aksama ile cümle
aksama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akşama katliam çıkabilir.It could be carnage by the end of the night.
Akşamdan sabaha kavga. Sabahtan akşama yine kavga.From morning till evening, again fights.
Eğer ödemelerde hiç bir aksama olmazsa, getirileri %16.5 olacak.If everyone pays, sure, he gets 16.5%.
Sabahtan akşama kadar o ağacın altında ne yaptıklarına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea what they're doing under that tree all day long.
Sabahtan akşama kadar don paça ortada dolanıyordu.And all day she walked around only in her underwear.
Ve gerçektende rüzgar akşama diniyor.And, in fact, the wind does die down at night.
Ha Ni, akşama atıştırmak için ne istersin?Ha Ni, what would you like for your late night snack?
Yarın akşama ne dersin peki?What about tomorrow night then?
Kim aşağıdaki hayvanların leşini taşırsa giysilerini yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Whoever carries any part of their carcass shall wash his clothes, and be unclean until the evening.
Evin kapalı olduğu günlerde, eve giren biri akşama kadar kirli sayılacak."Moreover he who goes into the house while it is shut up shall be unclean until the evening.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Between morning and evening they are destroyed. They perish forever without any regarding it.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Man goes forth to his work, to his labor until the evening.
Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin).So extol God when the evening comes and the day dawns,
Artık tenzih edin Allah'ı akşama girince ve sabaha erince.So extol God when the evening comes and the day dawns,
O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...So extol God when the evening comes and the day dawns,
Yunan hava kontrolörleri grevde, aksamalar bekleniyorGreek air traffic controllers strike, disruptions expected
Bu alanda bir aksama mı var?Is there a hitch in this area?
Ancak bozuk yollar, kurtarma çabalarının aksamasına yol açıyor.Roads are poor, which is impeding rescue efforts.
Akşama doğru kuzu hazır hale gelir.By evening, the lamb is ready.
Çalışanlar, ülkeden giriş çıkış işlemlerinin aksamaması için derhal değiştirildiler.The workers were immediately replaced so entry into and exit from the country continued, unhampered.
Fakat öğleden son yerini akşama bırakmaya başlayınca, kalabalık toplanıyor ve ses düzeyi yükseliyor.But as afternoon approaches evening, the crowds pick up and the noise level rises.
Küçük işler aksamadan tamamlanır.Small jobs are completed without a hitch.
Bu aksamaya rağmen Cargolux 1990'lara düzgün bir mali tablo ile başladı.Despite that setback, Cargolux made it into the 1990s in proper financial shape.
Ama 80 gün sabahtan akşama kadar çalıştık.But we worked from morning to the night for 80 days.
Savaş akşama kadar sürdü ve İsrailoğulları'nın zaferiyle sonuçlandı.The battle lasted until the evening, ending in victory for the Israelites.
Moro savunucuları kratere çekildi ve çatışma akşama kadar devam etti.Moro defenders retreated into the crater, and fighting continued until nightfall.
Tom akşama Maria ile birlikte yemek yemeği düşünüyor.Tom hat vor, heute zusammen mit Maria zu Abend zu essen.
Akşama Monopoly oynayalım mı?Spielen wir am Abend Monopoly?
Akşama kavuşan gün.Der Tag vor dem Abend.
Akşama doğru kentin her bölgesinde devam eden çatışmalar devam eder.So geht die Auseinandersetzung des Nachts im Schlafzimmer weiter.
Sabahtan akşama kadar çalışıyordu.Il travaillait du matin au soir.
Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.Il travaillait sans cesse, du matin jusqu'au soir.
Akşama doğru kar yağacak gibi görünüyor.On dirait qu'il va neiger ce soir.
O, sabahtan akşama kadar yakınmaktan başka bir şey yapmaz.Elle ne fait que se plaindre du matin au soir.
Ertesi gün, sabahtan akşama kadar dualar okunur.On vient prier devant matin et soir.
Akşama kadar Rumen tümenleri, ikinci savunma hattına Blagodatnaya - Mal.Jusqu'au soir, la division roumaine atteint la deuxième ligne de défense sur la ligne Blagodatnaya-Mal.
Sabahtan akşama kadar güneş alan bir konumdadır.On est libre comme l'air depuis le matin jusqu'au soir.
Akort burguları en uçta bulunur ve genellikle metal bir aksama sahiptir.Ils ont des propriétés bien tranchées et souvent inhabituelles pour un métal.
Sabahtan akşama kadar çalıştı.Él trabajaba de la mañana a la noche.
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.Roger trabaja de la mañana a la noche.
Oshin'e sabahtan akşama kadar iş yaptırdılar.Hicieron que Oshine trabajara de la mañana a la noche.
Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur.Por su parte, Hesíodo la cree hija de la noche (Nix).
Albüm, sabahtan akşama bir insanın yaşamını yansıtır.El álbum refleja un día en la vida de una persona desde la mañana hasta la noche.
Konuşmaları sırasında Adler House'un sağ bacağındaki aksamanın nedenini sorar.Durante su conversación, Adler pregunta la causa del daño en la pierna derecha de House.
Plansız aksama sürelerine dayanıklılığı arttırın.6.- actúe por miedo insuperable...
Söyleyin, akşama gelirim" demiş.He venido a pasar la noche, dice.
Bu çekişmeler süresince devlet işlerinde aksamalar görüldü.Todos estos hechos ocurrieron durante su período de gobierno.
Lissa da onu akşama yemeğe davet eder, Xander da kabul eder.Carmen entra a la tienda y lo invita a cenar, lo cual Max acepta.
Genellikle öğleye doğru açılır, akşama doğru kapanırlar.Las flores se abren a partir del mediodía y se cierran por la noche.
Albüm, sabahtan akşama bir insanın yaşamını yansıtır.L'album riflette un giorno dell'esistenza umana, dal mattino alla notte.
Ertesi gün, sabahtan akşama kadar dualar okunur.Il giorno seguente, si recitano preghiere dalla mattina alla sera.
Söyleyin, akşama gelirim" demiş."Esci con me stasera, Sì?"
Artık yağmur nedeni ile maçların aksamadığı turnuvada ilk Pazar günü geleneksel olarak maç oynanmaz.Come da tradizione durante la prima domenica del torneo non viene giocato nessun incontro.
Konuşmaları sırasında Adler House'un sağ bacağındaki aksamanın nedenini sorar.Durante la conversazione, Adler chiede la causa del suo zoppicamento alla gamba destra.
Akşama kadar, birkaç bulut oluştu.К вечеру образовалось несколько облаков.
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.Он работает на ферме с утра до вечера.
Akşama doğru, bu işi bitirmek gerekiyor.Надо кончить эту работу под вечер.
Tom kitabımı akşama geri vermek üzeri aldı.Том взял мою книгу с условием возврата вечером.
Mü'min olarak akşama erer, kâfir olarak sabaha kavuşur.Днём он укрывался в стоге сена, а по ночам встречался с верующими.
(O vakit) kişi mü'min olarak sabaha erer de kâfir olarak akşama kavuşur.Пост в день Арафат считается самым важным из тех поступков, которые приближают верующих к Аллаху.
İlgili Sayfalar