akrabaları ile cümle
akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
İsveççe konuşan aile bireyleriniz ya da akrabalarınız varsa,Vous avez des membres de la famille suédophones.
İsveççe konuşan aile bireyleriniz ya da akrabalarınız varsa,У вас есть шведоязычные члены семьи или родственники.
İsveççe konuşan aile bireyleriniz ya da akrabalarınız varsa,لديك أفراد من العائلة أو أقارب ناطقين باللغة السويدية.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.A počuli okolní súsedia i jej príbuzní, že jej učinil Pán svoje veľké milosrdenstvo, a radovali sa s ňou.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.A uslyšeli sousedé a přátelé její, že Hospodin veliké učinil s ní milosrdenství své, i radovali se spolu s ní.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.이웃과 친족이 주께서 저를 크게 긍휼히 여기심을 듣고 함께 즐거워하더라
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Ouviram seus vizinhos e parentes que o Senhor lhe multiplicara a sua misericórdia, e se alegravam com ela.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Vecinii şi rudele ei au auzit că Domnul a arătat mare îndurare faţă de ea, şi se bucurau împreună cu ea.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Xóm riềng bà con nghe Chúa tỏ ra sự thương xót cả thể cho Ê-li-sa-bét, thì chia vui cùng người.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.Xóm riềng bà_con nghe Chúa tỏ ra sự thương_xót cả_thể cho Ê - li-sa-bét , thì chia vui cùng người .
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.И като чуха съседите и роднините -, че Господ показал към нея велика милост, радваха се с нея.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.И услышали соседи и родственники ее, что возвеличил Господь милость Свою над нею, и радовались с нею.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.І чули сусіде її і родина її, що Господь показав велику милость свою до неї, і радувались із нею.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.וישמעו שכניה וקרוביה כי הגדיל יהוה את חסדו עמה וישמחו אתה׃
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.وسمع جيرانها واقرباؤها ان الرب عظّم رحمته لها ففرحوا معها.
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.鄰 里 親 族 、 聽 見 主 向 他 大 施 憐 憫 、 就 和 他 一 同 歡 樂
Komşularıyla akrabaları, Rabbin ona ne büyük merhamet gösterdiğini duyunca, onun sevincine katıldılar.鄰里親族 、 聽見 主 向 他 大 施憐憫 、 就 和 他 一同 歡樂
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.(A Michlot spłodził Symmama) a ci także przweciw braci swych mieszkali w Jeruzalemie z braćmi swymi.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.A Miklót splodil Šimeama. A tí tiež bývali naproti svojim bratom v Jeruzaleme so svojimi bratmi.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ayah Simea. Keturunan mereka tinggal di Yerusalem bersama keluarga-keluarga lain yang sekaum dengan mereka
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.In Miklot je rodil Simeama. Tudi ti so prebivali pri svojih bratih v Jeruzalemu, bratom svojim nasproti.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Ja Mikleotille syntyi Simeam. Hekin asuivat veljinensä Jerusalemissa, rajakkain veljiensä kanssa.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.미글롯은 시므암을 낳았으니 이 무리도 그 형제로 더불어 서로 대하여 예루살렘에 거하였더라
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Men Miklot födde Simeam. Också de bodde jämte sina bröder i Jerusalem, gent emot sina bröder.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê-am . Chúng cũng đồng ở cùng anh_em mình trong thành Giê-ru-sa-lem đối_mặt nhau .
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mích-lô sanh Si-mê-am. Chúng cũng đồng ở cùng anh em mình trong thành Giê-ru-sa-lem đối mặt nhau.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclot a născut pe Şimeam. Şi ei locuiau tot la Ierusalim lîngă fraţii lor, cu fraţii lor.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclote foi pai de Simeão; também estes habitaram em Jerusalém defronte d� seus irmaos.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miclot engendró a Simeam. Ellos también habitaban en Jerusalén con sus hermanos, frente a ellos
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklot avlede Sjim'am. Også de boede over for deres Brødre sammen med deres Brødre i Jerusalem.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklòt generò Simeàm. Anch'essi abitavano in Gerusalemme con i fratelli, di fronte a loro
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth aber zeugte Simeam. Und sie wohnten auch ihren Brüdern gegenüber zu Jerusalem unter den Ihren.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth engendra Schimeam. Ils habitaient aussi à Jérusalem près de leurs frères, avec leurs frères. -
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Mikloth woonde met zijn zoon Simeam in Jeruzalem, dichtbij zijn familieleden.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.(Miklot pak zplodil Simam), ti také naproti bratřím svým bydlili v Jeruzalémě s bratřími svými.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Miklót pedig nemzé Simámot. Ezek is az õ atyjokfiai átellenében laktak Jeruzsálemben az õ testvéreikkel.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Og Miklot fikk sønnen Simeam; også disse bodde midt imot sine brødre i Jerusalem, sammen med sine brødre.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.а Макелот роди Симеама: също и те се заселиха с братята си в Ерусалим, срещу братята си.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.Миклоф родил Шимеама. И они подле братьев своих жили в Иерусалимевместе с братьями своими.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ומקלות הוליד את שמאם ואף הם נגד אחיהם ישבו בירושלם עם אחיהם׃
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.ومقلوث ولد شمآم. وهم ايضا سكنوا مقابل اخوتهم في اورشليم مع اخوتهم.
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基 羅 生 示 米 暗 . 這 些 人 和 他 們 的 弟 兄 在 耶 路 撒 冷 對 面 居 住
Miklot Şimamın babasıydı. Bunlar Yeruşalimde akrabalarının yanında yaşarlardı.米 基羅生 示 米暗.這些 人 和 他 們的 弟兄 在 耶路撒冷 對面 居住
Müşteri akrabaları değildi.친척의 주문이 아니었어요 교사 팀으로서는
Müşteri akrabaları değildi.الذي لم يكن من الأقارب، وهذه علامة أخرى
Müşteri akrabaları değildi.立ち上がって拍手をしましょう
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Ale pojdeš do mojej zeme a k mojej rodine a odtiaľ vezmeš môjmu synovi Izákovi ženu.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Ale pójdziesz do ziemi mojej, i do rodziny mojej, a stamtąd weźmiesz żonę Izaakowi, synowi memu.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Ale půjdeš do země mé a příbuznosti mé; a odtud vezmeš manželku synu mému Izákovi.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.ampak da pojdeš v mojo deželo in k sorodovini moji in vzameš ženo sinu mojemu Izaku.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.ci te vei duce în ţara şi la rudele mele să iei nevastă fiului meu Isaac.``
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Engkau harus kembali ke negeri kelahiranku untuk mencari istri baginya dari antara sanak saudaraku.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Je moet naar mijn geboorteland gaan, naar mijn familie en daar een vrouw voor hem zoeken."
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.내 고향 내 족속에게로 가서 내 아들 이삭을 위하여 아내를 택하라
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.ma che andrai al mio paese, nella mia patria, a scegliere una moglie per mio figlio Isacco»
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.mais d`aller dans mon pays et dans ma patrie prendre une femme pour mon fils Isaac.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.Más bien, irás a mi tierra, a mi parentela, y tomarás mujer para mi hijo Isaac
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.mas que irás � minha terra e � minha parentela, e dali tomarás mulher para meu filho Isaque.
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.men drage til mit Land og min Hjemstavn og tage min Søn Isak en Hustru derfra!"
Oğlum İshaka kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.›› gösterirdi.men du skal dra til mitt eget land og til min slekt og hente en hustru til min sønn Isak.