akrabaları ile cümle
akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.nem elmégysz az én hazámba, és az én rokonságim közé és [onnan] vészesz feleséget az én fiamnak Izsáknak.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Nhưng hãy đi về quê hương ta, trong vòng bà con ta, cưới một người vợ cho Y-sác, con trai ta.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Nhưng hãy đi_về quê_hương ta , trong vòng bà_con ta , cưới một người vợ cho Y-sác , con_trai ta .
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.sondern daß du ziehst in mein Vaterland und zu meiner Freundschaft und nehmest meinem Sohn Isaak ein Weib.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.utan att du skall gå till mitt eget land och till min släkt och där taga hustru åt min son Isak.»
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.vaan menet minun omaan maahani ja sukuni luo ja otat sieltä vaimon pojalleni Iisakille."
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.но да отидеш в отечеството ми, при рода ми, и от там да вземеш жена за сина ми Исаака.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.но пойдешь в землю мою, на родину мою, и возьмешь жену сыну моемуИсааку.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.כי אל ארצי ואל מולדתי תלך ולקחת אשה לבני ליצחק׃
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.بل الى ارضي والى عشيرتي تذهب وتأخذ زوجة لابني اسحق.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.你 要 往 我 本 地 本 族 去 、 為 我 的 兒 子 以 撒 娶 一 個 妻 子
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.你 要 往 我 本地 本族 去 、 為 我 的 兒子 以撒 娶 一 個 妻子
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ao que lhe disseram: Ninguém há na tua parentela que se chame por este nome.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.A povedali jej: Veď nie je nikoho z tvojho príbuzenstva, kto by sa volal tým menom!
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Då sade de till henne: »I din släkt finnes ju ingen som har det namnet.»
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ei i-au zis: ,,Nimeni din rubedeniile tale nu poartă numele acesta.``
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.És mondának néki: Senki sincs a te rokonságodban, a ki ezen a néven neveztetnék.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Họ nói : Trong bà con_ngươi không ai có tên đó .
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Họ nói: Trong bà con ngươi không ai có tên đó.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Ils lui dirent: Il n`y a dans ta parenté personne qui soit appelé de ce nom.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.In reko ji: Saj ni nikogar v sorodstvu tvojem, ki bi mu bilo tako ime.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.I řekli k ní: Však nižádného není v rodu tvém, kterýž by sloul jménem tím.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.I rzekli do niej: Żadnego nie masz w rodzinie twojej, co by go zwano tem imieniem.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.저희가 가로되 네 친족 중에 이 이름으로 이름한 이가 없다 하고
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Le dissero: «Non c'è nessuno della tua parentela che si chiami con questo nome»
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Niin he sanoivat hänelle: "Eihän sinun suvussasi ole ketään, jolla on se nimi".
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Og de sagde til hende: "Der er ingen i din Slægt, som kaldes med dette Navn."
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Og de sa til henne: Men det er jo ingen i din ætt som har dette navn.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler."Tidak seorang pun dari sanak saudaramu bernama begitu," kata mereka kepadanya
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Und sie sprachen zu ihr: Ist doch niemand in deiner Freundschaft, der also heiße.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Y le dijeron: --No hay nadie en tu familia que se llame con este nombre
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.Και ειπον προς αυτην οτι ουδεις υπαρχει εν τη συγγενεια σου, οστις καλειται με το ονομα τουτο.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.И рекоха -: Няма никой в рода ти, който се нарича с това име.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.И сказали ей: никого нет в родстве твоем, кто назывался бы сим именем.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.І казали до неї: Що нікого нема в родині твоїй, щоб звав ся імям сим.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.ויאמרו אליה אין איש במשפחתך אשר נקרא בשם הזה׃
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.فقالوا لها ليس احد في عشيرتك تسمى بهذا الاسم.
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.他 們 說 、 你 親 族 中 沒 有 叫 這 名 字 的
Ona, ‹‹Akrabaların arasında bu adı taşıyan kimse yok ki›› dediler.他 們說 、 你 親族 中沒 有 叫這 名字 的
Peki akrabalarımın ve emlakçıların baskılarına dayanamayıp evi 1 milyon liraya satın alsam ne olurdu? - -Co będzie jeśli poddam się presji rodziny, pośredników i agentów nieruchomości, i kupię dom za milion dolarów?
Peki akrabalarımın ve emlakçıların baskılarına dayanamayıp evi 1 milyon liraya satın alsam ne olurdu? -および住宅ローン産業に屈して、100万ドルでこの家を買うなら、 どうなりますか?
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,HERREN sagde til Abram: "Drag ud fra dit Land, fra din Slægt og din Faders Hus til det Land, jeg vil vise dig;
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,Il Signore disse ad Abram: e dalla casa di tuo padre, verso il paese che io ti indicherò
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,여호와께서 아브람에게 이르시되 너는 너의 본토 친척 아비 집을 떠나 내가 네게 지시할 땅으로 가라
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,ויאמר יהוה אל אברם לך לך מארצך וממולדתך ומבית אביך אל הארץ אשר אראך׃
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,وقال الرب لابرام اذهب من ارضك ومن عشيرتك ومن بيت ابيك الى الارض التي اريك.
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,耶 和 華 對 亞 伯 蘭 說 、 你 要 離 開 本 地 、 本 族 、 父 家 、 往 我 所 要 指 示 你 的 地 去
RAB Avrama, ‹‹Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git›› dedi,耶和華 對亞 伯 蘭說 、 你 要 離開 本地 、 本族 、 父家 、 往 我 所 要 指示 你 的 地去
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››A Hospodin riekol Jakobovi: Navráť sa do zeme svojich otcov a ku svojej rodine, a budem s tebou.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Da sagde HERREN til Jakob: "Vend tilbage til dine Fædres Land og din Hjemstavn, så vil jeg være med dig!"
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Disse o Senhor, então, a Jacó: Volta para a terra de teus pais e para a tua parentela; e eu serei contigo.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Ðức Giê-hô-va phán cùng Gia-cốp rằng: Hãy trở về xứ của tổ phụ ngươi, chốn bà con ngươi, ta sẽ phù hộ ngươi.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Entonces Jehovah dijo a Jacob: --Vuelve a la tierra de tus padres, a tu parentela, y yo estaré contigo
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Il Signore disse a Giacobbe: «Torna al paese dei tuoi padri, nella tua patria e io sarò con te»
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››In GOSPOD je velel Jakobu: Vrni se v deželo očetov svojih in k sorodovini svoji, in bodem s teboj.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››I řekl mu Hospodin: Navrať se do země otců svých, a k příbuznosti své, a budu s tebou.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Ja Herra sanoi Jaakobille: "Palaja isiesi maahan ja sukusi tykö. Minä olen sinun kanssasi."
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››"여호와께서 야곱에게 이르시되 네 조상의 땅, 네 족속에게로 돌아가라 내가 너와 함께 있으리라 하신지라"
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Monda pedig az Úr Jákóbnak: Térj meg atyáid földére, a te rokonságod közé, és veled lészek.
RAB Yakupa, ‹‹Atalarının topraklarına, akrabalarının yanına dön›› dedi, ‹‹Seninle olacağım.››Och HERREN sade till Jakob: »Vänd tillbaka till dina fäders land och till din släkt; jag skall vara med dig.»