akrabaları ile cümle

akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük kazanlarda yemeklerin yapılıp akrabaların bizi ziyaret ettiği bir gündü,It's the day a big feast would be cooked and be visited by relatives
Akrabalarından biri nasıl öldüğünü anlatıyordu.One of his relatives was explaining how he had died.
Karadziç'in akrabaları, zanlıyla herhangi bir şekilde temas kurduklarını sürekli olarak reddettiler.Karadzic's relatives have consistently denied having any contact with him.
Halit, "Bunlar iyi insanlardır. Suriye'de akrabalarım var." diyor."They are good people, I have relatives in Syria," he said.
Akrabalarım Gjakova'da yaşıyor, ama yine de en iyi ve en yakın arkadaşlarım burada, Tiran'da.My relatives live in Gjakova, but still my best and closest friendships [are] here in Tirana.
Yarım milyondan fazla Kosovalı, Batılı ülkelerde çalışıp memleketteki akrabalarına para gönderiyor.More than half a million Kosovars work in Western countries and send money home.
Kimileri ise akrabalarına hiç para gönderemez olmuş.Others, however, have stopped sending money altogether.
Çoğumuzun orada akrabaları var, bu da işleri kolaylaştırır."Many of us have relatives there and this would make it easier."
İslam yasalarına göre, bu para kurbanların akrabalarının hemşireleri affetmesini sağlayacak.Under Islamic law, this would allow the victims' relatives to pardon the nurses.
Cinnet haberi Taloviç'in BH'deki köyünde yaşayan akrabalarını şok etti.News of the shooting spree shocked relatives in Talovic's home village in BiH.
Pek çok vatandaş ise, devletin ya da yurtdışında çalışan akrabalarının yerdımları ile geçiniyor.Many more require the assistance of the government or family members who work abroad.
Gaşi, "Akrabaların yardımları sayesinde hayatta kalabiliyorum."I can survive thanks to the help from some family members.
Cuma günü -Noel'in birinci günü- Vukoviç ailesi sadece en yakın akrabaları ziyaret ediyor.On Friday -- the first day of Christmas -- the Vukovic family visits only the closest relatives.
Çift evlilik yemini ederken, gelinin akrabalarından kimse orada yokmuş.When the couple exchanged vows, none of the bride's relatives attended.
Şüphelilerden bazılarının intihar saldırılarını düzenleyenlerin akrabaları oldukları söyleniyor.Some of the suspects are said to be relatives of the perpetrators of the suicide bombings.
"Pap Kralı", kendisini eşinin akrabalarının zehirlediğini öne sürdü.The "King of Pap" says he was poisoned by members of his extended family.
Bu kişiler, akrabalarının, komşularının ya da arkadaşlarının verdikleriyle geçiniyor.They live off the generosity of others -- relatives, neighbours, friends.
Aileler, hatta "düşmanların" uzak akrabaları bile başka şekillerde cezalarını bulmuşlar.Families, even distant relatives of the "enemies", paid in other ways as well.
Ashdown, Karadziç'in Akrabalarının Banka Hesaplarını DondurduAshdown Freezes Bank Accounts of Karadzic Relatives
Bu kısıtlama bu kişilerin akrabaları için de geçerli olacak.This restriction would also apply to their relatives.
NATO Askerleri Karadziç'in Akrabalarının Evlerini AradıNATO Troops Search Homes of Karadzic Relatives
Ve burada yaşayan insanların da güneydoğu bölgesinde akrabaları var.And people living there have relatives in our southeastern region.
Akrabaları ya da yurtdışında çalışan çocukları onlara maddi yardımda bulundu."Relatives or children working abroad helped them financially.
Testlerde kaçırılan kişilerin akrabalarından alınan kan örnekleri kullanıldı.The tests used blood samples from relatives of those abducted.
Aşağıda Zoltán'ın en yakın akrabalarını sunan bir aile ağacı mevcuttur:[1][1]The following is a family tree presenting Zoltán's closest known relatives:[3][12]
Deutscher'in kanalı aslında sadece yakın akrabaları için açılmış özel bir kanaldı.Deutscher's channel originally was produced for the private viewing of her relatives.
Akrabaları ve ustaları ve "tarladaki tüm hayvanlar ve canavarları" gemiye bindirdi.His relatives and craftsmen, and "all the beasts and animals of the field" boarded the boat.
Akrabalarıyla birlikte kalmak için daha sonra Shishaki köyüne taşındı.She then moved to the village of Shishaki to stay with relatives.
Hint-Avrupa ve En Yakın Akrabaları: Avrasya Dili Ailesi, Cilt 1: Gramer.Indo-European and Its Closest Relatives: The Eurasiatic Language Family, Volume 1: Grammar.
Hint-Avrupa ve En Yakın Akrabaları: Avrasya Dili Ailesi, Cilt 2: Sözlük.Indo-European and Its Closest Relatives: The Eurasiatic Language Family, Volume 2: Lexicon.
O zamanlar Somali'nin Birleşik Krallık büyükelçisi olan akrabalarından biri hizmetçi arıyordu.One of her uncles, who was then Somali ambassador to the United Kingdom, was looking for a maid.
İmparatoriçe'ye Orlov'un 13 yaşındaki akrabalarını baştan çıkardığını bildirdiler.They informed the empress that Orlov had seduced his 13-year-old relative.
Gelinin en yakın kadın akrabaları ve arkadaşları bu etkinliğe davet edilir.The bride's nearest female friends and relatives are invited to this event.
Damadın en yakın akrabaları gelinin parmaklarına kına yakar ve hediyeler verir.The nearest relatives of the groom smear henna on the bride's fingers and give gifts.
Damadın daha çok saygı gösterilen yaşlı akrabaları “asıl” aracılık törenine katılıyor.More respected, elder relatives of the groom take part in the “main” matchmaking ceremony.
Birçoğu Batu Khan'ın akrabalarıydı.Many of them were the relatives of Batu Khan.
Daha sonra hayatta kalanlar ve Hampton'un akrabaları adına bir hukuk davası açıldı.A civil lawsuit was later filed on behalf of the survivors and the relatives of Hampton and Clark.
Benzer şekilde akrabaları ve ailesi hakkında da pek bir şey bilinmiyor.Similarly, not much is known about his relatives and family.
Liu barış istedi, ancak Chen'den akrabalarını Kuzey Qi'ye rehine olarak göndermesini istedi.Liu sought peace, but requested Chen to send his relatives as hostages to Northern Qi.
Akrabalarının yanına gönderilmiş bir çocuk olan Ingemar'ın hikayesini anlatır.It tells the story of Ingemar, a young boy sent to live with relatives.
Kral, ülke içi güvenliği akrabalarını sürgün ederek sağladı.The king managed to keep security within Portuguese borders only by outlawing and exiling his kin.
Käthe Leichter'in akrabaları arasında bulunan bazı kişiler:Käthe Leichter's maternal relatives are
En yakın akrabaları, atlar ve gergedanlar da dahil olmak üzere diğer tek parmaklı toynaklılardır.Their closest relatives are the other odd-toed ungulates, including horses and rhinoceroses.
Chriacus, erkn akrabalarının dağılımı içinde bir yerdedir.Chriacus lies somewhere within the range of their early relatives.
Akrabalarıyla birlikte yaşamaya gönderilen genç bir çocuk olan Ingemar'ın hikayesini anlatıyor.It tells the story of Ingemar, a young boy sent to live with relatives.
Yaşayan en yakın akrabaları, anguid ve helodermatid kertenkelelerdir.[2]Their closest living relatives are the anguid and helodermatid lizards.[2]
Yetim olarak akrabaları tarafından getirildiği manastırda büyüdü.Orphaned as a child, her relations brought her to a monastery where she was raised.
Sakinler, Rus birliklerinin akrabalarının cesetleri kaldırmasını da yasakladığını iddia etti.[3]Residents claimed Russian troops also forbade relatives from removing the bodies afterwards.[9]
Akrabaları Timon Tarja ve Kondrolan Maura da üretken şairlerdi.Her relatives, Timon Tarja and Kondrolan Maura, were also prolific poets.
Her erkek karısına, kızına, kız kardeşine ve diğer kadın akrabalarına okudu.Each man recited to his wife, his daughter, his sister and other female relatives.
Baba tarafından Kirel'in Holokost'ta öldürülen akrabaları var. [1]On her father's side, Kirel has relatives who were killed in the Holocaust.[3]
Babilliler, Asurlu akrabaları gibi, Mısır'a karşı zafer kazandılar.The Babylonians, like their Assyrian relations, were victorious over Egypt.
Uzak akrabalarının bazılarının adalarda büyük gücü ve serveti vardı.Some of his distant family had great power and fortune in the islands.
Burada kahve eken akrabaları tarafından bakıldı.Here he was taken care of by relatives engaged in coffee-planting.
Endopterygotlar içinde Neuropterida'nınsınıfının yaşayan en yakın akrabaları kın kanatlılardır .Within the endopterygotes, the closest living relatives of the neuropteridan clade are the beetles.
Babur, bahçenin sahipleri olan akrabalarına 1.000 miskal para ödemiştir.Babur paid 1,000 coined misqal to his kinsmen, the owners of the garden, and laid her there.
Birçok yerleşimci de akrabalarını çağırdı.Many settlers also sent for their relatives.
Bu modern organizmalar, LUCA'nın hayatta kalan en yakın akrabaları arasında olabilir.[2]These modern organisms may be among the closest surviving relatives of the LUCA.[69]
Kocasıyla birlikte, akrabalarının bazılarını okumaları için destekledi.Together with her husband, she supported several relatives of their relatives to study.
Bütün arkadaşlarım ve akrabalarım ölü.Alle meine Freunde und Verwandten sind tot.

İlgili Sayfalar