Ana içeriğe geç
Sözlük

aksan ile cümle

aksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Aksanından belli olduğu gibi, o bir yabancı.He is a foreigner, as is evident from his accent.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Adam İngilizceyi Alman aksanı ile konuşur.The man speaks English with a German accent.
Onun aksanından Alman olduğunu söyleyebilirim.I can tell by his accent that he is German.
Onun aksanı onu ele verdi.Her accent gave her away.
Aksanına bakarsak, o Kansai'li.Judging from his accent, he is from Kansai.
Aksanı onun bir yabancı olduğunu göstermektedir.His accent suggests he is a foreigner.
Aksanına bakılırsa, o Kyushu'ludur.Judging from his accent, he must be from Kyushu.
Onun aksanından tanıdığım kadarıyla o bir Avustralyalıydı.He was an Australian, as I knew by his accent.
Alman aksanıyla İngilizce konuşur.He speaks English with a German accent.
İngilizceyi Alman aksanıyla konuşuyor.He speaks English with a German accent.
O,İngilizceyi istikrarlı bir Alman aksanıyla konuşur.He speaks English with a strong German accent.
Aksanından anlayabildiğim kadarıyla o bir Fransızdı.He was a Frenchman, as I discovered from his accent.
Onun farklı bir İngilizce aksanı var.She has a distinct English accent.
O hafif aksanla konuştu.She spoke in mild accents.
O İngilizceyi yabancı aksanıyla konuşur.She speaks English with a foreign accent.
Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent.
Onun Amerikalı olduğunu aksanından anladım.I understood from his accent that he was an American.
Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.The other kids at school made fun of him because of his strange accent.
Nerenin aksanıyla konuştuğunu kestiremedim.I can't quite place his accent.
Onun aksanı onun söylediğini anlamamı zorlaştırıyor.His accent makes it hard for me to believe what he's saying.
O kişinin aksanı benim için tutarsızThat person's accent is incoherent to me.
Tom'un sadece hafif bir yabancı aksanı var.Tom only has a slight foreign accent.
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.Tom made fun of Mary's accent.
Tom Mary'nin aksanına bakarak onun bir yerli olmadığını söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she wasn't a native speaker.
Tom Mary'nin aksanına göre onun muhtemelen İrlandalı olduğunu söyleyebiliyordu.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
Tom aksanından, Meryem'in muhtemelen İrlandalı olduğunu fark etti.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
İngiliz aksanını çok özledim.I missed the British accent so much.
Aksanına dayanarak onun bir Fransız olduğunu söyleyebilirdim.I could tell from his accent that he was a Frenchman.
Kendisi Fransız'dı. Aksanından anlayabiliyordum.He was a Frenchman. I could tell by his accent.
O kendisini bir Fransız olarak göstermeye çalıştı ama aksanı onu ele verdi.He tried to pass himself off as a Frenchman, but his accent gave him away.
O, Esperanto'yu hafif bir Fransız aksanıyla konuşuyor.He speaks Esperanto with a slight French accent.
Ben onun aksanını anlayamadım.I couldn't understand her accent.
Portekizce konuşurken Carioca aksanım var.I have a Carioca accent when I speak Portuguese.
Senin aksanın iyi ama telaffuzun biraz zayıf.Your accent's good, but your pronunciation's a little bit off.
Tom'un ağır Alman aksanı var.Tom has a heavy German accent.
O, ağır Alman aksanıyla konuşur.She talks with a heavy German accent.
Tom güneyli aksanına sahip.Tom has a southern accent.
Tom'un orta Atlantik aksanı var.Tom has a mid-Atlantic accent.
Tom'un bir İngiliz aksanı var.Tom has a British accent.
Tom'un Amerikan aksanı var.Tom has an American accent.
Tom'un ne tür Amerikan aksanı var?What kind of American accent does Tom have?
Tom'un bir Avustralyalı aksanı var.Tom has an Australian accent.
Tom bir New Yorklu ama onun bir New York aksanı yok.Tom is a New Yorker, but he doesn't have a New York accent.
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
İngiltere'de mi doğdun? İngiliz aksanın yok gibi görünüyor.Were you born in England? You don't seem to have a British accent.
Aksanımla alay etti.He made fun of my accent.
Onlar benim aksanımla dalga geçtiler.They made fun of my accent.
Onun iyi bir aksanı var.He has a good accent.
Fransızca aksanın berbat.Your French accent is terrible.
Onun bir Güney aksanı var.He has a Southern accent.
Tom'un aksanını sevmiyor musun?Don't you just love Tom's accent?
Onun tipik bir İskoç aksanı var.He has a typical Scottish accent.
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.I made fun of Tom's accent.
Tom bir Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks with a French accent.
Aksanlı mı konuşuyor?Does he speak with an accent?
Tom güçlü bir Fransız aksanıyla İngilizce konuşuyor.Tom speaks English with a strong French accent.
Tom Cockney aksanıyla konuşuyor.Tom speaks with a Cockney accent.
Tom İngilizceyi Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks English with a French accent.
Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.Tom speaks English with a heavy French accent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod