Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››또 하나님 앞에서 아무나 율법으로 말미암아 의롭게 되지 못할 것이 분명하니 이는 의인이 믿음으로 살리라 하였음이니라
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Men at ingen bliver retfærdiggjort for Gud ved Lov, er åbenbart, thi "deri retfærdige skal leve af Tro."
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››No, že zákonom nebol a nebude nikto ospravedlnený u Boha, je zrejmé, pretože spravedlivý bude žiť z viery.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››Og at ingen blir rettferdiggjort for Gud ved loven, er åpenbart; for: Den rettferdige, ved tro skal han leve;
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А что законом никто не оправдывается пред Богом, этоясно, потому что праведный верою жив будет.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››А що нїхто законом не оправдуєть ся перед Богом, се явно, бо праведний вірою жив буде.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››וגלוי הוא כי על ידי התורה לא יצדק האדם לפני האלהים כי צדיק באמונתו יחיה׃
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››ولكن ان ليس احد يتبرر بالناموس عند الله فظاهر لان البار بالايمان يحيا.
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒 有 一 個 人 靠 著 律 法 在 神 面 前 稱 義 、 這 是 明 顯 的 . 因 為 經 上 說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Tanrı katında hiç kimsenin Yasayla aklanmadığı açıktır. Çünkü ‹‹İmanla aklanan yaşayacaktır.››沒有 一 個 人 靠著 律法 在 神 面前 稱義 、 這是 明顯 的 . 因 為經 上說 、 『 義 人 必 因 信 得 生 。
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Also ist das Gesetz unser Zuchtmeister gewesen auf Christum, daß wir durch den Glauben gerecht würden.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.A przetoż zakon pedagogiem naszym był do Chrystusa, abyśmy z wiary byli usprawiedliwieni.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Astfel, Legea ne -a fost un îndrumător spre Hristos, ca să fim socotiţi neprihăniţi prin credinţă.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.A tak Zákon pěstounem naším byl k Kristu, abychom z víry ospravedlněni byli.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Così la legge è per noi come un pedagogo che ci ha condotto a Cristo, perché fossimo giustificati per la fede
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.De manera que la ley ha sido nuestro tutor para llevarnos a Cristo, para que seamos justificados por la fe
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.De modo que a lei se tornou nosso aio, para nos conduzir a Cristo, a fim de que pela fé fôssemos justificados.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Ekként a törvény Krisztusra vezérlõ mesterünkké lett, hogy hitbõl igazuljunk meg.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.이같이 율법이 우리를 그리스도에게로 인도하는 몽학선생이 되어 우리로 하여금 믿음으로 말미암아 의롭다 함을 얻게 하려 함이니라
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Niinmuodoin on laista tullut meille kasvattaja Kristukseen, että me uskosta vanhurskaiksi tulisimme.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.så at Loven er bleven os en Tugtemester til Kristus, for at vi skulde blive retfærdiggjorte af Tro.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Så er da loven blitt vår tuktemester til Kristus, forat vi skulde bli rettferdiggjort av tro;
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Så har lagen blivit vår uppfostrare till Kristus, för att vi skola bliva rättfärdiga av tro.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Tako je bila postava voditeljica naša do Kristusa, da bi bili iz vere opravičeni.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.takže zákon bol naším pestúnom, vedúcim nás ku Kristovi, aby sme boli ospravedlnení z viery
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Ωστε ο νομος εγεινε παιδαγωγος ημων εις τον Χριστον, δια να δικαιωθωμεν εκ πιστεως.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Итак закон был для нас детоводителем ко Христу, дабы нам оправдаться верою;
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Така и ние, когато бяхме малолетни, бяхме поробени под първоначалните учения на света;
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.Тим же закон був нам учителем (щоб привести нас) до Христа, щоб вірою нам справдитись.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.ובכן התורה היתה אמנת אותנו אל המשיח למען נצדק על ידי האמונה׃
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.اذا قد كان الناموس مؤدبنا الى المسيح لكي نتبرر بالايمان.
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.這 樣 、 律 法 是 們 訓 蒙 的 師 傅 、 引 我 們 到 基 督 那 裡 、 使 我 們 因 信 稱 義
Yani imanla aklanalım diye Mesihin gelişine dek Yasa eğitmenimiz oldu.這樣 、 律法 是 們訓 蒙 的 師傅 、 引 我 們到 基督 那裡 、 使我 們 因信稱義
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıDet bliver besluttet at Dommer Norström ikke har nogen interessekonflikt i sagen
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıEl juez Norström es encontrado de no tener conflictos de intereses.
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıIl giudice Norstrom e' stato stabilito non avere conflitti di interesse.
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıJudecătorul Norstrom nu a fost considerat părtinitor
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıNorström bírót nem találták összeférhetetlennek az üggyel.
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıSędzia Norstrom nie miał konfliktu interesów.
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandı--Tuomari Norströmiä ei todeta jääviksi--
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıΟ δικαστής Νόρστρομ θεωρήθηκε ότι δεν έχει καμία σύγκρουση συμφερόντων.
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıנקבע כי השופט נורסטרום אינו נמצא בנגוד עניינים
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandıالقاضي "نورستروم" لم تكن عنده أية مصالح
Yargıç Norström bu işten çıkarı olmadığı şeklinde aklandı彼らは控訴した
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Als ik vrijgesproken wordt morgen, ga ik ze voor miljoenen aanklagen.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Amikor holnap felmentenek, milliókra be fogom perelni õket.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Amikor holnap felmentenek, milliókra be fogom perelni őket. Milliárdok!
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Cuando me exculpen mañana, les voy a demandar por millones.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Huomenna kun minut vapautetaan haastan heidät miljoonien edestä.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Jak mnie uniewinnią to pozwę ich na miliony.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Jestli mě zejtra zprostí obžaloby, budu je soudit o miliony.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Khi tôi trắng án ngày mai, tôi sẽ kiện, sẽ đòi bồi thường vài triệu.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Khi tớ nhận được tuyên bố trắng án ngày mai tớ sẽ kiện họ cho hàng triệu người
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.내가 내일 무혐의가 되면 모든 회사들한테 수백만달러어치만큼 고소해버릴거다
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Mâine, după ce voi fi achitat, o să-i dau în judecată şi-o să le cer milioane.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım. Milyarlarca!När jag vinner imorgon ska jag stämma dem på många miljoner.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım. Milyarlarca!När jag vinner imorgon ska jag stämma dem på många miljoner.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Når vi bliver frifundet i morgen, så vil jeg sagsøge dem for millioner.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Quand je serai acquitté demain, je les poursuivrai pour des millions.
Yarın aklandığımda onlara milyonlarca dolarlık davalar açacağım.Quando domani saro' assolto li citero' per milioni.