Ana içeriğe geç
Sözlük

akla yatkın ile cümle

akla yatkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu akla yatkın olur.That would be advisable.
Çok akla yatkın geliyor.It sounds very plausible.
Başka hiçbir şey akla yatkın olmazdı.Nothing else would be plausible.
Sami'nin akla yatkın bir mazereti vardı.Sami had a plausible alibi.
Tom'a bunun akla yatkın geldiğini söyledim.I told Tom it sounded plausible.
Cudd’ın eserlerinin çoğu, akla yatkın seçim teorisi aracılığıyla güç ilişkilerini analiz eder.Much of Cudd's work analyzes power relationships through rational choice theory.
Bu çalışma, bu konulara karşı dengeli ve akla yatkın bir bakış açısıyla yaklaşmıştır.And it takes a balanced and sober view of all of these issues.
Bu akla yatkın bir varsayım.That doesn't seem crazy.
O 12 yılın sonuna yaklaştıkça, öğrendiklerim git gide daha az akla yatkın geliyordu.The closer I got to the end of these 12 years, the less rationality I found in what i learnt.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: It's more tangible than world peace, and it's certainly more immediate.
Düşünürseniz, bu öncelik sıralaması oldukça akla yatkın.Because the debt holders, all they were getting-- their upside was just interest, right?
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.And that's a very plausible idea.
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.And so this could be a plausible reason . . .
Bu şartlar göz önüne alındığında, Nabucco’nun şu dönemde yapılması pek de akla yatkın gelmiyor.Having that in mind, the construction of Nabucco at this moment just does not seem plausible.
Peki bu tür iddialar hâlâ akla yatkın mı?But are such claims still plausible?
Diğerlerinde, uygulama akla yatkındır ancak olumlu bir risk-fayda sonuç olasılığından yoksundur.In others, the practice has plausibility but lacks a positive risk–benefit outcome probability.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.La decisione appare cervellotica.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Конечно, со стороны это может показаться безумием.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Ik vind dat het echt fenomenaal klinkt.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.З тих пір вид вважається вимерлим.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.Όμως ιδεολογικά μού ακούγεται δίκαιο.
Yunan astronomisi gök olaylarına akla yatkın fiziksel açıklamalar arayışıyla başlayıp şekillenmiştir.Gresk astronomi er preget fra starten av søken etter en rasjonell, fysisk forklaring etter himmelfenomener.
Bu açıdan akla yatkın görünmektedir.这一点听起来表面上是公平的。
Akla yatkın savlardan biri, bunun, evrim sırasında, bizim konuşmamızı sağlayan bir taviz olduğudur.그럴싸한 가설 하나는 우리가 말을 하도록 해주는 진화 과정과의
Ancak düşünürseniz, burada akla yatkın olmayan bazı şeyler var.ولكن إذا فكرنا فيها ، فإنها عدد من الأشياد الغريبة هنا .
Ancak düşünürseniz, burada akla yatkın olmayan bazı şeyler var.奇妙な事があります。 最初にこれを行ったとき、
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Así que esta podría ser una razón plausible...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Toto by mohl být docela přesvědčivý důvod...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Więc może być to prawdopodobny powód...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Досить правдоподібна причина...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.И така, това би могло да бъде правдоподобна причина. . .
Bu akla yatkın bir varsayım.Das scheint nicht verrückt.
Bu akla yatkın bir varsayım.To nevypadá šíleně.
Bu akla yatkın bir varsayım.Δεν δείχνει παράλογο.
Bu akla yatkın bir varsayım.もし、あなたが3%を1%に変更して、
Bu akla yatkın, talep eğrimiz burada.5 % の金利で、このお金から利益を得ます。
Bunlar son derece akla yatkın. .Ma to nawet sens. Wczesniej mówiłem o tym w kategoriach zdrowego rozsądku.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Казалось бы, очень разумная идея.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir. Aynı zamanda unuttuğumuz bir fikir.Esa es una idea muy plausible, que ha sido olvidada.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.C'est une idée tout à fait plausible.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Dan itu adalah sebuah ide yang sangat memuaskan.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Dat is een heel plausibel idee.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Ed è un'idea plausibile.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.E essa é uma ideia muito plausível.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.E o idee foarte plauzibilă.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.És ez egy nagyon hihető gondolat.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.In to je zelo verjetna ideja.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.그건 매우 그럴 듯한 생각이에요.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Og det er en meget plausibel idé.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Přesvědčivá myšlenka.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.To bardzo przekonująca idea.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.To je prijateľná myšlienka.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Und der Gedanke ist sehr plausibel.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Và đó là một ý tưởng hợp lẽ.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Αυτή είναι μια εύλογη ιδέα.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.Доволі прийнятне рішення.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.И това е една много правдоподобна идея.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.וזה רעיון מאוד מתקבל על הדעת.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.وتلك فكرة معقولة
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.忘れられてしまいました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod