Akşam yemeği için kalabilir misin?Can you stay for dinner?
Ben ev ödevimi sık sık akşam yemeğinden önce yaparım.I often do my homework before dinner.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içer.Tom usually drinks beer for supper.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içti.Tom usually drank beer for supper.
Ben akşam yemeği için ne yapılacağını bilmiyorum.I don't know what to do for dinner.
Akşam yemeği için ne yemek istersin?What would you like to eat for dinner?
Akşam yemeği servis edilir.Dinner is served.
O çok keyifli bir akşamdı.It was a very pleasant evening.
Bu akşam çok keyif aldım.I enjoyed the evening very much.
Bu şimdiye kadar yaşadığınız en güzel akşam.This is the most wonderful evening I've ever had.
Akşam yemeğinden sonra, hep uyumak isterim.I always want to sleep after dinner.
Akşam yemeği için bazı arkadaşları davet edelim.Let's invite some friends over for dinner.
Ben akşam yemeği için bazı arkadaşları davet ettim. Umarım karşı çıkmazsın.I invited some friends for dinner. I hope you don't mind.
Yarın akşam sinemaya gitmek istiyor musun?Do you want to go to the movies tomorrow night?
Beni bekleme, bu akşam çok geç kalacağım.Don’t wait up for me. I’ll be very late tonight.
Akşam yemeğini yiyeceğimiz restoran buradan uzakta değil.The restaurant where we're going to eat dinner isn't far from here.
Sorun dün akşam başladı.The problem started yesterday evening.
Problem dün akşam başladı.The problem started yesterday evening.
O, Tom'la akşam yemeğine çıkıyor.She's going out to dinner with Tom.
O, Tom'la akşam yemeği yemek için dışarı çıkıyor.She's going out to dinner with Tom.
Onlar akşama kadar kazları güttü ve sonra eve gitti.They herded the geese till evening and then went home.
Tom akşam yemeğini yerken TV izledi.Tom watched TV while he ate dinner.
Ebeveynlerimi aramam ve onlara akşam yemeği için geç kalacağımı söylemem gerekiyor.I need to call my parents and tell them I'll be late for dinner.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar televizyon seyretti.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Tom akşam yemeği pişirirken çocuklar TV izledi.The children watched TV as Tom was cooking dinner.
Tom'un bu akşam burada olmayacağından eminim.I'm pretty sure Tom won't be here this evening.
Biz akşam yemeği için dışarı çıktık.We went out to dinner.
Tom ve ben akşam yemeği için güveç yedik.Tom and I ate stew for dinner.
Bu gece akşam yemeği için Tom'un uğrayacağını sana söylemeyi unuttum.I forgot to tell you that Tom is coming over for dinner tonight.
Tom akşam yemeğinden sonra genellikle bir süre için okur.Tom often reads for a while after dinner.
Tom ve Mary akşam yemeğini genellikle altıda yer.Tom and Mary usually eat dinner at six.
Akşam yemeğinden sonra nehre gittik ve gece gökyüzünü izledik.After supper we went to the river and observed the night sky.
Tom akşam yemeğinden önce ev ödevini yapar.Tom does his homework before dinner.
Tom akşamları okumayı sever.Tom likes to read in the evening.
Bütün akşam neredeydin?Where have you been all evening?
Tom her pazartesi akşamı arkadaşlarıyla poker oynar.Tom plays poker with his friends every Monday evening.
Olay akşam beşte başlar.The event starts at 5pm.
Olay akşam altıda başlar.The event starts at 6pm.
Olay akşam yedide başlar.The event starts at 7pm.
Olay akşam sekizde başlar.The event starts at 8pm.
Olay akşam dokuzda başlar.The event starts at 9pm.
Olay akşam onda başlar.The event starts at 10pm.
Olay akşam on birde başlar.The event starts at 11pm.
Onunla akşam yemeği yemeyi kabul ettim.I agreed to have dinner with him.
Akşam 2.30'a kadar bitirmeliyiz.We should finish by 2:30 p.m.
Tom Mary ile akşam yemeği planları yaptı.Tom made dinner plans with Mary.
Tom bu akşam çalışamaz.Tom can't work this evening.
Tom bu akşam aramayacak.Tom won't call this evening.
Tom'la akşam yemeği yemeyi kabul ettim.I agreed to have dinner with Tom.
Akşam yemeğine kadar evde olmalıyım.I have to be home by dinner.
Akşam yemeği için evde olmak zorundayım.I have to be home for dinner.
Tom akşam yemeği için geç kalacak.Tom will be late for dinner.
Tom donmuş bir akşam yemeği yedi.Tom ate a frozen dinner.
Tom bir TV akşam yemeği yedi.Tom ate a TV dinner.
Tom akşam yemeğinden önce çalışır.Tom studies before dinner.
Tom bana güzel bir akşam yemeği yaptı.Tom made me a nice dinner.
Tom akşam yemeğinden sonra ders çalışır.Tom studies after dinner.
Tom Mary için akşam yemeği yaptı.Tom made dinner for Mary.
Yabanmersinli turta lezzetliydi; akşamın sonunda hiç kalan turta yoktu.The blueberry pie was delicious; there was none left at the end of the evening.
Onların hepsi yarın akşam derse katılmak için Pekin Üniversitesine gidecekler.Tomorrow night, they will all go to Beijing University to attend class.