aksaklık ile cümle
aksaklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir aksaklık daha var.There's another hitch.
Bir aksaklık vardı.There was a hitch.
Tüm aksaklıklara rağmen, turne 2001 yılının en çok kâr eden turlarından biri oldu.Despite the minor setbacks, the tour was one of the most anticipated tours of 2001.
Ancak teknik aksaklıklar yüzünden klip yayınlanmamıştır.For technical reasons, the surviving clips could not be included.
Bu aksaklıklar ve sorunlar yüzünden görevinden istifa etti.They can bring their complaints and problems to this office.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.But Steinheil herself would not let the affair rest.
Turnuva genel olarak sorunsuz geçmekle birlikte bazı aksaklıklar da yaşandı.Overall, the tournament ran smoothly, but it encountered some glitches.
Sırbistan'In büyük otoyol inşa projesi aksaklıklara takıldıSerbia's big highway construction project plagued by setbacks
Ülkede, yaşanan aksaklıklar için suçlu aranılan sert tartışmalar yaşanıyor.The country is witnessing fierce debates over who is to blame for the setback.
Bu süreçte yaşanan aksaklıklar her seçim döneminde kargaşaya yol açıyordu.The hassles involved have sparked a furor every election cycle.
Eğlence ve oyunlara rağmen oyunlarda birkaç aksaklık yaşanmadı değil.Despite the fun and games, the competition hit a couple of snags.
Belediye Başkanı Turner'ın göreve gelmesinden önce, şehir bir takım ekonomik aksaklıklar yaşadı.Prior to Mayor-Elect Turner taking office, the city suffered a number of economic setbacks.
Güncelleme, bazı oyun işlevlerini iyileştirmenin yanı sıra hataları ve aksaklıkları düzeltti.The update fixed bugs and glitches, as well as refining some gameplay functions.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Die Schwangere rührt das Backwerk nicht an.
Karadaki İtalyan ilerlemesi bir dizi aksaklık baş gösterdi.La levrette d'Italie désigne une variété de lévrier.
Ancak teknik aksaklıklar yüzünden klip yayınlanmamıştır.Tuttavia, lo sgancio della capsula non avvenne a causa di un problema tecnico.
Düzenli ve uyumlu işleyişteki bir aksaklık veya uyumsuzluk bir soruna yol açar.Противоречащие им договор или обычай будут недействительны.
Fakat bu aleti kullanırken bir aksaklık oluşur ve Eva kendi görüntüsünü karşısında görür.Ошибка Мозга приводит к тому, что Ева начинает считать себя актрисой.
Lise eğitimindeki aksaklıklar ve kişisel isteksizliği yüzünden parlak bir eğitim hayatı olmadı.ولم تكن حياته التعليمية لامعة بسبب التخلف الذي في التعليم الثانوي وعدم رغبته الشخصية في ذلك.
Tüm aksaklıklara rağmen, turne 2001 yılının en çok kâr eden turlarından biri oldu.Embora muito criticada, a tour foi uma das mais lucrativas do ano.
"Oryantalist aksan, feminist aksaklık".«Entendendo o orgasmo feminino e a lubrificação vaginal».
SSCB, T-44 projesindeki aksaklıklarla birlikte tamamen yeni bir tank üzerinde çalışmaya başladı.Na garagem de J.C., eles começaram a trabalhar em novo material.
Yaşanılan teknik aksaklıklar sonucu yüklenici firmalara verilen ihaleler iptal edildi.Denúncias sobre irregularidades sobre o uso de cartões corporativos começaram a aparecer.
Tüm aksaklıklara rağmen, turne 2001 yılının en çok kâr eden turlarından biri oldu.De bijbehorende tour was echter de meest winstgevende tour van 2000.
Lise eğitimindeki aksaklıklar ve kişisel isteksizliği yüzünden parlak bir eğitim hayatı olmadı.Urok osobisty i talent polityczny miały rekompensować brak wyższego wykształcenia.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Nepříjemné skutečnosti Zajíce neopouštějí.
Tüm aksaklıklara rağmen, turne 2001 yılının en çok kâr eden turlarından biri oldu.Tour bylo jedno z nejvýdělečnějších turné roku 2000.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Dar ei nu sunt singurii care părăsesc Agriontul.
Karadaki İtalyan ilerlemesi bir dizi aksaklık baş gösterdi.Caligrafia arabă a cunoscut câteva etape de dezvoltare.
"Oryantalist aksan, feminist aksaklık".Kirsti Lagerspetz,Naisten aggressio.
Ama eylem teknik aksaklıklardan dolayı 2 hafta ertelenmiştir.Ωστόσο, δύο μήνες αργότερα το αρχείο αποσύρθηκε, εξαιτίας τεχνικών προβλημάτων με τον εξομοιωτή.
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Όμως, είχαν δηλώσει τη κυριαρχία στο έδαφος τους νωρίτερα στο έτος.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Krybbebiderremmen fjerner imidlertig ikke årsagen til problemet.
Yaşanılan teknik aksaklıklar sonucu yüklenici firmalara verilen ihaleler iptal edildi.Omdanningene av energiverk til aksjeselskaper må stoppes.
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Dalam organisasi ini, terdapat administrasi yang bekerja dari hari ke hari.
Özel hayatı ve iş kariyerindeki aksaklıklar yaşandıktan sonra ülkesine döndü ve 1960 yılında siyasete girdi.帰国後、私生活とビジネスキャリアの両方で問題を経験し、最終的には1960年代に政界に身を投じた。
Fırlatma Vladimir Lenin'in doğum günü olan 22 Nisan'da planlanmıştı fakat aksaklıklar nedeniyle ertelendi.このプレスリリースは、ウラジーミル・レーニンの誕生日にあたる2003年4月22日に日付がついていたので、大体、この頃に結成されたと推測されている。
Özel hayatı ve iş kariyerindeki aksaklıklar yaşandıktan sonra ülkesine döndü ve 1960 yılında siyasete girdi.之后回国,经历了私人生活和职业生涯的种种困难后,他最终在1960年代进入政坛。
Ama eylem teknik aksaklıklardan dolayı 2 hafta ertelenir.כתב אישום זה בוטל כעבור מספר חודשים מטעמים טכניים.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Proleteri nemaju što izgubiti osim okova.
Bu dönemde yönetimdeki aksaklıklar günden güne açığa çıkmaktaydı.Existencia týchto úradov sa však počítala na dni.
Ancak teknik aksaklıklar yüzünden klip yayınlanmamıştır.Z dôvodu technických závad však nezískali žiadne údaje.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Al die toevalligheden die bij elkaar het levensverhaal maakten dat wij geërfd hebben.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.All jene Zufälle, die noch dazu kamen und die Lebensgeschichte schufen, die wir erhielten.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.상처를 준 사건들은 모두 우리에게 전해진 인생의 이야기를 구성합니다.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tất cả các tai nạn gây thương tích hình thành cách kể chuyện cuộc sống mà chúng ta thừa kế.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Todos esos accidentes que terminaron creando la narrativa vital que heredamos.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tous ces événements qui nous sont arrivés par hasard qui créent la vie racontée que nous avons hérité.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Tutti quegli eventi che si sono conclusi creando il racconto di vita che abbiamo eriditato.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Všechny události, které se zřetězily a stvořily život, který nám byl dán.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Wszystkie te przypadki, które doprowadziły do stworzenia opowieści o życiu, którą otrzymujemy.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Όλα αυτά τα ατυχήματα που καταλήγουν στο να δημιουργούν την ιστορία της ζωής που κληρονομήσαμε
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Все те случайности, которые сплелись воедино, создав унаследованную нами жизненную историю.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.Всички онези случайности, които в крайна сметка са създали живия разказ, който сме наследили.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.כל אותן תאונות שבסופו של דבר יוצרות את סיפור החיים שאנו יורשים.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.كل تلك الحوادث التي إجتمعت صانعةً رواية الحياة تلك التي نرثها.
Canlandırdığımız bütün o aksaklıklar, kazalar bir miras olarak devraldığımız yaşamöyküsünü var ediyor.語り継ぐべき人生の物語を紡いだのです こんな条件でいいでしょう