Akran baskısına boyun eğme.Don't give in to peer pressure.
Tom'u akranlarından farklı kılan ne?What makes Tom different from others his age?
Gagarin de akranları tarafından tercih edilen bir adaydı.Gagarin was also a favoured candidate by his peers.
Akranes'in güçlü bir futbol geleneği vardır.Akranes has a strong football tradition.
Yerel takım ÍB Akraness, yıllardır İzlanda futbol liginin en iyileri arasında olmuştur.The local team, ÍA, has for many years been among the best of the Icelandic football league.
Daha kişisel olan diğer şey ise akranlarından onay beklemendir.The other and more personal thing is you want the approbation of your peers.
Tüm OBP kitapları akran denetimlidir.All OBP books are peer-reviewed.
Orada akranı bir öğrenci olan Erwin Rohde ile yakın arkadaş oldu.There, he became close friends with his fellow student Erwin Rohde.
Film setleri sürerken Watson ve akranları günde 5 saatten fazla özel ders aldı.While on film sets, she and her peers were tutored for up to five hours a day.
Sonuç olarak, DIY sistemleri ara sıra reklamsal akranlarına oranla daha ucuza sonlanmaktadırlar.As a result, the DIY-systems often end up cheaper than their commercial counterparts.
Fakat kendisi birçok akranları gibi Petra şehrini hiçbir zaman ziyaret etmemiştir.He never involved in any football pyramid like others do.
Kulüp İzlanda'nın Akranes şehrinde, 1946 yılında kurulmuştur.The facility at Horn Island was closed in 1946.
Yani, lütfen bizi yabancılar olarak karşılamayın; bizi insan akranlarınız olarak karşılayın, nokta.So please don't greet us as strangers, greet us as your fellow human beings, period.
Ve işte, benim primat akranlarım,And so, my fellow primates,
Gerçekte, yurt dışında seyahat ederken, Kanadalı akranlarınızı nasıl teşhis edeceğiniz şöyle.In fact, when we're traveling abroad, it's how we identify fellow Canadians.
Neden ya yoksulluk, devamsızlık ya da akranların negatif etkisi.We know why kids don't learn. It's either poverty, low attendance, negative peer influences...
Bu hafta ilk defa akran değerlendirmesi yapacağız.This week we're going to be doing peer grading for the first time.
Ve sonrasında vize (midterm), bu hafta akran değerlendirmesi şeklinde değerlendirilecek.And then the mid-term is going to be peer grading this week too.
Akranlarımızın onayını arzulamaktayızdır.We crave the approval of our peers.
Öğretmenleri ve akranları onu küçümsemişlerdi, okulda onunla dalga geçilmişti.Teachers and peers were underestimating her; she was teased at school.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.The older children bully the little ones.
Sebebi yoksulluk, devamsızlık, akranların olumsuz etkisi.It's either poverty, low attendance, negative peer influences.
Onlar da kendi akranlarından öğrendiler.They've learned from their peers.
Akranın IP adresiIP address of the peer
Akran hangi istemciyi kullandığıWhich client the peer is using
Akranın DHT özelliğinin açık olup olmadığıWhether or not the peer has DHT enabled
Yalnızca, bir gönderme (upload) yuvası olan akranlar bizden veri alacakOnly peers which have an upload slot will get data from us
Akranın bizden veri indirmeye istekli olup olmadığıWhether the peer is interested in downloading data from us
Bizim bu akrandan veri indirmeye istekli olup olmadığımızWhether we are interested in downloading from this peer
Dosyayı hangi akrandan indiriyor olduğumuzWhich peer we are downloading it from
Sırbistan'daki gençlerin, güneydeki akranlarının sorunlarından pek haberleri yok gibi görünüyor.Young people in Serbia seem to know little about the problems of their peers in the south.
Tam uzunluktaki araştırma makaleleri akran denetiminden geçirilir .Full-length articles are peer reviewed.
Isis, Chicago Press tarafından yayınlanan üç aylık akran denetimli bir akademik dergidir .Isis is a quarterly peer-reviewed academic journal published by the University of Chicago Press.
Sosyal medya, akran baskısı ve etkisi için yeni ve büyük bir dijital arena sunmaktadır.Social media provides a massive new digital arena for peer pressure and influence.
Farklı kültürlerde sosyal medya üzerinde akran baskısıPeer pressure on social media across cultures
Tarihte akran baskısıIn history
Böylece akran baskısı argümanı kendisiyle çelişir.So the peer pressure argument contradicts itself.
Akran grupları bireyin bakış açıları dışında perspektif sağlar.Peer groups provide perspective outside of the individual's viewpoints.
Ergenlik döneminde, akran grupları dramatik değişikliklerle karşı karşıya olma eğilimindedir.During adolescence, peer groups tend to face dramatic changes.
Ergenler akranları ile daha fazla zaman geçirmek ve daha az yetişkin gözetimi isteme eğilimindedir.Adolescents tend to spend more time with their peers and have less adult supervision.
Akran grupları, üyelere cinsiyet rollerini öğretmek için bir mekan olarak da hizmet edebilir.Peer groups can also serve as a venue for teaching members gender roles.
Ergen akran grupları, gençler yetişkinliğe kadar asimile olurken destek sağlar.Adolescent peer groups provide support as teens assimilate into adulthood.
Farklı ırk akran gruplarıCross race peer groups
Cedid'in destekçileri, Eflak ve akranlarından daha radikal solcu olarak görülüyordu.Jadid's supporters were seen as more radically left-wing then Aflaq and his peers.
Birinin akran baskısıyla okuldan atıldığını hatırlıyorum.One, I recall, was drummed out of the school by peer pressure.
Bu çocuklar, akranları tarafından özellikle sevilmezler ve fark edilmeme eğilimindedirler.These children are not especially liked or disliked by peers, and tend to go unnoticed.
Gagarin de akranları tarafından tercih edilen bir adaydı.Frangieh wurde mit einer Stimme Vorsprung gewählt.
Bazı sahalarda akran denetimli toplantılar (örneğin konferans ve çalıştaylar) vardır.Plusieurs tribunaux tiennent, par exemple, des conférences de règlement à l'amiable (CRA).
Orada akranı bir öğrenci olan Erwin Rohde ile yakın arkadaş oldu.Allí entablaría una íntima amistad con el estudiante Erwin Rohde.
Kasaba, spor kulübü Íþróttabandalag Akraness, kendi futbol takımı için ev sahipliği yapmaktadır.Maxithlon es un juego en línea gratuito en el cual debes administrar tu propio club de atletismo.
Akran denetimi bir makale matbaaya gitmesiyle son bulmayabilir.No sé si podré seguir haciendo teatro sin Adria.
Akranes'in güçlü bir futbol geleneği vardır.Семейство Макстей имеет яркие футбольные традиции.
Film setleri sürerken Watson ve akranları günde 5 saatten fazla özel ders aldı.وفي فترات تصويرها للأفلام كانت واتسون تأخذ الدروس الخصوصية مع أقرانها لأكثر من 5 ساعات في اليوم.
Günümüzdeki akran denetim sistemi bu 18. yüzyıl sürecinden evrimleşmiştir.وقد تطور نظام مراجعة الأقران الحالي من هذه العملية التي تمت في القرن الثامن عشر.
Bundan evvel akran denetiminin diğer sahalarda uygulanması gevşekti.Em Copacabana já haviam sido realizados todos os outros atos principais da Jornada.
Film setleri sürerken Watson ve akranları günde 5 saatten fazla özel ders aldı.Op de set van Harry Potter kregen Watson en haar mede-acteurs tot 5 uur per dag les.
Çalışmadığı zamanların çoğunu birçok akranı gibi evde televizyon karşısında geçirir.Net zo min als de meeste mensen zich druk maken over wat er allemaal binnenin een televisietoestel gebeurt.
IA Akranes'ı eleyen Trabzonspor, ikinci turda Liverpool FC ile eşleşti.Så han plockade ihop ett lag och det är dagens Liverpool FC.
Bazı sahalarda akran denetimli toplantılar (örneğin konferans ve çalıştaylar) vardır.Objíždí mnohé festivaly (např. Zámostí).
Germain akranları bunlara ek olarak onun yaptığı işler hakkında birkaç güzel şey de söylemişti.Oba Klingoni mu na oplátku svěří, co se skutečně stalo.