akrabaları ile cümle
akrabaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Med hâkimiyetine akrabaları olan Ahamenişler son vermiştir.近世外戚富貴,必有驕溢之敗。
Diğer akrabaları gibi böcekçillerdir.像母親似的昆蟲朋友。
Bazı akrabaları tutuklandı.逮捕了许多教友。
Yakın akrabaları cücelerle sıkı ilişkiler içerisindedirler bu nedenle Alliance birliğinde yer alırlar.大石內藏助之親族,加入義盟,但是在圓山會議後脫盟。
Kendi aralarında ve akrabalarına danıştıktan sonra, eğer bir engel yoksa söz kesilir.형을 병과할 경우에도 형의 전부 또는 일부에 대하여 그 선고를 유예할 수 있다(동조 2항).
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.여기에 가족 및 친족들도 연좌되어 정배되었다.
Doğdu ülke olan Kongo yerine Fransa'yı seçtiği için akrabaları ona "Frenchie" lakabını takmıştır.그는 그의 조국 콩고 민주 공화국 대신에 프랑스를 택한 것에 대해서 "프렌치" (Frenchie) 라는 별명을 친척들로부터 얻었다.
Akrabaları ve yakınları tarafından vazgeçirildi.후한말기 강족과 선비족에게 점령당하면서 폐지되었다.
Bayram ise sahte akrabalarının gerçek yüzünü anlamıştır ve mirası onlara vermemeye kararlıdır.귀실집사는 백제의 왕족으로 부여복신의 근친자라고 생각되지만, 정확한 가계는 알려져 있지 않다.
Kuş akrabaları gibi böcekçildir.טיפש כמו כל עופות הדודו.
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.לרוב מיודעים ההורים המיועדים בכל התהליך.
Bazı akrabaları tutuklandı.חלק מהעצורים נאסרו.
Doktora öğrencileri ve akrabaları.לרופאים ולתלמידי רפואה.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.אנו וילדינו עומדים בפני כיליון.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.רופאו ייעץ לו לבקר את משפחתו בניו אינגלנד.
Akrabalarından bazıları şunlardır.Останалите пък били техни роднини.
Zaoutzes akrabaları sürgün edildi ya da manastırlarla kapatıldı ve ailenin gücü kesildi.Роднините на Зауца били заточени или затворени в манастири, а властта на клана била разбита.
Ailenin akrabalarından biri, böyle birisinin bilinmediğini ve böyle bir isimde birinin olmadığını açıkladı.Отговорих им, че не познавам такова лице и нищо не знам за него.
Sonrasinda ailesini ve akrabalarini buraya yerleştirmiş.По-късно той се оженил и там се заселили други негови близки и роднини.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.След това Арна бяга с нейните синове.
Askere gidecek gençler akrabaları ve komşuları ile helalleşirler.Освен в семейството, те ходят да сурвакат и по други роднини и съседи.
Akrabalarını ve tanıdıklarını buraya yerleştirmiştir.Вземал е на работа приятели и роднини.
Akrabaları gibi böcekçildirler.Oni su Zvonku poput roditelja.
En yakın akrabaları Seminolelerdir.Njihovi najbliži srodnici su Munduruku.
En yakın akrabaları penguenlerdir.Njihov najbliži genetski rođaci su Filipinci.
Deutscher'in kanalı aslında sadece yakın akrabaları için açılmış özel bir kanaldı.Deutscherovej kanál mal byť pôvodne určený len pre príbuzných.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Zahrňuje vtáky a ich najbližších príbuzných.
Dilce en yakın akrabaları Pavnilerdir.Najbližšími žijúcimi príbuznými sú vačkovce.
En yeni araştırmalara göre hortumlu keselilerin en yakın akrabaları olduğu tahmin edilir.Podľa najnovších poznatkov sú dosť prekvapujúco ich najbližšími príbuznými potápky.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Osvojili si ho príbuzní.
Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı.Pýtali sme sa známych rodičov .
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.So najbližji živeči sorodniki ptic.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pri sorodnikih oseb s pljučnim rakom je tveganje 2,4-krat večje.
Dilce en yakın akrabaları Pavnilerdir.Jezikovno najbližji sorodniki Slovanov so Balti.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Kljub temu je svojo mlado kraljico in njeno družino osipaval z darili.
Uzak bir akrabalarının kızıyla nişanlıdır.Vedė vyresniojo brolio žmonos seserį.
Akrabaları tarafından büyütüldü.Iki tol jį augino giminaičiai.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.Visos mano giminės gyvena šiame mieste.
Biraz daha uzak olan diğer akrabaları Kanada'da konuşulan Tuçon dilleridir).Tolai keel on provintsi levinuim keel (kokku kõneldakse provintsis 16 erinevat Austroneesia keelt).
Her anlamda bütün akrabalarım da tanıdıklarım da.Partner tunneb kõiki minu omadusi.
Geldikleri yerlerde kalan akrabalarıyla ilişkilerini halen daha sürdürmektedirler.Samuti tulid paljud pereliikmed järele oma siia elama asunud sugulastele.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım제가 14살 때 티벳을 탈출함으로, 그들에게서 더욱더 멀어지게 되었습니다. 저희 어머니와 아버지,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımКогда мне было 14, я убежал из Тибета и стал еще дальше от родителей, родственников, друзей, родины.
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımכשאני הייתי בן 14, אני נמלטתי מטיבט והתרחקתי עוד יותר מההורים שלי,
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldımعندما كنت في الرابعة عشر ، هربت من التبت وصرت أبعد عن أمي وأبي،
14 yaşımdayken Tibetten ayrıldım anne ve babamdan akrabalarımdan arkadaşlarımdan ve yurdumdan ayrıldım母や父 親戚や友人 そして祖国から
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.cuando tu madre te hacía lavar los platos cada vez que visitaban a familiares.
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.Quand votre mère vous faisait laver la vaisselle chaque fois que vous rendiez visite à de la famille
Afgan büyümek akrabalarının evine her gidişinde, annenin oradaki bulaşıkları yıkatmasıdır.Когда ваша мать заставляет вас перемывать всю посуду каждый раз, когда вы навещаете родных.
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."No nos sentimos cómodas con la manera en que nuestra familia, parientes y amigos ven el mundo".
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Non siamo a nostro agio con il modo in cui i nostri familiari, parenti e amici vedono il mondo. "
Aile üyelerimizin, akrabalarımızın ve arkadaşlarımızın dünyayı nasıl gördükleri konusunda rahat değiliz."Наc не устраивает то, как члены наших семей, родственники и друзья смотрят на этот мир».
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân thích đều lìa bỏ tôi, Các mật hữu tôi đã quên tôi.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Các thân_thích đều lìa_bỏ tôi , Các mật hữu tôi đã quên tôi .
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Je suis abandonné de mes proches, Je suis oublié de mes intimes.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Kaum kerabatku semua menjauhkan diri; teman-temanku tak ingat kepadaku lagi
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.내 친척은 나를 버리며 가까운 친구는 나를 잊었구나
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Läheiseni ovat minusta luopuneet, ja uskottuni ovat unhottaneet minut.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Meine Nächsten haben sich entzogen, und meine Freunde haben mein vergessen.
Akrabalarım uğramaz oldu, Yakın dostlarım beni unuttu.Mijn familieleden zijn weggebleven en mijn vrienden hebben mij in de steek gelaten.