aklına ile cümle
aklına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Milletin aklına hemen şu soru geliyor,وعلى الفور بدأت الناس تسأل
Milletin aklına hemen şu soru geliyor,「どの位小さくできるのか? 十分に小さくできるのか?」
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.De fapt, Wikipedia e o idee atât de profund stupidă stupidă încât nici Jimbo nu a avut-o niciodată.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.De hecho, Wikipedia es una idea tan tonta que ni siquiera a Jimbo se le hubiera ocurrido.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Die Wikipedia-Idee ist sogar so dermaßen blödsinnig, dass selbst Jimbo sie nie hatte.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.En fait, Wikipedia est une idée si profondément stupide que même Jimbo ne l'a jamais eue.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.In effetti, Wikipedia è un'idea così radicalmente stupida che perfino Jimbo non la aveva avuta.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Tak naprawdę Wikipedia to pomysł tak dogłębnie głupi, że nawet Jimbo na niego nie wpadł.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Thực tế, Wikipedia là một ý tưởng hết sức ngu ngốc mà ngay cả Jumbo cũng chưa bao giờ nghĩ đến.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Στην πραγματικότητα, η Wikipedia είναι μια τόσο ηλίθια ιδέα που ούτε καν ο Τζίμπο δεν την είχε.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Власне, ідея Вікіпедії настільки ідіотська, що навіть Джімбо до такого не додумався.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.Всъщност, Уикипедия е тъй невероятно глупава идея, че никога не е хрумвала дори на Джимбо.
Nitekim, Wikipedia o kadar saçma bir fikir ki Jimbo'nun bile aklına gelmemişti.На самом деле, идея Википедии настолько глупа, что она не приходила в голову даже Джимбо.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Cô ấy có khuôn mặt của người đẹp nhất phụ nữ, và tâm của các kiên quyết nhất nam giới.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Dia memiliki wajah yang paling indah perempuan, dan pikiran yang paling tegas dari laki-laki.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Elle a le visage de la plus belle des les femmes, et l'esprit du plus résolus de les hommes.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Ha il volto della più bella donne, e la mente dei più risoluta gli uomini.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Hän on edessä kaunein naiset, ja mieli kaikkein päättäväinen ja miehet.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Hon har inför den vackraste av kvinnor, och sinnet av de mest beslutsamma of män.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Hun har over for den smukkeste kvinder, og sindet af de mest resolutte af mænd.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Ima obraz najlepših ženske, in spominu najbolj odločno of moški.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.그녀는 가장 아름다운의 얼굴을 가지고 여성, 그리고 대부분의 의연한의 마음 남자.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Má tvár najkrajšie ženy, a myseľ väčšiny z rezolútne muži.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Má tvář nejkrásnější ženy, a mysl většiny rezolutní of muži.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Ő az arca a legszebb a nők, és a tudat a leghatározottabb a férfi.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Ona ma twarz najpiękniejszych kobiet, a umysł z najbardziej zdecydowanych na mężczyzn.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Sie hat das Gesicht der schönsten Frauen, und der Geist der entschiedensten von Männer.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Ze heeft het gezicht van de mooiste van vrouwen, en de geest van de meest resolute van mannen.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Έχει το πρόσωπο από τα πιο όμορφα της γυναικών, και το μυαλό των πιο αποφασιστική του ανδρών.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Вона особою найкрасивіших жінок, і розум найрішучіші з чоловіків.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Она лицом самых красивых женщин, и ум самые решительные из мужчин.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.Тя е лицето на най-красивите на жени, както и съзнанието на най-решителни от мъжете.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.יש לה את הפנים היפות ביותר של נשים, ואת הנפש של הנחרצת ביותר גברים.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.لديها وجه أجمل النساء ، واعتبارها من أكثر حزما الرجال.
O en güzel bir yüzü var kadın ve çoğunun aklına erkekler.女性、ほとんどの毅然とした心の 男性。
O inanılmaz. Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.היא מדהימה. מתי שהיא רוצה משהו והיא עובדת קשה, היא משיגה את זה
O inanılmaz. Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.إنها رائعة , أنها إذا وضعت شيء في رأسها وعملت بجد . تستطيع الوصول له
O inanılmaz. Aklına bir şey koyar ve sıkı çalışırsa, onu elde edebilir.確かに
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...C'est tellement évident, ça saute aux yeux,, et quelqu'un devait y avoir pensé.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Das ist so offensichtlich, sonnenklar, und jemand musste diese Idee doch gehabt haben.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...E' così ovvio, così chiaro, che qualcuno deve averci pensato.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Es tan obvio, tan evidente, que alguien lo tendría que haber pensado.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Este atât de evident, simplu și cineva ar fi trebuit să se gândească la acest lucru.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...É tão óbvio, mesmo à frente dos olhos, alguém havia de ter pensado nisso.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...그렇지 않나요? 분명 누군가는 그런 생각을 안했을리가 없고
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...To takie oczywiste, na samym widoku, i ktoś musiał o tym pomyśleć.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Това е толкова очевидно, право в лицето ти, и някой трябва да е мислил за това.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...Это так очевидно, прямо в лоб бъет, кто-то должен был это уже придумать.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...זה כל כך מובן מאליו, ישר בפרצוף. ומישהו בטח חשב על זה.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...ومن الواضح الآن، وأمام ناظرِيْك، يجب أن يكون شخص ما فكّر في ذلك.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...誰かが絶対考えたはずなんです そして事業として 始めたはずなんです
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ele passou a andar de cima, e então de repente lhe ocorreu perguntar-se que o lugar no linóleo pode ser.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Hän jatkoi yläkertaan, ja sitten se yhtäkkiä valkeni hänen kysyä itseltään, mitä täplä linoleumi voisi olla.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.그는 위층에 가서, 다음 갑자기 자신에게 물어 그에게 발생한 무엇
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Ment a lépcsőn, és akkor hirtelen eszébe jutott megkérdezni magát, amit a folt a linóleum lehet.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodech nahoru, a pak to najednou napadlo ho zeptat sám sebe, co skvrny na linoleu může být.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Pokračoval po schodoch hore, a potom to zrazu napadlo ho spýtať sám seba, čo škvrny na linoleu môže byť.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Він пішов далі вгору по сходах, а потім раптом спало на думку запитати себе, що пляма на лінолеумі може бути.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.Той отиде на горния етаж, и след това внезапно му хрумна, да се запитаме какво място на линолеум може да бъде.
O üst katta gitti ve sonra aniden kendini sormak aklına ne muşamba üzerinde nokta olabilir.ذهب في الطابق العلوي من المنزل ، وبعد ذلك حدث فجأة له أن يسأل نفسه ما
İlgili Sayfalar