aksanın ile cümle

aksanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.그래서 아마 이 교양있는 영국식 엑센트가 조금은 도움이 되지 않을까 생각했습니다.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Und ich dachte mir, vielleicht könnte ein wirklich zivilisiert klingender britischer Akzent ein wenig helfen.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Wtedy pomyślałam, że przyzwoity brytyjski akcent mógłby trochę pomóc.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Y entonces pensé que tal vez un civilizado acento que sonara inglés podría ayudar un poco.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Помислих си, че малко рафиниран британски акцент може да ми помогне малко.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Я подумала, может какой-нибудь британский акцент образованного человека поможет.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.ולכן חשבתי שאולי מבטא בריטי שנשמע ממש מתורבת עשוי לסייע במידת מה.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.وهكذا فكرت ربما يجب ان استخدم لكنه بريطانيه متحضره والتي قد تساعد بعض الشئ
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.イギリス訛りで喋ればうまくいくかもしれない いやいや、私はステージに上がって、自分自身であるべきだと
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Azt mondja -- nem fogom utánozni az akcentusát -- azt mondja:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Dus hij zegt - ik ben niet van plan om zijn accent na te bootsen -
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --El decía (no voy a imitar su acento)
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --El spunea -- nu voi încerca să-i imit accentul --
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --E lui dice -- non proverò a copiargli l'accento -- dice:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Er sagt also - ich werde den Akzent nicht nachahmen - er sagt:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Hovorí takto, ale nejdem napodobňovať jeho prízvuk, hovorí:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Il a dit -- je ne vais pas imiter son accent --
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --그는 말하기를 - 파인만의 액센트는 생략하지요 -
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Mówił -- nie odtworzę jego akcentu --
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Tako pravi -- In ne bom naglaševal -- pravi:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Takže říká -- nebudu napodobovat jeho přízvuk -- říká:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --Той казал -- няма да имитирам акцента -- той казал:
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --הוא אמר -- אני לא הולך לחקות אותו --
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --و يذهب ليقول--لن أقلد لهجته--
Burada diyor ki -- yok, aksanını taklit etmeyeceğim --「なぜか宇宙のエントロピーは一時期
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Cuando ella dijo 'Buenos días', reconocí su acento de Fife.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım.Dia berkata, "Kau tahu, saat dia berkata, 'Selamat pagi.' saya mendengar logat Fife.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım.EL spune "Vedeţi, când ea a spus Bună dimineata," mi-am dat seama de accentul ei din Fife.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım.Han siger, "Ser I, da hun sagde, 'Godmorgen,' anede jeg hendes Fife-accent.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Mikor a nő jó reggelt kívánt, felfigyeltem a Fife-i tájszólására.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Podívejte, už když řekla 'Dobré ráno', všiml jsem si jejího fifeského přízvuku.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Sehen Sie, als sie "Guten Morgen" sagte, habe ich ihren Akzent von Fife erkannt.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Vedete, quando lei ha detto 'Buongiorno', ho riconosciuto il suo accento del Fife.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Widzicie, kiedy powiedziała "dzień dobry", usłyszałem jej akcent z Fife.
Der ki, "Görüyorsunuz, bayan 'Günaydın' dediğinde, Fife aksanının olduğunu anladım."Когда она сказала "Доброе утро", я уловил ее файфский акцент.
Fife aksanının olduğunu anladım."eu apanhei o seu sotaque de Fife.
Fife aksanının olduğunu anladım. Fife'dan buraya en yakın vapur Burntisland'dan geliyor.Et le ferry le plus proche de Fife part de Burntisland.
Fife aksanının olduğunu anladım. Fife'dan buraya en yakın vapur Burntisland'dan geliyor.И най-близкият ферибот от Файф тръгва от Бърнтайлънд.
Fife aksanının olduğunu anladım.'Goedemorgen,' hoorde ik haar tongval van Fife.
Fife aksanının olduğunu anladım.난 파이프 지역의 억양을 들었다네
Fife aksanının olduğunu anladım.Tôi nhận ra chị ấy nói giọng vùng Fife.
Fife aksanının olduğunu anladım.קלטתי את מבטא הפייפ שלה.
Fife aksanının olduğunu anladım.تعرفت على اللكنة الفايفية.
Fife aksanının olduğunu anladım.ファイフから最寄のフェリーはバーンティスランドだ
İngiliz aksanına dönüşmüştü.Inggris murni dengan aksen Inggris dimana saya melatih untuk menyelaraskan ucapan dengan teks pada komputer.
İngiliz aksanına dönüşmüştü.제가 음성 텍스트 변환기에 학습시킨 사람의 발음처럼 말이죠.
İngiliz aksanına dönüşmüştü.שאליו כיוונתי את הסינתיסייזר של תוכנת הדיבור-טקסט.
İngiliz aksanına dönüşmüştü.والتي كنت قد درّبت عليها برنامج بحويل الكلام إلى نَصّ.
İngiliz aksanına dönüşmüştü.皆が教育学者ジェイムス トゥーリーみたいに話すのです
İngiliz aksanını deneyeyim." On bir, on bir"Próbáljuk meg angol akcentussal. Tiizenegy! Tiizenegy!
İngiliz aksanını deneyeyim." On bir, on bir"Spróbuj z angielskim akcentem. "Jedynaście, Jedynaście"
İskoç aksanını anlayana kadar devam edeceğim, tamam mı?Addig mondom míg megérti a skótot, okés? Tizenegy.
İskoç aksanını anlayana kadar devam edeceğim, tamam mı?Zamierzam tak mówić, póki nie zrozumie szkockiego, no nie?
Tanrım İngiliz aksanına gerçekten de bayılıyorum.Dio, ho un debole per l'accento Londinese.
Tanrım İngiliz aksanına gerçekten de bayılıyorum.Mince, je suis dingue de l'accent britannique.
Tanrım İngiliz aksanına gerçekten de bayılıyorum.Πόσο λατεύω την αγγλική προφορά.
Tanrım İngiliz aksanına gerçekten de bayılıyorum.Чёрт, мне так нравится твой британский акцент.
Tanrım İngiliz aksanına gerçekten de bayılıyorum.俺を怒らせる気か!
İlgili Sayfalar