Şirket, 2014'te 60 milyondan fazla akıllı telefon satışı yapmıştır.A empresa vendeu mais de 60 milhões de telefones celulares em 2014.
Newtonsal durumda olduğu gibi bu daha fazla genel bir geometriyi akıla getirir.Como no caso newtoniano, isso sugere uma geometria mais geral.
Michael Mando - Nacho Varga, akıllı ve hırslı bir suçlu.Michael Mando como Nacho Varga, um inteligente e ambicioso criminoso.
İki ay sonra Arles'dan ayrıldı ve kendi rızasıyla Saint-Rémy-de-Provence'da bir akıl hastanesine yattı.Ele deixou Arles dois meses depois e se internou voluntariamente em um hospício de Saint-Rémy-de-Provence.
Kendisi şüphesiz bir akıl hastası; mahkemeye çıkmaya veya hapis cezasını çekmeye uygun değildir.Ele é, sem dúvida, mentalmente doente, é incapaz de comparecer perante um tribunal ou de cumprir uma sentença.
Ancak sonunda Aşil başarısız olur, çünkü akıllı kaplumbağa onu sonsuz bir döngüye sürüklemeyi başarmıştır.Por fim, Aquiles fracassa, pois a esperta tartaruga o leva a uma regressão infinita.
Yandex.Kit, özellikle Huawei akıllı telefonlarında önceden yüklenmiş olarak dağıtıldı.O Yandex.Kit era pré-instalado, especificamente, em smartphones Huawei.
Komünizmin dünyası büyük bir gelecek Biz Lenin'in partisi akıllıca yol alır.Ao brilhante comunismo– um grande futuro- O grupo de Lênin sabiamente nos guiou.
Akıl karıştırıcı durum von Huene'un aynı fosili “Magnosaurus woodwardi” türünü tanımlayınca oluşmuştur.Confusamente von Huene na mesma publicação nomeou o mesmo fóssil Magnosaurus woodwardi.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Uma pesquisa inteligente simplifica a procura de dados relevantes para o planeamento.
Her zaman akılcıdır ve dikkat çekmeyi sever.Anda sempre arranjado e adora a sensação de ser observado.
"Guilty Conscience" rapçi Eminem'in akıl hocası Dr.Dre ile düet yaptığı 1999 yılında çıkmış teklidir."Guilty Conscience" é uma canção do rapper Eminem, com o seu mentor Dr. Dre, lançada em 1999.
Orada bir akıl hastanesine yerleştirildi.Foi internado em um hospício.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.São dotados de razão e consciência e devem agir em relação uns aos outros com espírito de fraternidade.
Margot Robbie, Harleen Quinzel / Harley Quinn: Aşırı çılgın bir kötü ve eski akıl hastalıkları uzmanı.Margot Robbie como Harleen Quinzel / Arlequina: uma vilã louca, insana e ex-psiquiatra.
Ekim 2014'te TCL, akıllı telefonlarda kullanılmak üzere Palm markasını Hewlett-Packard'dan satın aldı.Em outubro de 2014, a TCL adquiriu a marca Palm da HP para uso em smartphones.
16. yüzyıl boyunca İspanya, Amerika kıtasından gelen akılalmaz altın ve gümüş kaynaklarına sahip olacaktır.Durante o século XVI, a Espanha chegou a ter uma verdadeira fortuna em ouro e prata extraídos das "Índias".
Yakışıklı fakat çok akıllı bir tanrı değildir.Ela é inteligente e bonita, ele é um atleta não muito esperto.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Conhecendo-os podemos economizar muitos cálculos.
Google Home Google tarafından geliştirilmiş akıllı bir hoparlördü.Google Home é uma marca de alto-falante inteligente desenvolvido pelo Google.
Aslında içlerindeki en akıllısı.Na verdade, é o melhor deles.
Nokia N97, 2 Aralık 2008 tarihinde tanıtılan Nokia'nın akıllıtelefon modelidir.O Nokia N97 é um telemóvel e computador pessoal anunciado oficialmente pela Nokia em 2 de dezembro de 2008.
BenQ, 2013'te akıllı telefon üretimini kendi markası ile sürdürdü.Já a BenQ continuou fabricando smartphones com sua marca até 2013.
Olympos Akıl ve savaş tanrıçasıdır.Atena é a deusa da sabedoria e da guerra justa.
Doğru düşünceye ulaşmak ya da sahip olmak ise akılla olur.Então, acreditar ou não acreditar merece o mesmo respeito.
Murphy, bir caz müzisyeni, idol ve Lisa Simpson'ın akıl hocası oldu."Bleeding Gums" Murphy foi um músico de jazz, ídolo e mentor de Lisa Simpson.
"Ben Bill Gates'ten daha akıllıyım.Bill Gates é rico.
Kısa, kolay ve akılda kalıcı olduğu için gruba "Ария" adı verilmiş, ingilizceye de "Aria" olarak çevrilmiştir.O nome "Ария" foi dado à banda por ser curto, cativante e facilmente transliterado para "Aria".
Kendinin ne kadar akıllı olduğundan bahseder. Roy — Yellow Guy'ın babasıdır.Este episódio apresenta o pai de Yellow Guy, Roy.
Bir business class akıllı telefondur.Gesto Inteligente é um software de business intelligence.
Sanatçı yaşlılığında Paul Cézanne ve Paul Gauguin'e akıl hocalığı yaptı.Suas grandes inspirações foram Paul Cézanne e Paul Gauguin.
Bazen akılsızlık yaptığı olmaktadır.Normalmente fazemos coisas loucas.
Bir takım bilimciye akıl hocalığı yapmıştır.Foi confundido com um cientista maluco.
Akıldışı Sevgilerimle, 2015.Do Meu Olhar pra Fora, 2015 .
Nokia Lumia 620, Nokia tarafından tasarlanan, geliştirilen ve piyasaya sürülen bir akıllı telefondur.O Nokia Lumia 620 é um aparelho projetado, desenvolvido e comercializado pela Nokia.
Nanoteknoloji akıllı ev yapımı için bir umut konumundadır.Neuropatologia é um campo pesadamente orientado para pesquisa.
Dorothea Brooke — Büyük işler yapmayı hedefleyen akıllı, zengin bir genç kadın.Doroteia Brooke – É uma mulher inteligente e abastada, com grandes aspirações.
Karakter ilk defa tanıtıldığında akıllarda bir sürü soru işareti kaldı.Quando foi anunciado pela primeira vez, poucos detalhes foram revelados.
Akil dedi ki: Seni sevdiğimizi biliyorsun ve sen de bizi seviyorsun.E disse-lhe: Senhor, tu sabes tudo; tu sabes que eu te amo.
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.Ela termina num hospital psiquiátrico, completamente demente.
"Dippy" ve "Dipper" ise onun akıl erdiremediği lakaplardı."Deeper and Deeper" não estava funcionando para Madonna.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.O que o separa da sua audiência é uma linha cada vez mais tênue e transparente.
Bir kısmı ise yine geçici olarak akıl hastalıklarına neden olur.Em excesso eles causam males de retardamento mental.
Akıllı satır içe alma.Não confundir com Bem público.
Akıldışı ama Öngörülebilir, 2008.O essencial é invisível, 2008.
Elizabeth akıllı genç kadın olarak tanımlanır.A personagem é retratada como uma jovem extremamente inteligente.
Ceza evindeyken psikolojik ve biyokimyasal işkenceye maruz kalarak akıl sağlığını yitirdiği iddia edildi.Naquela ocasião, denunciou que seu marido vem sofrendo torturas físicas e psicológicas na prisão.
Kurtarırlar ve akıllarına Deoxys'in arkadaşı olan diğer Deoxys'i tekrar canlanmaları gelir.Porém, se sacrifica para salvar os outros de Guyot.
Bu Huaweinin ilk akıllı saatidir.Este é o primeiro livro de história da Zhuang.
Verilen haberin ve bilginin akıl, mantık, ve bilim doğrultusunda olup olmamasının sorgulanması.Questionar isso é questionar a razão, senso e experiência.
Ortaya çıkan bu akıl hem kendini düşünür hem de kendisini yaratan Tanrı'yı yani ilk aklı düşünür.O mais alto dom que Deus lhe deu foi este: fazer pensar aqueles que querem pensar.
Alan bu sefer Cauldron Gölü'ndeki bir akıl hastanesinde uyanır.Alan acorda no Alojamento de Cauldron Lake, um hospital para doentes mentais.
Özbilinçlilik: “Buradaki pek az insan benden akıllı görünüyorlar.”A minha conclusão foi: 'As pessoas são mais inteligentes do que isso.
Akıllı olduğu savına rağmen saftır ve kolayca aldanır.Mas, embora inteligente, ele é ingênuo e facilmente manipulado.
"Bazen yapılabilecek en akıllı iş hiç ses çıkartmamaktır."Mas por mais dinheiro que se tenha nunca se pode comprar o bom gosto".
Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı.Ele buscava livros mais felizes.
Bruno 3 yaşından 26 yaşına kadar bir akıl hastanesinde kalmıştı.Renna chegou ao Hospital Metodista já morto, aos 26 anos.
Balaşev'in akli dengesi bozuk bulundu ve bir akıl hastanesine kaldırıldı.Ele finalmente assassinou Rebecca e foi colocado em um hospital psiquiátrico.
Tom çok akıllı.Tom é muito inteligente.
Bazı insanlar çok akıllı değildir.Algumas pessoas simplesmente não são muito espertas.