akciğerleri ile cümle
akciğerleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, akciğerlerimizdedir.Примерно 20 процентов кислорода, около 80 процентов азота, и все это проходит через наши легкие.
Bu, akciğerlerimizdedir.בערך 20 אחוז חמצן ו-80 אחוז חנקן בריאות שלנו כרגע.
Bu, akciğerlerimizdedir.لدينا في الرئتين حوالي 20 ٪ أوكسجين، ونحو 80٪ نيتروجين
Bu, akciğerlerimizdedir.ヘンリーの法則というものが作用し
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.이 기관지는 - 혹은 기관지에서 폐까지 갈라져 들어오는 이 관들은 즉 세기관지는 폐 안까지 쭉 이어져 있고 거기서 끝납니다. 즉 세기관지는 폐 안까지 쭉 이어져 있고 거기서 끝납니다.
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.Oskrzela przechodzą w płuca -- oskrzeliki są już elementami płuc. Oskrzeliki wreszcie się kończą.
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.Tieto priedušky - teda, priedušky sa rozdeľujú do pľúc - priedušničky sú v pľúcach a na konci sú ukončené.
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.Бронхи розділяються до легень, а бронхіоли знаходяться у легенях, аж доки не закінчаться.
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.והסימפונות האלה כאן-- הסימפונות נפרדות לתוך הריאות. הסימפונות הקטנות נמצאות בריאות, ובסופו של דבר הן מסתיימות.
Bu bronşlar akciğere bölünen, bronşiyoller akciğerlerin içinde ve sonra bronşiyoller sonlanıyorlar.وهذه الشعب تتفرع داخل الرئتين داخل الرئتين توجد القصيبات وفي نهاية المطاف تنتهي القصيبات
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Es el tamaño de los patios de algunas personas.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte. Hepsi katlanmış durumda.ריאות שנראות די קטנות.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Isso é o quanto de espaço para ar temos em nossos pulmões.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Itu berapa banyak udara permukaan yang Anda miliki dalam paru-paru anda.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.그게 바로 여러분 폐 안에서 공기가 교환되는 곳의 표면적입니다.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Questa è quanta aria in termini di superficie tu hai dentro i polmoni.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Taką powierzchnię mają Wasze płuca.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Takto veľa máme pľúcneho povrchu, cez ktorý sa môže vstrebávať vzduch.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Tak velká je plocha, kterou máte v plicích.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Толкова е площта в белите дробове.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.Це те, яку площу повітря ви можете помістити у легенях.
Bu içinizdeki akciğerlerin kapladığı alan işte.وهذا هو حجم سطح الهواء داخل رئتيك
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.폐 바로 밑에 있는 근육입니다.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.les bronchioles s'arrêtent. Et voilà où ça devient intéressant.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Quiero recoger aquí un buen color. ~Pausa~
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Quindi questi sono i polmoni. Abbiamo un grande strato di muscoli piatti proprio qui.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Să folosesc o culoare potrivită aici. ...
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.To moje płuca, a tu jest ten płaski mięsień.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.Само да сменя цвета.
Bunlar benim akciğerlerim, tam burada büyük bir katman halinde kaslarım var.מיד מתחת לריאות - וזה נקרא הסרעפת. כאשר היא נינוחה - יש לה מין צורה של כיפה.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Am mers să fac tomografia, şi s-a dovedit că erau cinci chestii din astea în ambii mei plămâni.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Andai a fare la TAC, e risultarono altre cinque formazioni in entrambi i polmoni.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.저는 CT 스캔을 받았고, 제 양쪽 폐에 이런 것이 5개나 있다는 결과가 나왔습니다.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Cuando me hicieron el TAC, resultó que había cinco de esas cosas en los dos pulmones.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Fui fazer a TAC, e afinal havia cinco destas coisas em ambos os meus pulmões.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Ik ging binnen voor de CAT-scan, en het bleek dat er vijf van deze dingen in mijn beide longen zaten.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Jag gick tillbaka för min CT-röntgen, och det visade sig att det fanns fem av dessa saker i båda mina lungor.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Je suis allé passer le scanner, et il s'avère qu'il y avait 5 des ces trucs dans chacun de mes poumons.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Poszedłem na tomografię i okazało się, że w obu płucach miałem pięć guzów.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Saya pergi untuk melakukan pemindaian CT dan ternyata ada 5 benda seperti ini di dalam kedua paru-paru saya.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Šel jsem na CT a ukázalo se, že v plicích mám těch věcí pět. V tu chvíli jsme věděli, že jde o rakovinu.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Πήγα για την αξονική τομογραφία, και βγήκε ότι υπήρχαν πέντε από αυτά τα πράγματα και στους δύο μου πνεύμονες.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Отидох да ми направят компютърна томография и се оказа, че имаше пет от тези неща и в двата ми бели дроба.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.Я явился на компьютерную томографию, и в обоих моих легких обнаружилось пять этих штук.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.בלכתי לסריקת CT, התברר שהיו לי חמש כאלה בשתי הריאות.
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.ذهبت لإجراء الأشعة المقطعية ، وتبين أن هناك 5 من هذه الأشياء فى رئتي الإثنين .
CAT taramasına gittim, ve gördük ki bu şeylerden akciğerlerimde beş tane vardı.私の両方の肺にこういうものが5つ見つかりました。 この時点で、癌だということが分かりました。
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.- de luftede ordene med fraktale lunger.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Die ademden deze woorden uit met fractale longen.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Ellos estaban respirando esas palabras con pulmones fractales.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Fraktáltüdejükből rebegték el azokat a szavakat.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Ils respiraient ces mots avec des poumons fractals.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.역설적이게도 그들은 자신의 프랙탈 폐를 통해 그 말을 한 것입니다.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Respirau cuvintele acelea cu plămîni fractalici.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Sie atmeten diese Worte mit fraktalen Lungen.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Αυτοί ανέπνεαν αυτά τα λόγια με φράκταλ πνεύμονες.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Да они выдыхали эти слова через фрактальные лёгкие.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.Те са изричали тези думи с фрактални дробове.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.נשמו את מילותיהם עם ריאות פרקטליות.
Fraktal akciğerleri ile bu kelimeler nefes buldu.كانوا يتنفسون تلك الكلمات برئات ذات أشكال كسرية.