Biz birlikte akşam yemeği yedik.We had dinner together.
Her akşam gülmem.I don't laugh every evening.
Her akşam yazarım.I write every evening.
Sabah öten kuş akşam kedi tarafından yakalandı.The bird that sings in the morning is caught by the cat in the evening.
Mary akşam yemeği partisinde Tom'la tanıştı.Mary met Tom at a dinner party.
Bu akşam akşam yemeği için balık kızartıyoruz.We are grilling fish for dinner tonight.
Sen karınla mum ışığında akşam yemeği mi yiyorsun?Are you having a candlelit dinner with your wife?
Onlar sabah ve akşam dua etti.They prayed in the morning and in the evening.
Mary odasına çıktı ve akşam yemeği için bile aşağı inmedi.Mary went up to her room and didn't come down, even for supper.
Onu akşam yemeğine getirmelisin böylece onu daha iyi tanıyabiliriz.You should bring her to dinner so we can get to know her better.
Önümüzdeki cumartesi akşam yemeği için davet ediliyoruz.We're invited to dinner next Saturday.
Akşamleyin bunu oku.Read this in the evening.
Ben bu akşam onun için bir veda partisi veriyorum.I'm having a farewell party for him this evening.
Biz sadece akşam yemeği yedik.We just ate dinner.
Dün akşam korkunç bir kabus gördüm.Yesterday evening I had a terrible nightmare.
Yarın benimle akşam yemeği yiyin.Have dinner with me tomorrow.
Babam akşam yemeğinden sonra genellikle TV izler.My father usually watches TV after dinner.
Akşam yemeği için dört farklı biçimde pişirilmiş kuzu etim vardı.For dinner, I had lamb cooked four different ways.
Bu akşamki küçük toplantımızı ona bildirdin mi?Did you let him know about our little get-together this evening?
Ben akşam yemeği hazırladım.I prepared dinner.
Akşam yemeği için kalmayacak mısın?Won't you stay for supper?
Bu bir kış akşamıydı.This was a winter evening.
Yarın akşam misafir ağırlıyoruz.We're having guests tomorrow night.
Akşam yemeği hemen hemen hazır.Dinner is pretty much ready.
Seni bugün akşam yemeğine davet ediyorum.Today, I invite you to have dinner.
Akşam yemeği için ne yiyeceksin?What are you going to eat for dinner?
Biz her akşam satranç oynarız.We play chess every evening.
Akşam yemeğinden sonra, onlar iskambil oynamaktan zevk aldı.After dinner, they enjoyed playing cards.
Tom akşam yemeği için ödedi.Tom paid for dinner.
Bu akşam akşam yemeği için ne yiyeceğiz?What will we have for dinner tonight?
Tom dün akşam akşam yemeği için uğradı.Tom came over for dinner yesterday evening.
Onlar akşam yemeğinden sonra ev ödevlerini bitirebilirler.They can finish their homework after dinner.
Akşam yemeğini yedikten sonra bulaşıkları yıkadım.After eating supper, I washed the dishes.
Düğünden önceki akşam Mary hâlâ soğuk kanlıydı.The evening before the wedding, Mary was still calm as a cucumber.
Akşam yemeğinde ne yiyoruz?What are we eating for dinner?
Bu akşam işin hakkında konuşalım.Let's talk about your work this evening.
Biz akşam 7.00'de kapatırız.We close at 7 p.m.
Biz akşam 7 civarında kapatacağız.We will close around 7 p.m.
Biz yaklaşık akşam yedide kapatırız.We're closing around 7 p.m.
Senden daha erken akşam yemeği yedim.I had dinner earlier than you.
Biz her gün akşam sekizde akşam yemeği yeriz.We have dinner every day at eight o'clock.
Çok sıcak bir akşamdı.It was a very hot evening.
Bu akşam yola çıkıyorum.I'm departing this evening.
Sana keyifli bir akşam diliyorum.I wish you a pleasant evening.
Bu gece akşam yemeği için dışarı çıkalım.Let's go out for dinner tonight.
Bugün Kolombiya, Kolombiya yerel saatine göre, akşam 9.30'da Paraguay'a karşı oynayacak.Today Colombia plays against Paraguay at half past 9 in the evening, Colombia local time.
Akşam yemeğini kim yaptı.Who made dinner?
Onun doğum günü partisi yarın akşam gerçekleşecek.His birthday party will take place tomorrow evening.
Tom akşam yemeği için spagetti yapmaya karar verdi.Tom decided to make spaghetti for dinner.
Tanrı sana iyi bir akşam versin!May God give you a good evening!
Tom dün akşam Mary'yle birlikte buradaydı.Tom was here with Mary yesterday evening.
Tanrı bize iyi bir akşam versin!May God give us a good evening!
Kızım akşam yemeği yiyor.My daughter is having dinner.
Kocam akşam yemeği yiyor.My husband is having dinner.
Umarım, bu akşam yağmur yağmaz.Hopefully, it won't rain this evening.
Bildiğim kadarıyla, bu akşam bir ders var.As far as I know, there is a lesson this evening.
Ben o ve ailesiyle birlikte akşam yemeği için bir davet aldım.I've received an invitation to dinner with him and his family.
Eve vardıktan sonra akşam yemeğini hazırlayacaksın.After you get home, you'll prepare dinner.
Tom ve benim yoğun bir akşamımız vardı.Tom and I had a busy evening.
O onları akşam yemeği için davet etti.He invited them for dinner.