akciğerleri ile cümle

akciğerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.皮肉なことです ここで 自然の再帰的操作をお見せします
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.A fost în creierul ei, în plămânii ei, în ficatul ei.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Atingia o cérebro, os pulmões e o fígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Az agyában, a tüdejében és a májában is megjelent a rák.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Był w jej mózgu, płucach, wątrobie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Er war in ihrem Hirn, in ihren Lungen, in ihrer Leber.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Estaba en su cerebro, en sus pulmones, en su hígado.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Hij zat in haar hersenen, in haar longen, in haar lever.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Il avait atteint son cerveau, ses poumons, son foie.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.암은 그녀의 머리, 폐 그리고 간에 있었습니다.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Рак был в ее мозгу, в ее легких, в ее печени.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.Той беше в мозъка й, в дробовете й, в черния й дроб.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.זה היה במוח שלה, בריאותיה, בכבד שלה.
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.كان السرطان موجود في دماغها و رئتيها و كبدها
Kanser beyninde, akciğerlerinde, karaciğerindeydi.カルボプラチンタキソール カルボプラチンタキソテール
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.A korom az a mocsok, ami egyébként lerakódik a szép rózsaszín tüdőtökben, meg ami ezzel kapcsolatos.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Các-bon đen là thứ hung tợn như thế đó, nó bám ở lá phổi máu hồng xinh đẹp của bạn, và gắn chặt ở đó.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.El cabrón negro es ese hollín que si no se aloja en tus hermosos y rosados pulmones, y está asociado con...
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Il nerofumo è quella sporcizia che altrimenti si adagia nei vostri polmoni e ne diventa parte integrante.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.탄소 가루는, 잘못하면 여러분의 어여쁜 폐에 축적되는 그을음입니다. 그러니 관련이 있지요.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Roet is de vuiligheid die zich anders afzet in je mooie roze longen, en het wordt in verband gebracht...
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Sadza jest brudem, który osadza się w waszych czyściutkich płucach i który jest wchłaniany.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Сажа является той грязью, которая оседает в ваших чистеньких легких и абсорбируется.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.Саждите са онази чернилка, която иначе се отлага във вашите приятно розови бели дробове и се свързва с тях.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.פחמן שחור הוא הלכלוך הזה שאחרת, נתקע בריאות היפות שלכם ונקשר אליהן.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.أسود الكربون هو وسخ الذي يمكن أن يسكن في رئتيك الوردية الجميلة، وانه مرتبط.
"Karbon siyahı", işte o kir tabakası, diğer türlü, güzel pembe akciğerlerinize yerleşmesiyle ilişkilendirilen.あなたのきれいなピンク色の肺に こびりつく すす でもあります いいところがありませんし 燃焼そのものからではなく
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.A dovuto trovare un'anfibia tutta per sé, così, con i polmoni anche lei.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.A trebuit să-și găsească un amfibian ca el, cu plămâni, care se târa.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.Hij moest zelf een vrouwtje vinden, ook eentje met longen, een achterblijvertje.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.Il a dû trouver une batracienne à lui, comme ça, à poumons aussi, qui trainait.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.그는 여자개구리를 발견했어요. 그처럼 폐가 달린 여자개구리요.
Kendisi gibi akciğerleri olan ve yaşayan bir amfibi bulmalıydı.Tuvo que conseguir una anfibia, que también tuviera pulmones.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Aby sme tomu dali zmysel - môžem sa pozrieť na svoje pľúca - vlastne nemôžem, ale nevyzerajú byť príliš veľké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Jenom pro představu, zvnějšku se plíce nezdají zrovna velké.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Je vais dessiner ça plus grand.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Kiedy patrzę na moje płuca -- chociaż dosłownie nie mogę tego zrobić -- nie wydają się bardzo duże.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.그럼 이해를 돕기 위해 - 저는 제 폐를 직접 볼 수는 없지만 그리 크지는 않다는 걸 압니다.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Y sólo para obtener un sentido de--puedo mirar mis pulmones--no puedo Mira, pero no parecen demasiado grandes.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.Зараз подивимося на легені. Вони досить великі.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.И само за да разберете - да разгледаме моите бели дробове - не мога Да ги видя, но те не са много големи.
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.אפילו אם לא רואים אותן, הן לא מאוד גדולות. אז איך יש לנו בהן מספיק חמצן -- והתשובה היא שבגלל
Sadece bir fikrimiz olsun diye, akciğerlerime bakıyorum, aslında onlara bakamam ama çok büyük görünmüyorlar.ولكي أشعر..... بإمكاني النظر لرئتي..... لاأستطيع ذلك انظر إليها ...... ولكنها ليستا كبيرتين جدا
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.A donor texasi volt. Mindenki nagyon örült nekem, csak én nem.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Eles eram do Texas. Toda a gente estava feliz por mim, menos eu.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.I-au adus din Texas. Toată lumea era fericită pentru mine, mai puţin eu.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Ils venaient du Texas. Et tout le monde était vraiment content pour moi, sauf moi.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.폐는 텍사스에서 왔습니다. 모두 저를 위해 행복해 했습니다. 저만 빼고요.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Phổi ấy là từ Texas. Và mọi người đều thật sự rất mừng cho tôi, trừ tôi ra.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Pochodziły z Teksasu. Wszyscy bardzo się cieszyli, poza mną.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Sie kamen aus Texas. Und alle haben sich für mich gefreut, außer ich.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Todo el mundo estaba feliz por mí excepto yo.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Venivano dal Texas. Tutti erano felicissimi, esclusa me.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Ze kwamen uit Texas. En iedereen was echt blij voor me, behalve ik zelf.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Και ήταν απ' το Τέξας. Και όλοι ήταν πολύ χαρούμενοι για μένα, εκτός από μένα.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Бяха от Тексас. И всички много се радваха за мен, но не и аз.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.Их привезли из Техаса. И всё были по-настоящему рады кроме меня.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.הם היו מטקסס, וכלם היו שמחים בשבילי, חוץ ממני.
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.وكانت هاتين الرئتين من ولاية تكساس وكان الجميع سعيداً من اجلي باستثنائي
Texas'ta bulmuşlardı akciğerleri. herkes benim için çok sevinçli idi, ben hariç.周りは皆とても喜んでくれましたが 私はうれしくありませんでした いろいろ問題があるにしても

İlgili Sayfalar