Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Miệng người công_bình xưng điều khôn_ngoan , Và lưỡi người nói sự chánh trực .
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Orang baik berbicara dengan bijaksana, ia selalu lurus dalam tutur katanya
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Pravičnega usta uče modrost in jezik njegov govori pravico.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Ústa spravedlivého mluví moudrost, a jazyk jeho vynáší soud.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Ústa spravedlivého vravia múdrosť, a jeho jazyk hovorí súd.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Usta sprawiedliwego mówią mądrość, a język jego sąd opowiada.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Vanhurskaan suu lausuu viisautta, ja hänen kielensä puhuu oikeuden sanoja.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Το στομα του δικαιου μελετα σοφιαν, και η γλωσσα αυτου λαλει κρισιν.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.Устата на праведния приказва за мъдрост, И езикът ме говори правосъдие.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.פי צדיק יהגה חכמה ולשונו תדבר משפט׃
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.فم الصدّيق يلهج بالحكمة ولسانه ينطق بالحق.
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.義 人 的 口 談 論 智 慧 、 他 的 舌 頭 講 說 公 平
Doğrunun ağzından bilgelik akar, Dilinden adalet damlar.義人 的 口談論 智慧 、 他 的 舌頭講說 公平
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.Du kannst dir ausmalen, all das Blut hier strömt und wenn der Plaque wächst, wird der Blufluss etwas turbulent
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.여러분들은 이런 플라그가 자라면서, 혈액 흐름이 이 플라그들 주위에서 요동치는 것을 생각해볼 수 있을 겁니다.
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.Skrze tyto úzké části musí téct opravdu rychle a dochází k víření (turbulentnímu proudění).
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.Teraz wyobraź sobie, że w okolicy tych złogów. ten płynący strumień krwi zaczyna jakieś małe turbulencje.
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.Кръвният поток, преминаващ покрай растящата плака, образува турбуленция.
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.ويمكنك أن تتخيل كل تدفقات الدم هذه، كلما نمت اللويحة، يصبح تدفق الدم قوي جداً حول هذه اللويحات.
Düşünebilirsiniz ki kan akar, plak büyüdükçe kan çevresinde türbülans oluşturur.ここの狭くなってる部分は流れが速くなるから
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.A keď vyjde od niekoho semeno súlože, umyje celé svoje telo vodou a bude nečistý až do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Als een man een zaadlozing heeft gehad, moet hij zich helemaal baden en zal onrein zijn tot de avond.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Apabila seorang laki-laki mengeluarkan mani, ia harus mandi tetapi tetap najis sampai matahari terbenam
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır."Cuando alguien tenga emisión de semen, lavará con agua todo su cuerpo y quedará impuro hasta el anochecer
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Ha valamely férfiúnak magömlése van, mossa meg az egész testét vízben, és tisztátalan legyen estvéig.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Hễ người nam di tinh, phải tắm trọn mình trong nước, và bị ô uế đến chiều tối.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Hễ người nam di_tinh , phải tắm trọn mình trong nước , và bị ô_uế đến chiều_tối .
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.In če možu uide seme združenja, naj si izkoplje vse telo v vodi, in bodi nečist do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.설정한 자는 전신을 물로 씻을 것이며 저녁까지 부정하리라
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Kun miehellä on ollut siemenvuoto, pesköön hän koko ruumiinsa vedessä ja olkoon saastainen iltaan asti.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L`homme qui aura une pollution lavera tout son corps dans l`eau, et sera impur jusqu`au soir.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.L'uomo che avrà avuto un'emissione seminale, si laverà tutto il corpo nell'acqua e sarà immondo fino alla sera
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Muž, z něhož by vyšlo símě scházení, zmyje vodou všecko tělo své, a bude nečistý až do večera.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når der går Sæd fra en Mand, skal han bade hele sit Legeme i Vand og være uren til Aften.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Når det går sæd fra en mann, da skal han bade hele sitt legeme i vann og være uren til om aftenen.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Omul care va avea o scurgere a seminţei în somn să-şi scalde tot trupul în apă, şi va fi necurat pînă seara.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Também se sair de um homem o seu sêmem banhará o seu corpo todo em água, e será imundo até a tarde.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Если у кого случится излияние семени, то он должен омыть водою всетело свое, и нечист будет до вечера;
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Оня човек, от когото излезе съвъкупително семе, да окъпе цялото си тяло във вода и да бъде нечист до вечерта.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.ואיש כי תצא ממנו שכבת זרע ורחץ במים את כל בשרו וטמא עד הערב׃
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.واذا حدث من رجل اضطجاع زرع يرحض كل جسده بماء ويكون نجسا الى المساء.
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.人 若 夢 遺 、 他 必 不 潔 淨 到 晚 上 、 並 要 用 水 洗 全 身
‹‹ ‹Eğer bir adamdan meni akarsa, bedeninin tümünü yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.人 若 夢遺 、 他 必不潔淨 到 晚上 、 並要 用 水洗 全身
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.ç tu, que habitas sobre muitas águas, rica de tesouros! é chegado o teu fim, a medida da tua ganância.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Die du an großen Wassern wohnst und große Schätze hast, dein Ende ist gekommen, und dein Geiz ist aus!
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Du, som bor ved de mange Vande, rig på Skatte, din Ende er kommet, den Alen, hvor man skære dig af.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Du som bor ved store vann, du som er rik på skatter! Din ende er kommet, målet for din vinning er fullt.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu."많은 물 가에 거하여 재물이 많은 자여 네 탐람의 한정, 네 결국이 이르렀도다"
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Negeri itu kaya sekali dan banyak sungainya, tapi masa hidupnya sudah habis; akhir hidupnya sudah tiba
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Oh, tú que habitas junto a muchas aguas, rica en tesoros, ha venido tu fin, el colmo de tu codicia
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ti, ki prebivaš poleg mnogih vodá, bogat zakladov, prišel je konec tvoj, po meri dobičkaželjnosti tvoje.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.O ty, który mieszkasz nad wodami wielkiemi! o bogaty w skarby! przyszedł koniec twój, kres łakomstwa twego.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.te, a ki lakozol a nagy vizek mellett, a kinek kincsed temérdek, eljött a te véged [és] a te rablásod határa!
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Tu che abiti lungo acque abbondanti, ricca di tesori, è giunta la tua fine, il momento del taglio
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.Ω η κατοικουσα επι υδατων πολλων, η πληρης θησαυρων, ηλθε το τελος σου, το περας της πλεονεξιας σου.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.О, ты, живущий при водах великих, изобилующий сокровищами! пришел конец твой, мера жадности твоей.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.שכנתי על מים רבים רבת אוצרת בא קצך אמת בצעך׃
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.ايتها الساكنة على مياه كثيرة الوافرة الخزائن قد اتت آخرتك كيل اغتصابك.
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾 水 之 上 多 有 財 寶 的 阿 、 你 的 結 局 到 了 、 你 貪 婪 之 量 滿 了
Ey sizler, akarsuların kıyısında yaşayan, Hazinesi bol olanlar, Sonunuz geldi, zamanınız doldu.住 在 眾水 之上 多 有 財寶 的 阿 、 你 的 結局 到 了 、 你 貪婪 之量 滿 了