aklına ile cümle

aklına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gece aklına eser esmez, dışar çıkardı.是夜,帝不豫,乃止。
Aklına gelen her soruyu sormaya başlamıştı.他都快要質問我了。
Ama aklına başka bir fikir geldi.다른 아이디어가 떠올랐기 때문이다.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.그걸 내놓을 생각은 전혀 하고 있지 않았다.
Ancak daha sonra aklına Yüzük ve onun güçleri geldi.그러나 그는 반지와 반지의 힘에 대해서 생각해내고 대신 이것에 대해서 쓰기로 했다.
Ama aklına son bir çare geldi.(중략) 마지막으로 생각해볼 문제.
Fransız matematikçi Pierre de Fermat (1601-1665), Yunanların hiç aklına gelmemiş bir soru ortaya atar.거의 같은 시기에 프랑스의 수학자 피에르 드 페르마(1601~1665)도 독자적으로 좌표기하학에 대한 아이디어를 확립해가고 있었다.
Aklına eseni yapar.להיות שפוי בדעתו.
Ama aklına son bir çare geldi.הנה הדבר האחרון שאוכל להבטיח.
Louis Creed'in aklına bu konuşma ve o mezarlık gelir.Тя е погребана от християнина Валентин и гробницата и става източник на чудеса на вярата.
İlk etapta kukladan şüphelenmek kimsenin aklına gelmez.Първоначално не е установено вещество в кухината.
Bu süreçte aklına yeni bir fikir geldi.U tom razdoblju smislio je vrlo zanimljiv potez.
Ama hoyrat denilince, herkesin aklına ilk önce Kerkük gelir.Kada se radi o Hrvatima, najprije će se tu misliti na Avare.
Ama aklına başka bir fikir geldi.Bola tu však aj iná pohnútka.
Bu sebeple yatış zilinin çalmasının ardında şarkısını söylemeyi aklına bile getirmez.Priemerný človek nebude schopný po vypočutí pesničky len tak zabudnúť jej názov.
Ama aklına başka bir fikir geldi.A na njej je še nekaj drugega.
Louis Creed'in aklına bu konuşma ve o mezarlık gelir.Pokopan je na pokopališču Pere Lachaise, njegovo krsto pa je ustvaril Jules Dalou.
Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti.Ryte jie apsimeta, kad nieko nepamena.
Aklına yapacak bir şey gelmemişti.Nereikėjo nieko jam aiškinti.
Tanrıların aklına bir tufan yapmak geldi.Jumalate ettenägevuse on lihtrahvas välja mõelnud.
Analizana (hastaya), rahat bir halde, aklına gelenleri söylemesi söylenir.Ma saan teada, et ta ütleb patsientidele seda, mille kuulmine (uskumine) on neile tema arvates hea.
Bir girişim aklına gelince "Yırttık abicim yırttık" sözünü kullanır.Oma kollegi lävele astudes sõnas ta "mu aju on avatud", ja sisenes.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.I suoi genitori sono troppo impegnati per dargli ascolto, ed è qui che, in un certo senso, arriviamo noi.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Jeho rodiče mají moc práce na to, aby naslouchali jeho problémům, a to je doba, kdy se objevíte vy.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.부모님들은 너무 바빠서 그의 고민을 들어줄 수도 없습니다 그리고 이제 그가 당신의 존재를 막 떠올리기 시작합니다
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Părinţii lui sunt prea ocupaţi ca să-i asculte problemele, şi acum începe aproape să te cheme.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Rodzice nie mają czasu na słuchanie o jego problemach. Wtedy wyczarowuje was.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Sus padres están demasiado ocupados para escuchar sus problemas, y entonces es cuando empieza a encantarte.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.Родителите му са твърде заети, за да слушат проблемите му, и тогава той започва почти да ви омагьосва.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.ההורים שלו עסוקים מדיי כדי להקשיב לבעיות שלו, ואז הוא מתחיל להעלות אתכם באוב.
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.ووالده مشغولان كثيرا لكي يستمعا الى مشاكله وهنا سوف يبدأ بالتعرف إليك - اللاعب -
Ailesi onun sorunları ile ilgilenemeyecek kadar meşgul ve bu da sizi onun aklına getirmeye başlıyor.かまってくれないので マイロは 心の中に あなたを作り出します あなたは マイロの歩く
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Als ze er eenmaal helemaal voor gaat en erg hard werkt dan komt ze er wel.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Daca are ceva in minte si munceste din greu, reuseste.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Det är som om hon betämmer sig för nåt och jobbar hårt, så kan hon uppnå det.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Es ist so, als könnte sie alles erreichen, wenn sie sich erstmal etwas in den Kopf gesetzt hat.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Jika dia serius dalam melakukan sesuatu dan berusaha keras, dia bisa meraihnya.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir. Kesinlikle,Một khi đã tập trung và làm việc chăm chỉ, cậu ấy có thể thành công. nhất định rồi nhỉ
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Se decide di fare qualcosa e lavora sodo, lo può ottenere.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Z nią jest tak, że jeśli się uprze i pracuje ciężko, może to osiągnąć.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Είναι λες και όταν βάζει κάτι στο μυαλό της και δουλεύει σκληρά, μπορεί να τα καταφέρει.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Если на что-то обращает внимание и упорно трудится, то сможет добиться этого.
Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.Като се навие на нещо и работи усилено, тя го постига.
Aklına da her bir şey geliyor."Ar zice orice, nu-i așa?"
Aklına da her bir şey geliyor."Avariou de novo.
Aklına da her bir şey geliyor."Hon säger vad som helst?"
Aklına da her bir şey geliyor."Hun vrøvler igen."
Aklına da her bir şey geliyor."Miket nem mond !"
Aklına da her bir şey geliyor."Papla bez namysłu."
Aklına da her bir şey geliyor."Sie würde alles Mögliche sagen."
Aklına da her bir şey geliyor."Ta by řekla cokoliv, že jo?"
Aklına da her bir şey geliyor."Ze zegt ook alles."
Aklına da her bir şey geliyor."Θα πεί οτιδήποτε, μα οτιδήποτε;"
Aklına da her bir şey geliyor."Говорит всякую ерунду".
Aklına da her bir şey geliyor."Ще каже всякакви глупости, нали?"
Anlatıldığı üzere, Whitney bir "evreka anı" sonrası aklına gelen fikirle pamuk ayıklama makinasını icat etti.După cum spune povestea, Whitney a avut un moment de revelaţie şi a inventat acest motor.
Anlatıldığı üzere, Whitney bir "evreka anı" sonrası aklına gelen fikirle pamuk ayıklama makinasını icat etti.전해지는 바로는 , 휘트니가 어느 순간 "바로 이거야"라며 목화 조면기를 발명해 냈다는 겁니다.
Anlatıldığı üzere, Whitney bir "evreka anı" sonrası aklına gelen fikirle pamuk ayıklama makinasını icat etti.On raconte que Whitney eut un "éclair de génie" et inventa l'égreneuse. (moteur en Anglais - NDT)
Anlatıldığı üzere, Whitney bir "evreka anı" sonrası aklına gelen fikirle pamuk ayıklama makinasını icat etti.Podobno Whitneya olśniło i wymyślił "odziarniarkę", od ziaren.
Anlatıldığı üzere, Whitney bir "evreka anı" sonrası aklına gelen fikirle pamuk ayıklama makinasını icat etti.Secondo la storia, Whitney ebbe un "eureka" e inventò la sgranatrice.
İlgili Sayfalar