir yabancı aksanı yoktur.Laughter has no foreign accent.
Sami bir Mısır aksanı yapamaz.Sami can't do an Egyptian accent.
Sami'nin bir aksanı var.Sami has an accent.
Sami, Leyla'nın Mısır aksanıyla alay ediyordu.Sami was mocking Layla's Egyptian accent.
Sami aksanlı biçimde konuşuyor.Sami talks with an accent.
Sami, Amerikan aksanı varmış gibi davranıyordu.Sami was pretending to have an American accent.
Tom, Mary'nin aksanına güldü.Tom laughed at Mary's accent.
Tom'un ağır bir İskoç aksanı var.Tom has a thick Scottish accent.
Google Çeviri, Türk aksanıyla Rusça konuşabiliyor.Google translator can speak Russian with a Turkish accent.
Onunla aksanından dolayı hep dalga geçer.He always makes fun of her because of her dialect.
Aksanından yabancı olduğu çok az belli oluyor.He only has a slight foreign accent.
Tom'un aksanını anlamak bir doktorun el yazısını okumak kadar zor.Understanding Tom's accent is as difficult as reading a doctor's handwriting.
Bu Tom'un gerçek aksanı değil.That isn't Tom's real accent.
İngilizce konuşanlar aksanın her türlüsünü duymaya alışıktır.English speakers are used to hearing all kinds of accents.
Felix'in çok güçlü bir Kabile aksanı vardı.Felix had a very strong Kabyle accent.
Felix, Amelia'nın tanımadığı garip bir aksanla konuştu.Felix spoke in a strange accent Amelia didn't recognize.
Madonna yeni kaydında İngiliz aksanıyla konuşmuyor.Madonna doesn't speak with a British accent on her new record.
Wright, Malone’un “oldukça hatasız bir İngiliz aksana” sahip olduğunu düşünmektedir.Wright believed Malone to have a "pretty faultless English accent".
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.The character speaks with a Southern accent.
İmajının bir parçası haline gelen aksanı, aynı zamanda oynayabileceği rolleri de kısıtlamaktaydı.His accent, while a part of his image, limited the roles he could play.
Onun soyadı aslen İspanyolca "Dávalos", ilk "a" aksanıyla yazılmıştır.Her family name would be spelt originally "Dávalos" in Spanish, with an accent on the first "a".
İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrendi ancak Türk aksanını hiç kaybetmedi.Iffat became a fluent Arabic-speaker but never lost her Turkish accent.
Aksanı ne kadar da şirin!Her accent is so cute!
Bayley ilk galibiyetini Charlotte ile takım olup Alicia Fox ve Aksana'yı yenerek kazanmıştı.Bayley got her first win, by teaming with Charlotte against Alicia Fox and Aksana on September 4.
Daha sonra Palin'in aksanıyla dalga geçti ve seyircilere Palin'i sevdiğini söyledi.Then she mocked Palin's accent and told the crowd that she loves her.
Aksanlı bir Türkçe ile söylediği şarkıları müzikseverlere çok sempatik geliyordu.Saying those things to a stoned musician is ridiculous.
Çoğunlukla Güney İngiltere aksanıyla konuşuyorlar.Typically, he speaks with a Southern English Accent.
İlkbaharda hızla büyür ve yeşil aksanı bol mahsul verir.It grows rapidly in spring, and yields an abundant crop of greenery.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.He speaks with a Canadian accent.
Teknoloji dilini aksanlı kullanırlar.Techniques in speech acoustics.
Aksan işaretiAcute accent
Gaga şarkı boyunca sürekli olarak Fransız aksanıyla Almancaya benzer saçma şeyler söylemektedir.Gaga repeatedly speaks in German sounding gibberish during the song, although in a French accent.
Fife aksanının olduğunu anladım.I picked up her Fife accent.
"Ah, ne kadar şirin bir aksanınız var, nereden geldiniz?""Oh, what a cute accent. Where is that from?"
Biraz ağır bir Fransız aksanım var ve bu biraz daha belirginleşecek.I have a pretty strong French accent, so that's going to be clear in a moment.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.And so I thought perhaps a really civilized-sounding British accent might help things a bit.
-Jersey aksanı ha? -Şununla meşgulüm, beni rahat bırak.You Delta boys are a bunch of undisciplined cowboys.
İnglizce aksanım oldukça gelişmişti.My accent with English improved a lot.
Engin Akyürek'in bir ayrıcalığı da canlandırdığı karaktere aksanıyla da hayat vermesidir.Engin Akyurek's another speciality is that he enlivens the character with its accent.
Beynim kalın bir Arap aksanı ileIn a thick Arabic accent, my brain went,
Tuhaf İngiliz aksanımı anlayabiliyor musunuz?Can you understand my quaint English accent? (Laughter)
Belki de o aksanı çok fazla kullandımPerhaps I ran them accents into the ground
İskoç aksanları yoktur.- They don't do Scottish accents. Eleven.
Amerikan aksanı denemen gerek.You need to try an American accent. "E-leven.
İngiliz aksanını deneyeyim." On bir, on bir"Try an English accent, alright? (clears throat) Eelevin! Eelevin!
Onlar İskoç aksan yok.They don't do Scottish accents.
Bir Amerikan aksanı denemek gerekir.You need to try an American accent.
Bir İngiliz aksanıyla deneyin.Try an English accent.
Amerikan aksanı ile konuşuyorum, siz deI speak with an American accent, which you would think as an Iranian-American actor,
lütfen aksanları unutmuyoruz!Get off my case!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod