aksanın ile cümle
aksanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aksanından belli olduğu gibi, o bir yabancı.He is a foreigner, as is evident from his accent.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Onun aksanından Alman olduğunu söyleyebilirim.I can tell by his accent that he is German.
Aksanına bakarsak, o Kansai'li.Judging from his accent, he is from Kansai.
Aksanına bakılırsa, o Kyushu'ludur.Judging from his accent, he must be from Kyushu.
Onun aksanından tanıdığım kadarıyla o bir Avustralyalıydı.He was an Australian, as I knew by his accent.
Aksanından anlayabildiğim kadarıyla o bir Fransızdı.He was a Frenchman, as I discovered from his accent.
Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent.
Onun Amerikalı olduğunu aksanından anladım.I understood from his accent that he was an American.
Tom Mary'nin aksanına bakarak onun bir yerli olmadığını söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she wasn't a native speaker.
Tom Mary'nin aksanına göre onun muhtemelen İrlandalı olduğunu söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
Tom aksanından, Meryem'in muhtemelen İrlandalı olduğunu fark etti.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
İngiliz aksanını çok özledim.I missed the British accent so much.
Aksanına dayanarak onun bir Fransız olduğunu söyleyebilirdim.I could tell from his accent that he was a Frenchman.
Kendisi Fransız'dı. Aksanından anlayabiliyordum.He was a Frenchman. I could tell by his accent.
Ben onun aksanını anlayamadım.I couldn't understand her accent.
Senin aksanın iyi ama telaffuzun biraz zayıf.Your accent's good, but your pronunciation's a little bit off.
Tom güneyli aksanına sahip.Tom has a southern accent.
İngiltere'de mi doğdun? İngiliz aksanın yok gibi görünüyor.Were you born in England? You don't seem to have a British accent.
Fransızca aksanın berbat.Your French accent is terrible.
Tom'un aksanını sevmiyor musun?Don't you just love Tom's accent?
Tom yabancı aksanını kaybetti.Tom lost his foreign accent.
O Fransızcaydı. Ben onun aksanına göre söyleyebilirim.It was French. I could tell by his accent.
Senin Alman aksanını seviyorum.I love your German accent.
Sizin aksanınız çok ilginç.Your accent is very interesting.
Amerikalıların daha prestijli saydıkları İngiliz aksanını kıskandıklarını bilirsiniz.You know Americans are jealous of the British accent that they deem more prestigious.
O senin yerli aksanın mı?Is that your native accent?
Onun aksanını tam olarak belirleyemiyorum.I can't quite pinpoint his accent.
Senin aksanını seviyorum.I love your accent.
Aksanını seviyorum.I love your accent.
Onun aksanını severim.I love his accent.
Onun aksanını seviyorum.I love her accent.
Tom, Mary'nin aksanına güldü.Tom laughed at Mary's accent.
Onunla aksanından dolayı hep dalga geçer.He always makes fun of her because of her dialect.
Aksanından yabancı olduğu çok az belli oluyor.He only has a slight foreign accent.
Tom'un aksanını anlamak bir doktorun el yazısını okumak kadar zor.Understanding Tom's accent is as difficult as reading a doctor's handwriting.
İngilizce konuşanlar aksanın her türlüsünü duymaya alışıktır.English speakers are used to hearing all kinds of accents.
İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrendi ancak Türk aksanını hiç kaybetmedi.Iffat became a fluent Arabic-speaker but never lost her Turkish accent.
Fife aksanının olduğunu anladım.I picked up her Fife accent.
"Ah, ne kadar şirin bir aksanınız var, nereden geldiniz?""Oh, what a cute accent. Where is that from?"
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.And so I thought perhaps a really civilized-sounding British accent might help things a bit.
İngiliz aksanını deneyeyim." On bir, on bir"Try an English accent, alright? (clears throat) Eelevin! Eelevin!
20 yıldır Hollanda'da yaşıyor olmasına rağmen İngilizce konuşur ve Avustralya aksanını korur.Edwina still competes for Australia even though she has been living in the Netherlands for 20 years.
Tom, Mary'nin aksanına güldü.Tom lachte über Marias Akzent.
Onun Amerikan olduğunu aksanından anladım.J'ai reconnu à son accent qu'il était étasunien.
Aksanından onun Fransız olduğunu anlamıştım.Sur la base de son accent, je savais qu'il était français.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Судя по его акценту, он, должно быть, из Осаки.
İffet akıcı bir şekilde Arapçayı konuşmayı öğrendi ancak Türk aksanını hiç kaybetmedi.Иффат стала свободно говорить по-арабски, но никогда не теряла турецкого акцента.
Modellik yaptığı dönemde aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı ve böylece güney aksanından kurtuldu.Будучи моделью, она посещала курсы актёрского мастерства и со временем избавилась от своего южного акцента.
Çocukluğunda Susam Sokağı'nı izleyerek Amerikan aksanını öğrendiğini ifade eder.Disse que aprendeu o sotaque americano ao assistir Sesame Street quando criança.
Bu da Doğu Almanya aksanından kaynaklanmaktadır.Pochodzi z Kresów Wschodnich, o czym świadczy jej akcent.
Modellik yaptığı dönemde aynı zamanda oyunculuk dersleri aldı ve böylece güney aksanından kurtuldu.Працюючи моделлю, вона відвідувала курси акторської майстерності і згодом позбулася свого південного акценту.
İngiliz aksanında Amerikanlara tenezzül ediliyor gibi duyuldu.Βρετανοί ηθοποιοί έπαιζαν τους Αμερικανούς.
İngilizce aksanın neden bu kadar iyi?なんでそんなに英語の発音いいの?
Ama gereken sert Teksas aksanına hakim olamadı.그러나 텍사스 내에 텍사스 혁명의 궁극적인 목적을 제대로 이해하지 못했다.
Bu da Doğu Almanya aksanından kaynaklanmaktadır.Tulemus on ka Saksamaa rekord.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Alors j'ai pensé que peut-être qu'un accent anglais très civilisé pourrait aider un peu.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Aşa că m-am gândit că probabil un accent britanic ce sună foarte civilizat ar putea ajuta lucrurile puţin.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Così ho pensato che magari un accento britannico colto mi sarebbe stato un po' d'aiuto.
Böylece gerçek bir uygar İngiliz aksanının belki biraz yardımcı olabileceğini düşündüm.Ezért arra gondoltam, hogy talán egy kifinomult angol akcentus a segítségemre lehet.
İlgili Sayfalar