Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Di sini quad berperilaku seolah-olah dalam cairan kental.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Ecco, qui il quad si sta comportando come se fosse in un fluido viscoso.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Ez a kvad úgy viselkedik, mintha viszkózus folyadék venné körül.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Her opfører quaden sig som om den opholdte sig i en tyktflydende væske.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Hier gedraagt de quad zich alsof hij in een kleverige vloeistof zit.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Hier verhält sich der Quad, als wäre er in einer zähen Flüssigkeit.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Ici le quad se comporte comme s'il se retrouvait dans un liquide visqueux.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.이 쿼드는 마치 점액질 속에 있는 것처럼 움직이고 있습니다.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Teraz kwadrokopter porusza się tak, jakby znajdował się w lepkiej cieczy.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Tu se kvad obnaša, kot da bi bil v viskozni tekočini. Sedaj imamo intimen način sodelovanja z napravo.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Và đây, máy bay quad đang chuyển động như thể nó đang ở trong một dung dịch lỏng.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Εδώ το τετρακόπτερο συμπεριφέρεται σαν να είναι σε παχύρρευστο υγρό.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Зараз квад поводиться так, наче знаходиться у в"язкій рідині.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Квад сейчас ведёт себя так, будто он попал в вязкую жидкость.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.Тук той се държи сякаш е потопен в гъста течност.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.כאן המסוק מתנהג כאילו הוא נמצא בנוזל צמיג.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.وهنا تتصرف الرباعية وكأنها في سائل لزج.
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.依家四旋翼就好似喺粘性流體度
Burada kuad akmayan sıvı içindeymiş gibi hareket ediyor.粘性の液体中にいるかのように 振る舞います 機械に対し 仄めかすように
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.(147:7) Пошлет слово Свое, и все растает; подует ветром Своим, и потекут воды.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.(7)Пак изпраща словото Си и ги разтопява; Прави вятъра си да духа, и водите текат.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Åter sänder han sitt ord, då smälter det frusna; sin vind låter han blåsa, då strömmar vatten.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.A zase keď pošle svoje slovo, topí to; keď zaveje svojím vetrom, tečú vody;
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Besedo svojo pošlje, in vse raztaja; kakor hitro pihne veter njegov, že tekó vode.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.El Îşi trimete Cuvîntul Său, şi le topeşte; pune să sufle vîntul Lui, şi apele curg.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Envía su palabra y los derrite; hace que sople su viento, y corren las aguas
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Er spricht, so zerschmilzt es; er läßt seinen Wind wehen, so taut es auf.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Hän lähettää sanansa ja sulattaa rakeet; hän panee tuulensa puhaltamaan, ja vedet virtaavat.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.han sender sit Ord og smelter dem, de strømmer, når han rejser sit Vejr.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Han sender sitt ord og smelter dem; han lar sin vind blåse, da rinner vannene.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Il envoie sa parole, et il les fond; Il fait souffler son vent, et les eaux coulent.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Kibocsátja szavát s szétolvasztja õket; megindítja szelét s vizek folydogálnak.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.그 말씀을 보내사 그것들을 녹이시고 바람을 불게 하신즉 물이 흐르는도다
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Lalu atas perintah-Nya es itu mencair; Ia meniupkan angin, maka air pun mengalir
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Maar als God Zijn woord stuurt, smelt alles weg. Als Hij de wind laat waaien, stroomt het water weer.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Manda a sua palavra, e os derrete; faz soprar o vento, e correm as águas;
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Manda una sua parola ed ecco si scioglie, fa soffiare il vento e scorrono le acque
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Ngài ra lịnh làm cho tuyết giá tan ra , Khiến gió thổi , nước bèn chảy .
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Ngài ra lịnh làm cho tuyết giá tan ra, Khiến gió thổi, nước bèn chảy.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Posyła słowo swoje, i roztapia je; powienie wiatrem swym, a rozlewają wody.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Vysílaje slovo své, rozpouští je; hned jakž povane větrem svým, anť tekou vody.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.Αποστελλει τον λογον αυτου και διαλυει αυτα φυσα τον ανεμον αυτου, και τα υδατα ρεουσιν.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.ישלח דברו וימסם ישב רוחו יזלו מים׃
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.يرسل كلمته فيذيبها. يهب بريحه فتسيل المياه.
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這 些 就 都 消 化 . 他 使 風 颳 起 、 水 便 流 動
Buyruk verir, eritir buzları, Rüzgarını estirir, sular akmaya başlar.他 一 出 令 、 這些 就都 消化 . 他 使 風颳起 、 水 便 流動
Hadi, şimdi işimize geri dönelim. Müşteriler akmaya başlar yakında.בסדר, עכשיו בואו נחזור לעבוד! הלקחות צריכים להגיע בקרוב
Hadi, şimdi işimize geri dönelim. Müşteriler akmaya başlar yakında.حسناً , لنبدأ العمل, الزبائن سيبدأون بالقدوم بعد قليل
Hadi, şimdi işimize geri dönelim. Müşteriler akmaya başlar yakında.はい
Hepimizden gözyaşları akmaya başladı.Bueno, se nos empezaban a caer unos lagrimones a todos.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Clientii vro aparea in curand
Müşteriler akmaya başlar yakında.De klanten zouden zo binnenkort binnen kunnen komen.
Müşteriler akmaya başlar yakında.I clienti dovrebbero arrivare presto.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Khách hàng sắp đến rồi đó.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Klienci powinni niedługo się zjawić.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Kunderna borde strömma in snart.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Les clients seront bientôt là.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Pelanggan sebentar lagi akan datang.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Unsere Kunden kommen bald.
Müşteriler akmaya başlar yakında.Zákazníci začnú o chvíľu prichádzať.