akciğer ile cümle
akciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2002 yılında kendisine Akciğer kanseri teşhisi konuldu.Početkom 1996. godine dijagnosticiran mu je rak pluća.
Akciğer istilası değişen derecelerde hücre ölümüne yol açabilir.Ulazak virusa u pluća može dovesti do smrti stanica različitog opsega.
Alveoller akciğer yüzeyinin daha geniş olmasını sağlar.Alveoly niekoľkonásobne zväčšujú povrch pľúc.
Akciğer embolisi, sık rastlanan ağır bir hastalık türüdür.Embolizácia pľúc je veľmi časté ochorenie.
Sağ akciğer üç, sol akciğer ise iki lobdan oluşur.Ľavá časť sa skladá z dvoch a pravá z troch pľúcnych lalokov.
Ancak akciğerli balıklarda bir ya da iki tane akciğer vardır.Majú už len 1 pár pľúcnych dutiniek.
Akciğer kanseri.Podľahol rakovine pankreasu.
2002 yılında kendisine Akciğer kanseri teşhisi konuldu.Na začiatku roku 2002 bol u neho diagnostikovaný karcinóm štítnej žľazy.
7 Ağustos 2005'te akciğer kanserinden öldü.Zomrel 5. apríla 1997 na následky rakoviny pečene.
Akciğerleri yüzünden nefes almak için yüzeye çıkmaları gerekmektedir.Ostávajú však v blízkosti vody kvôli potrebe zvlhčovania dýchacieho orgánu.
Yaşlılarda veya diğer akciğer sorunu olan kişilerde iyileşme 12 haftadan uzun sürebilir.Pri starejših osebah ali pri ljudeh z drugimi pljučnimi problemi lahko okrevanje traja več kot 12 tednov.
Kalp ve akciğerlerin önden görünüşü.Pogled od spredaj srca in pljuč.
Radon, sigaradan sonra en büyük ikinci akciğer kanserojenidir.Radon je drugi najpogostejši vzrok pljučnega raka v ZDA, takoj za kajenjem.
Asbest, akciğer kanseri de dahil olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarına neden olabilir.Azbest lahko povzroči vrsto pljučnih bolezni, vključno s pljučnim rakom.
Virüsler akciğere birkaç farklı yoldan ulaşabilir.Virusi lahko pridejo v pljuča po številnih različnih poteh.
K-ras proto-onkogenindeki mutasyonlar akciğer adenokarsinomlarının %10-30'undan sorumludur.Mutacije v protoonkogenu K-ras so vzrok za nastanek 10–30 % pljučnih adenokarcinomov.
Kızamık ve herpes simpleks (uçuk) gibi bazı virüsler akciğerlere kan yoluyla ulaşabilir.Nekateri virusi, kot sta virus ošpic in herpes simplex, lahko pridejo v pljuča preko krvi.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Ta vrsta pljučnega raka je močno povezana s kajenjem.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Različni vidiki pljučnega raka so bili podrobneje opisani leta 1810.
Akciğer nakli bazı çok ciddi KOAH hastalarında, özellikle gençlerde uygulanır.Presaditev pljuč se včasih opravi v primeru zelo hude KOPB, še posebej pri mlajših osebah.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Pljučni rak je bolezen, za katero je značilna nenadzorovana rast celic v tkivih pljuč.
Aspirasyon pnömonisi kendini başlıca akciğer tabanlarında ve sağ taraftaki bilateral opasiteler ile gösterir.Aspiracijska pljučnica lahko kaže bilateralna motna mesta predvsem v temeljih pljuč in na desni strani.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.Ko se imunski sistem odzove na okužbo, lahko pride do dodatne okvare pljuč.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Za nekatere ljudi je rešitev dolgoročna terapija s kisikom ali pa presaditev pljuč.
Akciğer hızla sıvıyla dolar ve sertleşir.Pljuča se hitro napolnijo s tekočino in otrdijo.
1897 yılının mart ayında Çehov, Moskova'yı ziyaret ederken akciğerlerden büyük bir kanama geçirmiştir.Marca 1897 je Čehov zaradi tuberkuloze utrpel notranje krvavitve na pljučih.
Çoğu bakteri akciğerlere boğaz veya burunda bulunan organizmaların azar azar aspirasyon ile girer.Večina bakterij pride v pljuča preko drobne aspiracije organizmov, ki bivajo v grlu ali nosu.
Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir.Pljučni rak se lahko vidi na rentgenskem posnetku prsnega koša in računalniški tomografiji (slikanje CT).
Çomak parmak, KOAH'ya özgü değildir ve altta yatan bir akciğer kanseri için araştırmaları tetiklemelidir.Betičasti prsti niso specifični za KOPB in bi morali spodbuditi preiskave v smeri pljučnega raka.
O için ön geçer ] ilgili akciğer ve bu nedenle kolayca tespit edilebilir.Injicirajo ga neposredno v prizadeto mišico in to lahko olajša tik.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Kajenje tobaka in azbest imata sinergijski učinek na nastanek pljučnega raka.
Akciğerlerde çok fazla miktarda kanamaya sebep olursa ağır pulmoner hemoraji sendromu adı verilir.Če bolezen povzroči hudo krvavenje iz pljuč, je to oblika hude pljučne hemoragije.
1992 yılında, akciğer kanserinden hayata veda etti.Leta 1982 je umrla zaradi raka na pljučih.
1961 yılında New York'ta akciğer kanserinden öldü.Tone je leta 1968 umrl v New Yorku za pljučnim rakom.
Sık alevlenme yaşayanlarda akciğer işlevi daha hızlı oranlarda kayba uğrar.Osebe s s številnimi poslabšanji se delovanje pljuč hitreje slabša.
Birinci derece akrabalarında akciğer kanseri olan kişilerde kanser geliştirme riski 2-4 kat artmaktadır.Pri sorodnikih oseb s pljučnim rakom je tveganje 2,4-krat večje.
Çocuklarda görülen akciğer veya idrar yolun enfeksiyonları da kusmaya veya ishale sebep olabilir.Tudi okužbe pljuč in sečil lahko pri otrocih povzročijo bruhanje ali drisko.
Teşhis, zayıf hava akışını kontrol eden akciğer fonksiyon testleri ile anlaşılır.Diagnozo postavimo na osnovi slabega pretoka zraka, ki se meri s testi pljučne funkcije.
Sigara dumanındaki radikallerin akciğerde bulunan alfa-1 antitripsini inaktive ettiğine dair bulgular vardır.To tveganje je še posebej veliko, če oseba, ki ji alfa 1-antitripsin primanjkuje, tudi kadi.
1996 yılında Paris'te akciğer enfeksiyonu nedeniyle öldü.Mirė 1996 metais Paryžiuje, nuo plaučių infekcijos.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.Po Doli mirties, 2003 m. vasario 14 d., buvo pranešta, kad ji sirgo progresuojančia plaučių liga.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Rūkančiųjų mirtingumas nuo plaučių ligų yra didesnis nei nerūkančiųjų.
Evre 1A: Kanser sadece bir akciğerdedir.S1 - būna tuomet, kai vėžys yra tik kiaušidėse.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Plaučių vėžys yra nekontroliuojamas ląstelių dauginimasis plaučių audiniuose.
29 Mayıs 2011 tarihinde Moskova'da bir hastanede akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.2011 m. gegužės 29 d. mirė Maskvoje, po plaučių operacijos.
Piet Mondrian 1 Şubat, 1944'te akciğer iltihaplanması sonucu öldü.P. Mondrianas mirė 1944 m. vasario 1 d. Niujorke nuo pneumonijos.
1993'te 81 yaşında akciğer kanseri nedeniyle öldü.2006 m. turėdama 91 metus ji mirė nuo plaučių vėžio.
Origa akciğer kanserinden 17 Ocak 2015'te Tokyo'da 44 yaşında öldü.Būdama 44-erių, Origa mirė 2015 m. sausio 17 d. nuo plaučių vėžio.
7 Ağustos 2005'te akciğer kanserinden öldü.2003 m. spalio 5 dieną Flušinge jis mirė nuo plaučių vėžio.
Metastaz genellikle akciğere olur.Dažniausiai pasitaiko plaučių emfizema.
14 Şubat 2003'te, Dolly ötenazi edildi çünkü ilerleyen bir akciğer hastalığına ve ağır artrite sahipti.Dolly surmati 14. veebruaril 2003, kuna tal oli kopsuhaigus ja ränk artriit.
1897 yılının mart ayında Çehov, Moskova'yı ziyaret ederken akciğerlerden büyük bir kanama geçirmiştir.21. märtsil 1897, kui Tšehhov viibis Moskvas, algas tal tugev verejooks.
Akciğer kanseri büyük ölçüde sigara kullanımı ile ilişkilidir.Vähki tekitavaid ehk kantserogeenseid aineid on tubakasuitsus küllaltki palju.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Aquí podéis ver el resultado de su biopsia.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Ce que vous regardez c'est sa biopsie pulmonaire ouverte.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Estão a olhar para a biópsia de pulmão aberto.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Je kijkt naar haar geopende-longbiopsie.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.여러분은 여자분의 개폐 생검을 보고계십니다.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Sie sehen hier ihre offene Lungenbiopsie.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Tu widzicie biopsję jej płuca.
İlgili Sayfalar