Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!Vado con Ken. È carino, gentile e intelligente. In più, è single!
Ona inanacak kadar akılsızdım.Sono stato così pazzo da credergli.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.Dovresti essere abbastanza intelligente da sapere che non è il caso di fare telefonate nel cuore della notte.
Nasıl bu kadar akıllı oldun?Come sei diventato così intelligente?
Akıllı olduğumu düşünüyor musun?Pensi che io sia intelligente?
Bazı insanlar çok akıllı değildir.Alcune persone non sono molto intelligenti.
Gerçek bir "rönasans insanı" ve "9. yüzyılda Bizans'ın en akıllı adamı" olarak anılır.È stato definito un "vero uomo rinascimentale" e "l'uomo più intelligente di Bisanzio nel IX secolo".
İlkine yeğlense de bu akıl da insanı kemale erdirmez.A prima vista, quindi, per l'uomo non c'è alcuna certezza.
Bu iman ile değil akıl ile alakalıdır."Essi appartengono al spirito incosciente’.
Akıllı sözleşmelerin kullanıldığı diğer bir örnek ise müzik endüstrisidir.Un altro esempio di utilizzo dei contratti intelligenti è nell'ambito musicale.
Londra'da kaldığı süre içerisinde akıl rahatsızlığı daha da belirginleşmiştir.Durante la permanenza a Londra la sua infermità mentale cominciò a mostrarsi in maniera più netta.
4.0 özelliklerini uygulayan ilk akıllı telefon Ekim 2011'de piyasaya sürülen iPhone 4S idi.Il primo smartphone ad implementare le specifiche 4.0 è stato l'iPhone 4S, rilasciato nell'ottobre 2011.
Örneğin, bu sayede tüm bir tüm bir binanın ışıklarını tek bir akıllı telefondan kapatabilmektedir.Ad esempio, disattivando un insieme di luci da un singolo smartphone.
Dorothea Brooke — Büyük işler yapmayı hedefleyen akıllı, zengin bir genç kadın.Dorothea Brooke — Una giovane donna benestante e intelligente, che aspira a compiere grandi opere.
LG V20, Nuga ile piyasaya çıkan ilk akıllı telefon oldu.L'LG V20 fu il primo smartphone rilasciato con Nougat.
Ayrıca akıl bilgelik demektir.Rappresenta anche l'intelletto.
Joker, Arkham Akıl Hastanesi'nden kaçar.Il Joker e il Pinguino fuggono dal manicomio di Arkham.
Google Home Google tarafından geliştirilmiş akıllı bir hoparlördü.Google Home è un marchio di altoparlanti intelligenti sviluppato da Google.
Android TV Google tarafından geliştirilen akıllı TV platformudur.Android TV è una piattaforma per smart TV sviluppata e prodotta da Google.
Akıllı filtreleme, etiketleme ve PDF dosyasını otomatik yeniden isimlendirme.Filtro smart, tagging e rinominazione di file PDF.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Questa è una colpa che non si può mai perdonare e non sarà mai perdonata.
Akıllı bir arama sistemi, planlama için önemli olan verilerin bulunması kolaylaştırır.Una ricerca intelligente semplifica il procedimento per trovare dati di pianificazione rilevanti.
Candy Crush Saga akıllı telefonlar ve Facebook'ta oynanabilen bulmaca türünde bir video oyunudur.Candy Crush Saga è un videogioco per smartphone e Facebook.
6 Eylül 2016'da LG, Nougat'ın önceden kurulu olduğu ilk akıllı telefon olan V20'yi duyurdu.Il 6 settembre 2016, LG ha annunciato il V20, il primo smartphone da spedire con Nougat preinstallato.
İçinde yaşadığı İspanyol toplumunu, akılsızlık ve ahlaksızlık ile suçladığı araçlardı.Accusando che il mondo in cui viveva era folle e ingiusto.
Akıllı şebeke kavramının araştırılması için pek çok araştırma projesi yrütülmüştür.Sono stati condotti molti progetti di ricerca per esplorare il concetto di smart grid.
Bilimsel camianın büyük çoğunluğu akıllı tasarımın bilimsel olmadığını düşünür.Il consenso della comunità scientifica è che il disegno intelligente non sia scienza.
Çerkesler ne akıllarını, ne de kalelerini kaybetmediler.I proletari non hanno da perdervi che le loro catene.
Askerler bu gösteri yürüyüşünde üniforma giymeyi akıllarına getiremeyecek kadar yetersizdi.Può capitare che i partecipanti non indossino proprio nulla durante la celebrazione della festa.
Noter'den Dünyanın En Akıllı İnsanı olduğuna dair yazıyı onaylattı.Holt si descrisse come il terzo uomo più intelligente del mondo.
Akıldışı Sevgilerimle, 2015.L'Amore Misericordioso, 2015.
US Palaiseau çalıştırıcısı, Henry'nin gelecekteki akıl hocası Jean-Marie Panza, onu yakından izlemeye aldı.L'allenatore del Palaiseau, Jean-Marie Panza (futuro mentore di Henry), lo segue allo Châtillon.
Ama aynı zamanda onun akıl hocası ve bilge bir ozandır.Allo stesso tempo, tuttavia, perde anche la sua lucidità e intelligenza.
Hikayenin sonunda memur akıl hastanesine yatırılır.Il racconto di lui termina nell'ospedale psichiatrico giudiziario.
Çok bilmiş küçük kızı Julie, birçok kez ona akıl veriyor.Sua sorella minore, Annie, lo umilia per la maggior parte del tempo.
Daha Daha Akıllı...Lui è più intelligente di così...
The 405'ten Tarynn Law şarkıyı övdü ve akılda kalıcı şeklinde karakterlendirdi.Tarynn Law di The 405 ha elogiato il brano caratterizzando il gancio della canzone "pop" e "accattivante".
Nokia 9000 Communicator, 1996 yılında çıkmış olup dünyanın ilk akıllı telefonudur.Nel 1996 il Nokia Communicator 9000 è stato il primo telefono cellulare a consentire un accesso a Internet.
Eğer bir yol diğer yoldan daha iyiyse, iyi olan yolu seçmek akılcıdır.Quando sceglie una strada... molto probabilmente è quella sbagliata.
Sonunda bir akıl hastanesine düşer.Finirà in un manicomio.
Peter Joseph bunun konularının insan davranışları, teknoloji ve akılcılık olacağını ifade etmiştir.Frère Roger, l'Europa ha bisogno di voi, delle vostre idee, della vostra forza.
Daha Akıllı...La cosa più dolce...
Dünyanın en güçlü akıllı telefonlarından biridir.È uno tra i più potenti computer del mondo.
Temel fıkralarında güldürü unsuru olarak kıt akıllı oluşa yer verilmektedir.Nell'edizione originale si sentono chiaramente le risate in sottofondo.
Bu akıllıca bir hareketti.Questa fu una scelta intelligente.
3.sezonda akıl hastanesine girmiştir.Nella 6ª stagione lavora nella nuova clinica.
Bu olay akıllarda öyle yer etmiştir ki artik tarih anılmaz olmuştur.Stranamente, però, questa trasformazione sembra non aver nulla a che fare con la storia.
Georg Cantor iyi-sıralılık ilkesini "temel bir akıl yürütme kuralı" olarak kabul ediyordu.Georg Cantor considerava che questo enunciato fosse un "fondamentale principio del pensiero."
Nokia 808 PureView resmi olarak Nokia'nın en son Symbian akıllı telefonu oldu.Il Nokia 808 PureView è uno smartphone della Nokia.
Hem akıl ve hem vücut bakımından yetenekliydi.Fu molto apprezzata per il talento e l'aspetto fisico.
Akıl hastanesindeki Kyle dışarı çıkıp Jack'in yanına gelir ama Jack onu tanımıyormuş gibi davranır.Tom si toglie il costume e arriva nella stanza con lei fingendo di essere Alex per non destare sospetti.
"Parçala Behçet" olarak akıllarda kalmıştır.La si maneggia come pasta di pane".
Huawei Watch, Huawei tarafından geliştirilen bir Android Wear tabanlı Akıllı saattir.Lo Huawei Watch è uno smartwatch prodotto da Huawei.
2013 BlackBerry akıllı telefonlar için yeni işletim sistemi BlackBerry 10'u tanıttı.Nel giugno 2013, Crackle ha messo in commercio un'app per la piattaforma BlackBerry 10.
Ayrıca son derece basit ve akıllıca bir kuramdı.Inoltre, è una teoria estremamente semplice ed elegante.
Bu oyalanan akıl yaşam ve ölümün bağı olur.La principale di queste riguarda i concetti di vita e morte.
Akılcı bir yarışmacı kapıyı değiştirmelidir.Non è consentito cambiare il concorrente selezionato.
Yeni akıllı posta kutuları.Etichette di posta aerea.
Çok sakin ve akıllı bir köpektir.È un cane tranquillo e ben educato.
Barış, mutluluk, güvenlik, akıllı liderlik, özgürlük vb.Pace, felicità, sicurezza, guida saggia, libertà, ecc., sono parole virtuose.