Ana içeriğe geç
Sözlük

aks ile cümle

aks kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun tipik bir İskoç aksanı var.He has a typical Scottish accent.
Akşam yemeği hazır zaten. Ne zaman evde olacaksın?Dinner's ready already. When are you going to be home?
O asla beni akşam yemeği için dışarı çıkarmaz.He never takes me out for dinner.
Genellikle akşam 11.00 civarında yatmaya giderim.I usually go to bed around 11 p.m.
Akşam yemeği hakkında fikrimi değiştirdim.Şu anda gerçekten aç değilim.I changed my mind about dinner. I'm not really hungry right now.
Dün gece akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner last night.
Akşam yemeği için Tom'u eve davet edebilirim.I could invite Tom over for dinner.
Tom'la akşam yemeği yiyemedim.I couldn't have dinner with Tom.
Akşam, meyveli börek yemek için dışarı çıkıyoruz, tamam mı?We're going out for dumplings in the evening, all right?
Bu akşam ne yedin?What did you eat this evening?
Akşam yemeğini nerede yediğin umurumda değil.I don't care where you're eating dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet ettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember inviting Tom to dinner.
Geçen cuma akşamı Mary ile bir randevum vardı.I had a date with Mary last Friday evening.
Geçen hafta sonu küçük bir akşam yemeği partim vardı.I had a small dinner party last weekend.
Öğle yemeği için pizza yedim, bu yüzden akşam yemeği için pizza istemiyorum.I had pizza for lunch, so I don't want pizza for dinner.
Hiçbir şeyin aksamadığından emin olmak zorundaydım.I had to make sure nothing went wrong.
Okul kapıcısı akşamleyin spor salonunu temizler.The school custodian cleans the gym in the evening.
Yarın akşam akşam yemeği pişireceğim.I will cook dinner tomorrow evening.
Akşamları Tom'la geçiriyorum.I've been spending evenings with Tom.
Akşam yemeği yemedim.I haven't had dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet ettim.I've invited Tom to dinner.
Tom'un son zamanlarda aksadığını görmedim.I haven't seen Tom limp recently.
Akşam yemeği için kaldığını umuyorum.I hope you're staying for dinner.
Tom'u akşam yemeği için davet ettim.I invited Tom over for dinner.
Tom'u bu gece akşam yemeğine davet ettim.I invited Tom to dinner tonight.
Hafta içi akşamları dışarı çıkmam.I don't go out on weeknights.
İşi ilerlettim ve sen burada olmadığın için senin akşam yemeğini yedim.I went ahead and ate your dinner since you weren't here.
Ben az önce akşam yemeği yaptım.I just made dinner.
Dün akşam nerede olduğunu biliyorum.I know where you were yesterday evening.
Geçen akşam sana yalan söyledim.I lied to you the other night.
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.I made fun of Tom's accent.
Akşam yemeği için Tom'la buluştum.I met Tom for dinner.
Akşam yemeğini bitirmediğini fark ettim.I noticed you didn't finish your dinner.
Tom akşam yemeğini pişirdiği için Mary'ye teşekkür bile etmedi.Tom didn't even thank Mary for cooking dinner.
Bu akşam özel bir şey yapıyor musun?Are you doing anything special this evening?
Dün akşam bir araba kazası gördüm.I saw a car accident yesterday evening.
Akşam yemeğine başlamalıyım.I should start dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etmeliydim.I should've invited Tom to dinner.
Tom'u akşam yemeğine davet etseydim iyiydi.I should've invited Tom to dinner.
Sanırım aksıracağım.I think I may sneeze.
Tom ve Mary akşam yemeğindeler.Tom and Mary are at dinner.
Tom ve Mary sık sık birlikte akşam yemeği yer.Tom and Mary often eat dinner together.
Akşam yağmur yağmaya başladı.It began to rain in the evening.
Bu akşam herhangi bir yere gidecek miyizAre we going anywhere this evening?
Bu akşam ayrılıyorum.I leave this evening.
Bu akşam terk ediyor olacağım.I'll be leaving this evening.
Hava bu akşam çok soğuk.It's very cold this evening.
"Tom, akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Ben hemen orada olacağım.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'll be right there."
Tom her akşam içmeye çıkar.Tom goes out drinking every evening.
Her gün akşam yemeğinden sonra Fransızca öğrenirim.I study French after dinner every day.
Tom bir Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks with a French accent.
Bu akşam canım biraz kebap yemek istiyor.I feel like having some kebab.
Aile birlikte akşam yemeği yedi.The family dined together.
O, sabah 9 akşam 5, hafta içi her gün çalışır.She works 9-5 every weekday.
Akşamleyin seni arayacağım.I'll call you in the evening.
"Tom akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Geliyorum.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'm coming."
Bu gece neden gelip akşam yemeğinde bize katılmıyorsun?Why not come and have supper with us tonight?
Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.We have friends coming over this evening.
Bu akşam plaj partime gelmek ister misin?Would you like to come to my beach party this evening?
Tom Mary'yi akşam yemeği için bir sahil restoranına götürdü.Tom took Mary to a beachfront restaurant for dinner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod