Tom bir New Yorklu ama onun bir New York aksanı yok.Tom is a New Yorker, but he doesn't have a New York accent.
Akşam yemeğine kimin geldiğini tahmin et.Guess who's coming for dinner.
Kim akşam yemeği için geliyor?Who's coming for dinner?
Bu gece seninle akşam yemeği yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you tonight.
Bir gün sizinle akşam yemeği yemek istiyorum.I'd like to have dinner with you sometime.
Tom akşam yemeğini yatakta yemek istedi.Tom wanted to have dinner in bed.
Tom'un Mary'yi akşam yemeği için dışarı çıkaracağını düşündüm.I thought Tom would take Mary out for dinner.
Tom'un akşam yemeğinden önce yürüyüşe çıkacağını düşündüm.I thought Tom would take a walk before dinner.
Tom'un Mary'ye sürpriz yapacağını ve onu akşam yemeğine götüreceğini düşündüm.I thought Tom would surprise Mary and take her to dinner.
Akşam yemeğine bütün bu insanları ağırlayamayız.We can't have all those people over for dinner.
Biz akşam yemeği için kalamayız.We can't stay for dinner.
Belki süpermarkete gideceğimi ve akşam yemeği için bir şey alacağımı düşündüm.I thought maybe I'd go to the supermarket and buy something for dinner.
Akşam yemeği yemek için dışarı çıkacağımızı düşündüm.I thought we were going out to dinner.
Akşam yemeği için kimin uğrayacağını bilmek isteyebileceğini sandım.I thought you might like to know who's coming over for dinner.
Akşam yemeği hazır!Dinner is ready!
Dün gece bir arkadaşla akşam yemeği yedim.I had dinner with a friend last night.
Bir gün akşam yemeği için uğra.Come over for dinner sometime.
Akşamdan zevk alıyor musun?Are you enjoying the evening?
Akşam yemeğinden hoşlandığını umuyorum.I do hope you enjoyed the dinner.
Onu akşam yemeğinde tartışalım.Let's discuss it over dinner.
Birlikte akşam yemeği yiyelimLet's have dinner together.
Yarın akşam yemeği yapalım.Let's do dinner tomorrow.
Akşam yemeğine gidelim.Let's go to dinner.
Akşam yemeği almak istiyor musun?Do you want to grab dinner?
Seni akşam yemeğine götürmek istiyorum.I want to take you to dinner.
Biraz akşam yemeği almaya gitmek ister misin?Do you want to go grab some dinner?
Akşam yemeği için vaktinde evde olmanı istiyorum.I want you home in time for dinner.
Akşam yemeğimin odama getirilmesini istiyorum.I want my dinner brought to my room.
Benimle akşam yemeği yemeni istiyorum.I'd like you to have dinner with me.
Bu akşam sinemaya gitmek ister misin?Do you want to go to a movie tonight?
Bir şeyi aksatıyor muyum?Am I disturbing something?
Herhangi bir şeyi aksatıyor muyum?Am I disturbing anything?
Akşam yemeği için uğramak ister misin?Would you like to come over for dinner?
Neden Tom'la akşam yemeği yemek istiyorum?Why would I want to have dinner with Tom?
Bu akşam benimle yemek yemek ister misin?Do you want to have dinner with me tonight?
Bu gece akşam yemeği için gelmek ister misin?Do you want to come over for dinner tonight?
Bir ara benimle akşam yemeği yemek ister misin?Do you want to have dinner with me sometime?
Benim için akşam yemeği pişirirsen onu isterim.I'd like it if you would cook dinner for me.
Tom'la akşam yemeği için buluşuyorum. Gelmek ister misin?I'm meeting Tom for dinner. Do want to come?
Akşam yemeği için kalmak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to stay for dinner?
Bu gece akşam yemeğinden sonra bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go see a movie after dinner tonight?
Bu akşam boşum.I am free this evening.
Bu mağaza bu akşam saat dokuzda kapanıyor.This shop shuts at nine oclock this evening.
Güzel bir akşamüstü, değil mi?Beautiful evening, isn't it?
Bu akşam güzel görünüyorsun.You look beautiful this evening.
Önümüzde yoğun bir akşamımız var.We have a busy evening ahead of us.
Bar bu akşam oldukça yoğundu.The bar is fairly busy this evening.
Bu bar akşam geç saatlerde çok daha yoğun.This bar is much busier later in the evening.
Grup akşam sekizde çalmaya başlar.The band starts playing at 8:00 p.m.
Tom ve Mary bütün akşam beraber müzik çaldılar.Tom and Mary played music together all evening.
Bu akşam bir şeyler yap!Do do something this evening.
Bu akşam bir şeyler yapın!Do do something this evening.
Bu akşam yapacak bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something to do this evening.
Duş aldıktan sonra, Tom akşam yemeği yedi.After taking a shower, Tom ate dinner.
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
Herkese iyi akşamlar.Good evening, everyone.
Akşam yemeği için birisiyle buluşacağım.I'm meeting someone for dinner.
Tom akşamdan kalma.Tom's hungover.
Tom aksıyor.Tom's limping.
Bizi bir restoranda akşam yemeğine davet edin.Invite us to dinner at a restaurant.