Ana içeriğe geç
Sözlük

akil ile cümle

akil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Komünizmin dünyası büyük bir gelecek Biz Lenin'in partisi akıllıca yol alır.Do świtu komunizmu – świetlanej przyszłości – Mądrze wiedzie nas Partia Lenina.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Są oni obdarzeni rozumem i sumieniem i powinni postępować wobec innych w duchu braterstwa.
2002 BlackBerry ilk akıllı telefonunu yayınladı.2002 – BlackBerry wypuszcza swój pierwszy smartfon.
2001 Kyocera 6035, Palm OS ile çalışan ilk akıllı telefon.2001 – Kyocera 6035 jest pierwszym smartfonem z Palm OS.
Savundukları akılcı görüş, imanı akıldan üstün sayan, İslâm âlimlerinin tepkisiyle karşılaşmıştır.Świątynia otrzymała wezwanie Najświętszej Maryi Panny Wspomożenia Wiernych.
Bir takım bilimciye akıl hocalığı yapmıştır.Zwabił ich tu szalony naukowiec.
Akil dedi ki: Seni sevdiğimizi biliyorsun ve sen de bizi seviyorsun.Panie, Ty wiesz wszystko, Ty wiesz, że Cię kocham.
Bu nedenle akılcılık yaklaşımına karşıdır.Zapominano przy tym o zdrowym rozsądku.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Inteligentny algorytm ułatwia znalezienie danych potrzebnych do planowania.
Intelligent Parking Assist System: Akıllı Park Yardım SistemiPark Assist − system wspomagający parkowanie samochodów.
Akıl enerjiyi de yönlendirir.A także czułym zmysłem wyszukującym energię.
Bir süre akıl hastanesinde tutulmuştur.Przez jakiś czas był w zakładzie psychiatrycznym.
1992 - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği akıl hastalıkları listesinden çıkardı.ILGA wspierała Światową Organizację Zdrowia (WHO) w procesie skreślenia homoseksualizmu z wykazu chorób.
2013 BlackBerry akıllı telefonlar için yeni işletim sistemi BlackBerry 10'u tanıttı.2013 – BlackBerry wydaje swój nowy system operacyjny dla smartfonów, BlackBerry 10.
Yunan akılcılığı ile Yahudi-Hristiyan düşüncesini birleştirmesiyle ünlüdür.Islam odnosi się z uznaniem do dekalogu żydowsko-chrześcijańskiego.
Bu akıllarda bir soru işareti bırakmıştır.Dzięki ich współpracy powstał Znak Zapytania.
Konferansın konusu "İnanç, Akıl ve Üniversite - Hatıralar ve Geçmişin Değerlendirilmesi" idi.Wykład nosił tytuł: Wiara, rozum i uniwersytet – wspomnienia i refleksje – /(niem.)
Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi, Albert Ellis tarafından geliştirilmiş br psikoterapi yöntemidir.Autopsychoterapia – metoda opracowana przez psychoterapeutę Alberta Ellisa.
Eşini akıl hastanesinden kurtardı ama ölümün eşiğinden döndü.Uwolnił dziewczynę z ośrodka psychiatrycznego i razem wrócili do Krainy Czarów.
O dönemde akıl hastalıklarına sahip kişilerin itibarını kabullenmek yeni bir kavramdı.W tamtym czasie idea, że dzieci mają unikalne potrzeby zdrowotne była nowa.
Buna bağlı olan bir özelliği de "akıllı oynatma listeleri" adı verilen (ingl. smart playlists)'dir.Za większość tych doznań odpowiada tzw. inteligentne krzesło (ang. Smart Seat).
İlk akılcı filozof Parmanides'tir denilebilir.Pierwszym filozofem, u którego pojawia się to pojęcie był Parmenides.
Biz akılız.Jest saprotrofem.
Yeni akıllı posta kutuları.Katalog znaczków pocztowych .
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.W końcu trafia do szpitala psychiatrycznego.
Çok akıllıdır ve her gizemin üstesinden gelir.Jest niezwykle głupi i myli niemal wszystko.
Çağdaş akıl için "tanrının öldüğü" sonucunu ortaya koydu.Zgodnie z normami obecnego myślenia, Bóg jest martwy.
Ocak 2017'de, yeni şirketin resmi olmayan bir akıllı telefon ortaya çıkarmayı planladığı bildirildi.W grudniu 2017 roku ujawniono, że studio nie zamierza szybko zrealizować tego projektu.
Akıldışı Sevgilerimle, 2015.Żyć kochając, Głogów 2015.
Önce katilleri adaletin önüne çıkararak cezalandırmaya çalışır ama akıl hastalarına karşı bir şey yapamaz.Ma jednak swoje zasady i poluje tylko na przestępców, nie krzywdząc ludzi uczciwych.
Akıl hastanesindeki odasında insan yüzlü fare tarafından öldürülür.W Piaśnicy zamordowano pacjentów lęborskiego szpitala psychiatrycznego.
1955 yılında psikanaliz üzerine çalışmayı bırakmış , Akılcı Duygusal Terapi üzerine çalışmaya başlamıştır.Od 1953 roku oficjalnie zerwał z psychoanalizą i zaczął nazywać siebie terapeutą racjonalnym.
Şirket akıllı telefon cihazları üretmektedir.Firma ta wytwarzała inteligentne karty sieciowe.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Więźniowie chorzy i niezdolni do pracy kierowani byli do obozu macierzystego.
ASKB, bir kişilik bozukluğudur; bir akıl hastalığı değildir.Wodobrzusze jest objawem, a nie osobną jednostką chorobową.
Onun delirdiğine kanaat getiren vicdansız kocası onu bir akıl hastanesine kapattırır.Wstydząc się chorej córki, umieszcza ją w zamkniętym zakładzie psychiatrycznym.
Duygusal olarak algılanışının yanı sıra akıl ile de kavranabilir.Umie także logicznie myśleć, nawet w stresujących sytuacjach.
Rand'a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir.Nie bójmy się powiedzieć, Racine to zwykły szelma!
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Wykonując obliczenia na liczbach mamy do czynienia z obliczeniami numerycznymi.
Grubun 3. en akıllısıdır.Najinteligentniejszy z trójki.
"Akilah Azra Kohen: "Akilah ismi aslında..."".(30) A Jezus zapytał go: Jak ci na imię?
Doğal hukuk; insanın akılla erişebileceği, yazılı olmayan hukuk kuralıdır.Niższym systemem pozostaje prawo naturalne, dostępne ludziom bez objawienia, którego źródłem jest rozum.
Çok akıllıdır ve genelde kitaplar okur.Bardzo dobrze, chętnie i często czyta.
iPhone 8, Apple tarafından tasarlanan, geliştirilen ve pazarlanan akıllı telefon.iPhone 8 – smartfon zaprojektowany i sprzedawany przez firmę Apple.
Akıllıca yatırımlar yapıyorsun.Skuteczne inwestowanie.
Cinnet akıldan ibârettir.Rozum pokonuje głupotę.
Bu iş Symbian akıllı telefonlar, Microsoft Exchange ve Lotus Notes için e-posta çözümleri geliştirdi.Napisano do systemu dodatki pozwalające na komunikacje z systemami Microsoft Exchange oraz Lotus Notes.
Akıllı satır içe alma.Nie pij w umiarze.
Geleneksel siyam kedisi akıllı, insan odaklı ve dost canlısıdır.Koty snowshoe są żywe, inteligentne i przyjacielskie, przywiązują się do swojego właściciela.
Akıllı telefon, 3.8 inç boyutunda bir TFT ekrana sahiptir.Ekran zastosowany w tym telefonie ma przekątną 3,8 cala.
Akılcı bir yarışmacı kapıyı değiştirmelidir.Po faulu następuje zmiana zawodnika.
Akıl hastaneleri olarak tanımlanabilecek ilk kurumlar İslam topraklarında 8. yüzyılda ortaya çıkmıştır.Pierwsze przyrządy, które można by nazwać okularami pojawiły się już w X wieku u Arabów.
Eğitmenlerinden Barthelme, daha sonra onun akıl hocası ve yakın dostu oldu.Została jego lektorką, a następnie współpracowniczką.
"Ben Bill Gates'ten daha akıllıyım.Z czasem stała się bardziej znana jako Judy Grable.
Bence onun yaptığı en akıllıca şey daha önceden yaptığı şeylere benzemeye çalışmak yerine yol almaktır."Doprowadziło ją to do rozważań, że gdyby nim się stała, na pewno byłaby lepsza od swojego eks.”
Balaşev'in akli dengesi bozuk bulundu ve bir akıl hastanesine kaldırıldı.Pojmany Mabuse popada w obłęd i zostaje osadzony w szpitalu psychiatrycznym.
Akıllı ve dürüst bir öğrencidir ve arkadaşlarına bağlıdır.Człowiek uczciwy i szlachetny, gotów na wszystko wobec przyjaciół.
Akıllı bir adam bu şekilde hareket etmezdi.Mądry człowiek nie postąpiłby w ten sposób.
O genç ama çok akıllıdır.Jest młody, ale bardzo mądry.
O genç ama çok akıllıdır.Jest młoda, ale bardzo mądra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
akil ile cümle - Sayfa 47 - akil kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App