Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›and they will spring up among the grass, as willows by the watercourses.
Gerdin yayını, Okların içtiğin antlardır. _iSela Yeryüzünü akarsularla yardın.You uncovered your bow. You called for your sworn arrows. Selah. You split the earth with rivers.
Geyik akarsuları nasıl özlerse, Canım da seni öyle özler, ey Tanrı! yazılır.As the hart panteth after the water brooks, so panteth my soul after thee, O God.
Cennette altlarından ırmaklar akarken gönüllerinden kini çıkarıp atarız.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
Nice bahçeler terkettiler ve nice akarsular.How many gardens and fountains did they leave behind,
Cennetlerde ve akarsuların kıyılarında.In the midst of gardens and of springs,
İkisinde de iki ırmak var, akar.With two springs of water flowing through them both. --
İkisinde de iki pınar var, fışkırıp çıkar da akar.With two fountains gushing constantly, --
Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Güneş'i ve Ay'ı bir buyruğa boyun eğdirmiştir. Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider.He has subjugated the sun and moon, (so that) each runs its appointed course.
(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner).While the sun keeps revolving in its orbit.
Bunun üzerine biz rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yere yumuşacık akardı.So we subjugated the wind to his service which carried his merchandise wheresoever he wished;
Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar.Whatever the rancour they may have in their hearts We shall (cleanse and) remove.
Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar durur.At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.
Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Adn cennetleri, oraya girecek onlar... Zemininden ırmaklar akar.They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
Onlardan her biri belirli bir süreye kadar akarcasına hareket eder.He has subjugated the sun and moon, (so that) each runs its appointed course.
Nimet cennetlerinde ayaklarının altından ırmaklar akar.At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.
Adn bahçeleri ki altından ırmaklar akar. Orada ebedi kalıcıdırlar.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider. Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.He only is the Most Honourable, the Oft Forgiving.
Güneş'i ve Ay'ı da boyun eğdirmiştir. Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
Her biri belli bir vakte kadar akar gider. Bütün işleri O yönetiyor.He subjected the sun and the moon, each one running to a term stated.
De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akar su getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider.Lo!
De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
De ki: "Baksanıza, eğer suyunuz çekilse, size kim bir akarsu getirebilir?"Say thou: bethink ye, were your water to be sunk away, who then could bring you water welling-up?
Bunların tümü belirlenmiş bir vakte kadar akar dururlar.He has subjected the sun and the moon (to continue going round)!
Her biri belli bir vakte kadar akar gider.He has subjected the sun and the moon (to continue going round)!
Altlarından ırmaklar akar.Rivers will flow beneath them.
Irmaklar akar altlarından.Rivers will flow beneath them.
Onların altlarından ırmaklar akar.Rivers will flow beneath them.
O gökten yağmur indirir de vâdiler, dereler kendi ölçülerince dolup sel olur akar.He sends down water from the sky, and riverbeds flow according to their capacity.
Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun.Rivers will flow beneath them. And they will say, “Praise be to God, who has guided us to this.
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar.We will remove whatever rancour there is in their breasts, and streams will run for them.
Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp atmışızdır. Irmaklar akar altlarından.We will remove whatever rancour there is in their breasts, and streams will run for them.
O girecekleri yer, Adn cennetleridir ki, altından ırmaklar akar.the Gardens of Eden, which they will enter, with streams running in them.
Onlar öyle kimselerdir ki kendileri için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar.Those, they shall live in the Gardens of Eden, underneath which rivers flow.
Çekinenlere vaat edilen cennetin örneği şu: Kıyılarından ırmaklar akar.The example of Paradise, which the righteous have been promised, is [that] beneath it rivers flow.
Takva sahiplerine vadolunan cennetin özelliği (şudur): Onun zemininden ırmaklar akar.The example of Paradise, which the righteous have been promised, is [that] beneath it rivers flow.
Ancak Rab'lerini sayanlar için üstüste kurulmuş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar.But it is for those who fear their Lord.
Akarsh SimhaAkarsh Simha
Dağ Başını Duman Almış, Gümüş Dere Durmaz AkarThe Quick Brown Fox Jumps Over The Lazy Dog
Bunların üçte ikisi akaryakıt sıkıntısı yüzünden geçici olarak kapanmak zorunda kalmıştı.More than two-thirds of them were forced to close temporarily due to a lack of fuel.
Kosova'daki akaryakıt kaçakçılığı davası tutuklamalara yol açtıKosovo fuel smuggling case leads to arrests
Yedi KFOR askeri akaryakıt kaçakçılığı ve vergi kaçırmadan soruşturma altına alındı. [Getty Images][Getty Images]
Düzenleme Kosova'daki akaryakıt kaçakçılarına fırsat yarattıRegulation provides loophole for fuel smugglers in Kosovo
Perakendeciler akaryakıt fiyatlarına zam istiyorlar.The retailers are seeking an increase in the price of fuels.
Erdoğan, Türkiye'nin Irak'a su, akaryakıt ve gıda yardımı yaptığını söylemekle yetindi.He said only that Turkey had been helping Iraq with water, fuel and food.
Akarsu iki ülke arasında sınır teşkil ediyor.It forms the border between the two countries.
Bulgarlar akaryakıt fiyatlarına karşı yürüdüBulgarians rally against fuel prices
Bulgarlar, Rusya'ya ait Lukoil Bulgaria'nın akaryakıt fiyatlarını fazla yükselttiğini söylüyor.Bulgarians say Russian-owned Lukoil Bulgaria is setting fuel prices too high.
İş dünyası: INA-Mol konsorsiyumu Bosnalı akaryakıt perakendecisine yatırım yaptıBusiness: INA-Mol consortium invests in Bosnian fuel retailer
Ancak kaydedilen en büyük zam, %200 oranında artan akaryakıt fiyatında görüldü.The largest registered rise, however, was the price of oil, which jumped 200%.
Zamların akaryakıt giderlerinin artmasından kaynaklandığı düşünülüyor.The hike is believed to be caused by higher fuel costs.
Artan elektrik ve akaryakıt fiyatları Karadağ'da gösterilere yol açıyor.Rising electricity and fuel costs are triggering demonstrations in Montenegro.
Artışın başlıca etkeni yıllık bazda yüzde 48 artış kaydeden akaryakıt ithalatı oldu.Fuel imports -- higher by 48 per cent compared on an annual basis -- were the main factor.
Sınır ötesi akarsular Türkiye'nin su potansiyelinin yüzde 40'ını oluşturuyor.Transboundary rivers constitute 40 per cent of Turkey's water potential.
Bedia Akartürk (d. 4 Şubat 1941; Ödemiş, İzmir) Türk Halk Müziği sanatçısı.Bedia Akartürk (4 Şubat 1941; Ödemiş, İzmir) is a Turkish musican.
Zaman bu resimde dikey doğrultuda akar.Time runs along the vertical direction in this picture.