Biz her zaman akşam yemeğini evde yiyoruz.We always eat dinner at home.
Peki bu akşam ne yapıyorsun?So, what are you doing tonight?
Akşam yemeği!Dinner!
Tom'a akşamdan kalma olup olmadığını sordum.I asked Tom if he had a hangover.
Tom akşamleyin burada olacak.Tom is going to be here by evening.
Tom akşam yemeği için geliyor, değil mi?Tom is coming for dinner, isn't he?
Bu akşam nerede yemek yiyeceğiz?Where are we going to eat tonight?
Üzgünüm, akşam için başka planım var.I'm sorry, but I already have plans for the evening.
Sami akşam namazı için abdest aldı.Sami performed ablution for the evening prayer.
Tom bütün akşamı telefonda geçirdi.Tom spent all evening on the phone.
Tom sabahtan akşama kadar evde oturur.Tom stays home all day.
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?Were you playing footsie with each other at dinner?
Akşam yemeğinin ardından tabakları yıkadık.We washed the plates after dinner.
Tom, John'un düzenlediği bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Tom, John'un ev sahipliği yaptığı bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.And the evening and the morning were the third day.
Akşam oldu, sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.And the evening and morning were the fourth day.
Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.And the evening and morning were the fifth day.
Akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışıyorum.I study English after dinner.
Ben akşam yemeğinden sonra İngilizce çalışıyorum.I study English after dinner.
Bu akşam dışarıda yiyelim. Yemek pişirecek hâlim yok hiç.Let's eat out tonight. I'm too tired to cook.
Akşam yemeğine üç misafirimiz vardı.We had three guests to dinner.
Tom bu akşam Mary'nin çocuklarına bakıyor.Tom is babysitting Mary's children tonight.
Her akşam dışarıda yemek yemeyi bütçem kaldırmaz.I can't afford to eat out every night.
Buyurun, akşam yemeğiniz.Here's your dinner.
Akşamdan kalmalığın tek ilacı zamandır.Only time can heal a hangover.
Bu akşam Tomlara gidiyorum.This evening I am going to Tom’s place.
Akşam yemeğine geç kalmıştı.He was late for dinner.
Dün akşam yemeği yemedi.He didn't have dinner last night.
Akşam yemeğine ne istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne yemek istersin?What would you like to have for dinner?
Akşama ne yemek istersin?What would you like to have for dinner?
Akşam yemeğinde ne yemek istersiniz?What would you like to have for dinner?
İlk akşam yemeğini yakmıştı.He burned his first dinner.
Akşam yedi gibi binadan ayrıldı.He left the building at about 7 p.m.
Akşam yedikleri çok para tutmamıştı.What he ate for dinner didn't cost much.
Doğum günü akşam yemeğinde ne yediğini merak ediyorum.I wonder what he ate for his birthday dinner.
Akşam yemeği için eve tam zamanında geldi.He came home just in time for dinner.
Eve tam akşam yemeği vaktinde geldi.He came home just in time for dinner.
Akşam vardiyasında çalışıyor.He works the evening shift.
Sabah sekizden akşam beşe kadar çalışıyor.He works from eight to five.
Genelde sabah dokuzdan akşam beş buçuğa kadar çalışır.He usually works from nine to five-thirty.
Bu gece Cezayir kentinde akşam yemeği yiyelim.Let's have dinner in Algiers tonight.
Her akşam yemekten sonra banyo yapar.He takes a bath every evening after dinner.
Yarın sınavı olduğu için bu akşam erken yatmalı.He should go to bed early tonight since he has a test tomorrow.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaketendi.I said I liked what she had made for dinner, but I was only being polite.
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaket olsun diyeydi.I said I liked what he had made for dinner, but I was only being polite.
Akşam yemeğini tek başıma hazırladım.I prepared dinner by myself.
Akşam yemeği yerken genelde televizyon izler.He often watches TV while eating dinner.
Akşam sekizden sonra yemek yememeyi kendine kural edinmiştir.He makes it a rule not to eat after 8:00 p.m.
Onu bu akşam ofisimde görmek istiyorum.I want to see him tonight in my office.
Sen de istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.As for you, you will bring me your letter of resignation by this evening.
Sen istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.You will bring me your letter of resignation by this evening.
Gündüzleri çok güzel oluyor ama akşamları serin oluyor.During the day it's very nice, but the nights are chilly.
Akşam için ceket alın.Bring a jacket for the nights.
Akşamları televizyon izlemeyi sever.He likes watching TV in the evening.
Bu akşam da gelme, yarın da gelme.Don't come this evening and don't come tomorrow either.
Ne bu akşam ne de yarın gel.Don't come this evening and don't come tomorrow either.
Tom trafiğe takıldığı için akşam yemeğini geç yedik.We ate dinner late because Tom got caught in a traffic jam.