Ana içeriğe geç
Sözlük

aklanma ile cümle

aklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.No entres en juicio con tu siervo, porque no se justificará delante de ti ningún viviente
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Non chiamare in giudizio il tuo servo: nessun vivente davanti a te è giusto
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Nu intra la judecată cu robul Tău! Căci nici un om viu nu este fără prihană înaintea Ta.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Och gå icke till doms med din tjänare, ty inför dig är ingen levande rättfärdig.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.og gå ikke i rette med din tjener! For ingen som lever, er rettferdig for ditt åsyn.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Oordeel Uw dienaar niet, want geen mens is in Uw ogen rechtvaardig.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.und gehe nicht ins Gericht mit deinem Knechte; denn vor dir ist kein Lebendiger gerecht.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Xin chớ đoán xét kẻ tôi tớ Chúa; Vì trước mặt Chúa chẳng người sống nào được xưng là công bình.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Xin chớ đoán xét kẻ tôi_tớ Chúa ; Vì trước mặt Chúa chẳng người sống nào được xưng là công_bình .
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.Και μη εισελθης εις κρισιν μετα του δουλου σου διοτι δεν θελει δικαιωθη ενωπιον σου ουδεις ανθρωπος ζων.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.И не влизай в съд със слугата Си; Защото пред Тебе няма да се оправдае ни един жив човек.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.ואל תבוא במשפט את עבדך כי לא יצדק לפניך כל חי׃
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.‎ولا تدخل في المحاكمة مع عبدك فانه لن يتبرر قدامك حيّ‎.
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.求 你 不 要 審 問 僕 人 . 因 為 在 你 面 前 凡 活 著 的 人 、 沒 有 一 個 是 義 的
Kulunla yargıya girme, Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.求 你 不 要 審問 僕人 . 因為 在 你 面前 凡 活著 的 人 、 沒有 一 個 是 義的
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!만일 우리가 그리스도 안에서 의롭게 되려 하다가 죄인으로 나타나면 그리스도께서 죄를 짓게 하는 자냐 결코 그럴 수 없느니라
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!Напусто ли толкоз страдахте? Ако наистина е напусто!
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!ואם בבקשנו להצדק במשיח נמצא גם אנחנו חטאים הנה המשיח משרת החטא חלילה׃
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!فان كنا ونحن طالبون ان نتبرر في المسيح نوجد نحن انفسنا ايضا خطاة أفالمسيح خادم للخطية. حاشا.
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!我 們 若 求 在 基 督 裡 稱 義 、 卻 仍 舊 是 罪 人 、 難 道 基 督 是 叫 人 犯 罪 的 麼 . 斷 乎 不 是
Mesihte aklanmak isterken kendimiz günahlı çıkarsak, Mesih günahın yardakçısı mı olur? Kesinlikle hayır!我 們若 求 在 基督 裡稱義 、 卻仍舊 是 罪人 、 難道 基督 是 叫人 犯罪 的 麼.斷乎 不是
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Dlaczegoż? Iż nie z wiary, ale jako z uczynków zakonu jej szukali; albowiem się obrazili o kamień obrażenia,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Hvorfor det? Fordi de ikke søkte den ved tro, men ved gjerninger; for de støtte an mot snublestenen,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Hvorfor? fordi de ikke søgte den af Tro, men som af Geringer. De stødte an på Anstødsstenen,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.어찌 그러하뇨 이는 저희가 믿음에 의지하지 않고 행위에 의지함이라 부딪힐 돌에 부딪혔느니라
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Pentruce? Pentru că Israel n'a căutat -o prin credinţă, ci prin fapte. Ei s'au lovit de piatra de poticnire,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Por que? Porque não a buscavam pela fé, mas como que pelas obras; e tropeçaram na pedra de tropeço;
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.¿Por qué? Porque no era por fe, sino por obras. Tropezaron en la piedra de tropiezo
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Prečo? Preto, že nie z viery, ale jako zo skutkov zákona ho hľadali. Narazili na kameň úrazu,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Proč? Nebo ne z víry, ale jako z skutků Zákona jí hledali. Urazili se zajisté o kámen urážky,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Tại sao? Tại họ chẳng bởi đức tin mà tìm, nhưng bởi việc làm. Họ đã vấp phải hòn đá ngăn trở,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Tại_sao ? Tại họ chẳng bởi đức_tin mà tìm , nhưng bởi việc_làm . Họ đã vấp phải hòn đá ngăn_trở ,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Почему? потому что искали не в вере, а в делах закона. Ибо преткнулись о камень преткновения,
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.Чому? Тому, що (шукали праведности) не од віри, а якби од учинків закону; спіткнулись бо на камінь спотикання.
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.ועל מה יען אשר לא מאמונה דרשוה כי אם ממעשים כי התנגפו באבן נגף׃
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.لماذا. لانه فعل ذلك ليس بالايمان بل كانه باعمال الناموس. فانهم اصطدموا بحجر الصدمة
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.這 是 甚 麼 緣 故 呢 . 是 因 為 他 們 不 憑 著 信 心 求 、 只 憑 著 行 為 求 . 他 們 正 跌 在 那 絆 腳 石 上
Neden? Çünkü imanla değil, iyi işlerle olurmuş gibi aklanmaya çalıştılar ve ‹‹sürçme taşı››nda sürçtüler.這是 甚麼緣 故 呢 . 是 因為 他 們不憑著 信心 求 、 只 憑 著行 為求 . 他 們正 跌 在 那 絆腳 石上
O, bütün algılama duygularını sağlar. Kendimi suçlamıyorum ama kendimi aklanmaya da çalışmıyorum.Con không trách cứ bản thân những cũng không thấy thanh thản.
O, bütün algılama duygularını sağlar. Kendimi suçlamıyorum ama kendimi aklanmaya da çalışmıyorum.- lch fühle mich nicht schuldig, aber ich spreche mich auch nicht frei.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.그런즉 우리가 무슨 말 하리요 의를 좇지 아니한 이방인들이 의를 얻었으니 곧 믿음에서 난 의요
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Братя, моето сърдечно желание и молбата ми към Бога е за спасението на Израиля.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Что же скажем? Язычники, не искавшие праведности,получили праведность, праведность от веры.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Що ж скажемо? Що погане, котрі не вганяли за праведностю, настигли праведність, праведність, що од віри;
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.ועתה מה נאמר הגוים אשר לא רדפו אחרי הצדקה השיגו את הצדקה היא הצדקה אשר מתוך האמונה׃
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.فماذا نقول. ان الامم الذين لم يسعوا في اثر البر ادركوا البر. البر الذي بالايمان.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這 樣 、 我 們 可 說 甚 麼 呢 . 那 本 來 不 追 求 義 的 外 邦 人 、 反 得 了 義 、 就 是 因 信 而 得 的 義
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這樣 、 我們可說甚麼 呢 . 那 本 來 不 追求 義 的 外邦人 、 反 得 了 義 、 就是 因信 而 得的義
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Albowiem koniec zakonu jest Chrystus ku sprawiedliwości każdemu wierzącemu.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Căci Hristos este sfîrşitul Legii, pentruca oricine crede în El, să poată căpăta neprihănirea.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.car Christ est la fin de la loi, pour la justification de tous ceux qui croient.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Denn Christus ist des Gesetzes Ende; wer an den glaubt, der ist gerecht.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.For Kristus er lovens ende, til rettferdighet for hver den som tror.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Kajti konec postave je Kristus, da prejme pravičnost vsak, ki veruje.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.그리스도는 모든 믿는 자에게 의를 이루기 위하여 율법의 마침이 되시니라
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Lebo koniec zákona je Kristus na spravedlivosť každému veriacemu.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Mert a törvény vége Krisztus minden hívõnek igazságára.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Nebo konec Zákona jest Kristus k ospravedlnění všelikému věřícímu.
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Ora, il termine della legge è Cristo, perché sia data la giustizia a chiunque crede
Oysa her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasanın sonudur.Pois Cristo é o fim da lei para justificar a todo aquele que crê.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod